Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 21°C
Bizi Takip Edin
22 Mart 2023 - 13:32 - Güncellenme: 22 Mart 2023 - 13:57 G: 22 Mart 2023 - 13:57

Ulusal Enerji Planı'mız, iklim hedefleriyle uyumlu mu?

2053 yılında net sıfır emisyon taahhüt eden ve emisyon azaltımında “artıştan azaltım” hedefleyen Türkiye’nin enerji planı dâhilinde hâlâ fosil yakıt yatırımları planlamasının, hedefler ile plan arasındaki uyumsuzluğa dair bir diğer işaret olarak yorumlanıyor.

0 Okunma 0 Paylaşım
Ulusal Enerji Planı'mız, iklim hedefleriyle uyumlu mu?

Öncelikle, Ulusal Enerji Planı’nın tartışmaya açık bir bir iklim hedefi üzerine kurulu olduğunu belirtmek gerekiyor. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının payının arttığı bir enerji planı öngörse de bunu artıştan azaltım hedefi ile 2053 net-sıfır taahhüdünü zayıflatan bir çerçeve ile sunmuş oluyor. 

Ulusal Enerji Planı’nda güçlü bir güneş hedefi sunduğu ve yenilenebilir enerji teknolojileri ile ilgili hızlı gelişimin ortaya konulduğu dile getiriliyor. Bu açılardan, plana dair yorumların genel olarak olumlu bir seyir izlediğini söylemek mümkün gözüküyor. Fakat güçlü güneş hedefine karşılık, rüzgâr enerjisindeki kapasite artışının çok daha yüksek olabileceği ve bu nedenle planın enerji dönüşüm perspektifinin yavaşlatıldığı belirtiliyor.  

2020-2035 dönemini kapsayan Türkiye Ulusal Enerji Planı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 31 Aralık 2022 tarihinde yayımlandı. Plana dair basın toplantısı ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından 21 Ocak 2023’te gerçekleştirildi.

Yapılan açıklamalarda Ulusal Enerji Planı’nın ekonomik büyümeyi desteklediği, 2053 net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde hazırlandığı ve yeşil enerji dönüşümünü önceliklendirdiği belirtildi. Peki Ulusal Enerji Planı, Türkiye’nin mevcut iklim hedefleri ile ne kadar uyumlu?

2053 net-sıfır emisyon hedefi nedir?

Net sıfır emisyon, insan faaliyetleri ile atmosfere saldığımız sera gazının, insan faaliyetleri ile tuttuğumuz ya da yakaladığımız sera gazı miktarına denk gelmesi anlamına geliyor. Ekim 2021’de Paris Anlaşmasını onaylayan Türkiye’nin 2053 yılı için net-sıfır emisyona ulaşma hedefi bulunuyor.

Yeşil dönüşüm nedir? Yeşil dönüşüm, iklim kaynaklı krizler karşısında; ekonomik faaliyetlerin çevresel hedefler kapsamında –büyümenin sürdürülebilirliğini de sağlayacak biçimde– dönüştürmeyi hedefleyen ve bu kapsamda çevresel ve dijital teknolojileri kullanan bir girişim olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye’nin iklim hedefi

Sera gazı emisyonlarının, tüm yerkürede yaşamın sürekliliği için acil ve güçlü önlemler içeren iklim hedefleri ile 2030 yılına kadar çok hızlı bir şekilde azaltılması gerekiyor. Dünyada yaşamı mümkün kılan ekosistemlerin ve ona bağlı canlı yaşamının güvenliği ve devamlılığı için küresel ortalama sıcaklıkların 1,5℃ eşiğinin altında kalması uyarısında bulunuluyor.

Türkiye’nin 2020 yılına ait en güncel emisyon verisi, 523,9 MtCO2e (milyon ton karbondioksit eşdeğeri) seviyesinde bulunuyor. Kasım 2022’de COP 27’de güncellenen iklim hedefi, 2038’de emisyonların tepe noktasına ulaşacağını gösteriyor ve 2030 yılı için azaltım hedefini %21’den %41’e yükseltiyor. Fakat iklim konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmesi, Türkiye’nin "mutlak azaltım" yerine "artıştan azaltım" hedefi verdiği için emisyonlarının önce  1.175 MtCO2e’ye çıkarılarak idarenin alacağı önlemlerle 700 MtCO2e civarına indirileceği yönünde.

Mutlak azaltım, ülkenin en güncel emisyon verisinden yola çıkılarak, hedef yıldaki emisyonların bu seviyenin altına indirilmesidir.

Artıştan azaltım, emisyonların normal şartlarda artmaya devam etmesini kabul eder ve bu artışın alınacak önlemlerle sınırlandırılmasını hedefler.

Bu durum, enerji dönüşümünün geciktirilmesi ve 2053 yılında net sıfır hedeflerine ulaşmanın maliyetinin artması anlamına geliyor. Öte yandan, 2053’te net sıfır hedefine ulaşmanın gerçekçiliği de ayrıca tartışmaya açılıyor. Oysa elektrik üretimi, ulaşım, sanayi ve binalarda hayata geçirilecek tutarlı ve gerçekçi planlar neticesinde; %35 mutlak azaltım ile emisyonların mevcut seviyesinden 340 MtCO2e seviyesine indirilebilmesinin mümkün olduğu ortaya konuyor.

Ulusal Enerji Planı’nın söyledikleri

Enerji üretim ve tüketiminde artış olacağı, bunun büyük kısmının yenilenebilir kaynaklardan geleceği ifade edilen Ulusal Enerji Planı dâhilinde öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Enerji tüketimi

2020’de 147,2 milyon ton eşdeğer petrol olan birincil enerji tüketiminin 2035’e kadar 205,3 milyon ton eşdeğer petrol seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Birincil enerji tüketiminde 2053’te yenilenebilir enerji kaynaklarının payı %50’ye yükselirken, nükleerin payının %29,3’e ulaşacağı tahmin ediliyor.

Elektrik kurulu gücü

2020 sonunda 95,9 gigavat seviyesinde olan elektrik kurulu gücünün 2035’te 189,7 gigavata yükselmesi öngörülüyor. Toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının ise 2020’deki %52 seviyesinden 2035’te %64,7’ye çıkacağı öngörülüyor. Devreye alınması gereken 96,9 gigavatlık yeni elektrik kapasitesinin %74,3’ünü yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuyor.

2020 sonunda 6,7 gigavat olan güneş enerjisi kurulu gücünün 2035’te 52,9 gigavata yükselmesi planlanıyor.

Rüzgâr enerjisinde ise 2020’de 8,8 gigavat olan kurulu gücün 2035’te 29,6 gigavata ulaşması bekleniyor.

Kurulu gücün hidroelektrik santrallerinde 2020’deki 31 gigavat seviyesinden 2035’te 35,1 gigavata çıkması, doğalgazdan elektrik üretiminde 35,5 gigavata, kömür santrallerinde 24,3 gigavata yükselmesi bekleniyor.  

#İklim #İklim Krizi #Geri Dönüşüm #Enerji

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!