Yiğit Efe Şahin
Köşe Yazarı
Yiğit Efe Şahin
 

Gittikçe daralan insanlık

“Korona virüs ne zaman bitecek?” sorusu büyük bir merak konusu olmaya başladı. En çok da gençlerin aklını kurcalıyor. Virüs ile birlikte birçok sosyal faktörden, aktiviteden mahrum kalan gençler bu yaz yasakların azalmasını hatta kalkmasını büyük bir sabırsızlıkla bekliyor. Yazın vazgeçilmezlerinden birisidir denize ve havuza gitmek. Fakat bildiğiniz gibi yasaklar nedeniyle gençler bu imkandan yararlanamıyor. Biraz düşünüldüğünde aslında korona virüsün bizden alıp götürdüğü bayağı şey var. Vakit geçirdiğimiz birçok aktivitenin yasaklar sebebiyle yapılamaması biz insanları çok bunaltıyor. Özellikle genç kesim kendisini evlere kapatarak teknolojik cihazlara yöneliyor. Neden bir aktivite düzenlenmesin ki? Tam kapanma ile devlet adına çalışanlara tatil, kapanmada mağdur olan esnaflara maddi destek yapılıyor. Fakat gençlere yönelik herhangi bir destek yok. Sosyal mesafe ve pandemi kuralları içerisinde bir aktivite yapmanın düzenlemenin zor olmadığını düşünüyorum. İnsanlar bunaldıkça yeni yasaklar ile karşılaşıyor. Hasta olmayan insanlar bile sıkıntıdan, depresyondan, bunalımdan hasta olmuş durumda. İnsanları hep maddi yönden düşünmektense ruhsal açıdan da düşünmek gerekiyor. Aktivitelerimizin elimizden alındığı yetmiyormuş gibi, özgürlüğümüzü de yavaş yavaş elimizden alıyorlarmış hissi içimizde var. “Kurallara uymayanlar neden çok?” diye soruyorlar. Alın size cevabı; insanların ellerinden sosyal aktivite imkanları alındı. Temiz hava almak için dışarı çıkmaları engellendi. Şimdi ‘kademeli normalleşme’ diye bir sürece girmişiz. Normalleşmeden kastın yine belirli sürelerde dışarı çıkabilmek olduğunu düşünüyorum. Hatta 1-2 ay içerisinde yine bu şekilde insanları bunaltan, esnafı batıran bir kapanma daha bile gelebilir. Biz sosyalleşmek, gezmek, aktivite yapmak istedikçe imkanlar elimizden alınıyor. Bu yaz sıcaklarında kimse evde oturmak istemez. Serinlemek isteyenler kendini denize, kafa dinlemek isteyenler kendini köye atmak isteyecek. Esnafa maddi destekte bulunan yetkililer biz gençlerin eğlencelerinden kısmaya devam ediyor. Halı saha, plaj, sinema ve daha birçok eğlence alanı herkesin gidebileceği yerler değil artık. Hatta birçoğuna gidilemiyor bile. Bu, eğlence merkezleri ve kaynakları neden belirli kurallar ve tedbirler dahilinde kullanıma sunulmuyor, düşüncesi benim kafamı bir süredir kurcalıyor. Bunalmış insanları daha da kısıtlamanın, ‘tam kapanma’ gibi uydurmalarla insanları evlere kapatmanın bir anlamı yok.
Ekleme Tarihi: 19 Mayıs 2021 - Çarşamba

Gittikçe daralan insanlık

“Korona virüs ne zaman bitecek?” sorusu büyük bir merak konusu olmaya başladı. En çok da gençlerin aklını kurcalıyor. Virüs ile birlikte birçok sosyal faktörden, aktiviteden mahrum kalan gençler bu yaz yasakların azalmasını hatta kalkmasını büyük bir sabırsızlıkla bekliyor. Yazın vazgeçilmezlerinden birisidir denize ve havuza gitmek. Fakat bildiğiniz gibi yasaklar nedeniyle gençler bu imkandan yararlanamıyor. Biraz düşünüldüğünde aslında korona virüsün bizden alıp götürdüğü bayağı şey var. Vakit geçirdiğimiz birçok aktivitenin yasaklar sebebiyle yapılamaması biz insanları çok bunaltıyor. Özellikle genç kesim kendisini evlere kapatarak teknolojik cihazlara yöneliyor.

Neden bir aktivite düzenlenmesin ki? Tam kapanma ile devlet adına çalışanlara tatil, kapanmada mağdur olan esnaflara maddi destek yapılıyor. Fakat gençlere yönelik herhangi bir destek yok. Sosyal mesafe ve pandemi kuralları içerisinde bir aktivite yapmanın düzenlemenin zor olmadığını düşünüyorum. İnsanlar bunaldıkça yeni yasaklar ile karşılaşıyor. Hasta olmayan insanlar bile sıkıntıdan, depresyondan, bunalımdan hasta olmuş durumda. İnsanları hep maddi yönden düşünmektense ruhsal açıdan da düşünmek gerekiyor. Aktivitelerimizin elimizden alındığı yetmiyormuş gibi, özgürlüğümüzü de yavaş yavaş elimizden alıyorlarmış hissi içimizde var. “Kurallara uymayanlar neden çok?” diye soruyorlar. Alın size cevabı; insanların ellerinden sosyal aktivite imkanları alındı. Temiz hava almak için dışarı çıkmaları engellendi. Şimdi ‘kademeli normalleşme’ diye bir sürece girmişiz. Normalleşmeden kastın yine belirli sürelerde dışarı çıkabilmek olduğunu düşünüyorum. Hatta 1-2 ay içerisinde yine bu şekilde insanları bunaltan, esnafı batıran bir kapanma daha bile gelebilir. Biz sosyalleşmek, gezmek, aktivite yapmak istedikçe imkanlar elimizden alınıyor.

Bu yaz sıcaklarında kimse evde oturmak istemez. Serinlemek isteyenler kendini denize, kafa dinlemek isteyenler kendini köye atmak isteyecek. Esnafa maddi destekte bulunan yetkililer biz gençlerin eğlencelerinden kısmaya devam ediyor. Halı saha, plaj, sinema ve daha birçok eğlence alanı herkesin gidebileceği yerler değil artık. Hatta birçoğuna gidilemiyor bile. Bu, eğlence merkezleri ve kaynakları neden belirli kurallar ve tedbirler dahilinde kullanıma sunulmuyor, düşüncesi benim kafamı bir süredir kurcalıyor. Bunalmış insanları daha da kısıtlamanın, ‘tam kapanma’ gibi uydurmalarla insanları evlere kapatmanın bir anlamı yok.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.