Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
28 Mart 2016 - 18:13 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

TERÖRÜN AĞABABALARININ,...

0 Okunma 0 Paylaşım
             TERÖRÜN AĞABABALARININ HESAPLARINI BOŞA ÇIKARMAK Son yıllarda ülkemizde ve bölgemizde meydana gelen, zihnimizi ve zikrimizi sıkça meşgul eden terörden söz etmek istiyorum. Terör, toplumların gelecekle ilgili hayallerini ya da hedeflerini aksata bilmenin en kestirme ve en ucuz yoludur. Terörün arkasında, görünen kişi veya gurupların dışında mutlaka daha derin ve ince hesap sahibi yapılar vardır. Onların bu planlarını umursamadığımız takdirde hangi ortamda, nasıl bir olayla karşılaşacağımızı kestiremeyiz. Bu gün, özellikle Müslümanların yaşadığı coğrafya üzerinde sürekli bir hesap içinde olanlar, ülkemiz ve bölgemizle ilgili hesapları gelecek yüz yılları kapsayanlar bellidir.  Basit bir soruyla bunu rahatlıkla anlayabiliriz. Mesela Amerika’nın bölgenin geleceğine yönelik bir hesabı var mıdır? İngiltere’nin, Fransa’nın bölgenin geleceğine yönelik bir hesabı kitabı var mıdır? İsrail’in, içinde yaşamış olduğu bölgede kendi güvenliğini sağlama alacak, geleceğe yönelik, belki de yüzyılları kapsayacak bir planı var mıdır? diye kendi kendimize sorduğumuzda hiç tereddütsüz “ Ne demek…  Tabiî ki vardır” diyebiliyoruz. Fakat aynı soruyu bu bölgenin gerçek sahipleri olarak kendimize sorduğumuzda…  Mesela ülkemiz ve bölgemiz üzerine hesap kitap yapanlara karşı bizlerin planları nelerdir? dediğimizde…  Onlara karşı nasıl bir duruş otaya koymamız gerekir? dediğimizde…  Bilemiyorum…  Bir çırpıda aklımıza gelen ortak bir cevap var mı? Bunlar coğrafyamız üzerindeki emellerinden geçmişte de, şimdi de hiç vazgeçmedi. Gelecekte de hiç vazgeçmeyecekler. Çanakkale Savaşı’nın yıldönümünü daha geçen haftalarda andık. Düşmanlar aynı. Tıpkı bu günkü gibi. Adamlar emellerine ulaşabilmek için her zaman silahlarını tutuşturabilecek eller bulabiliyorlar. Ve bu tetikçi eller sayesinde hedeflerini gerçekleştirebilmek için canhıraş çalışıyorlar. Bunlar için bölüp parçalayacakları Türk olmuş, Kürd olmuş, Arap olmuş hiç önemli değil. Onlar için asıl olan bölgenin zenginlikleri üzerinden kendi geleceklerini bir yüzyıl daha sağlama alabilmektir. Bu yüzdendir ki onların  en çok zevk aldıkları durum da, koltuklarına gömülüp tüm coğrafyamızdan yükselen alevleri seyretmek olmalı. Peki yapmamız gereken nedir.? Önce şunu bilmemiz gerekir ki bunların talan edecekleri maddi unsurlardan başka değer verdikleri hiçbir şey yoktur. Değil seksen, yüz seksen sene kendileri için tetik çekenleri anında kenara koyacaklardır. Diğer bir nokta…  Adamlar hep beraber hareket ediyorlar. Avrupa’sı, Amerika’sı ve diğerleri hep birlikte çörekleniyorlar. Tek milletler… O zaman bize düşen, bu ülkenin, bu bölgenin insanları olarak bir birimize karşı yüreklerimizde bulunan öteleyici duyguları söküp atmaktır. Asıl tescilli düşmanlara karşı ciddi bir şekilde uyanık olmaktır. Bu ülkenin ve bu bölgenin insanları olarak bir birimizle yürekten kenetlenmektir. Onların tüm ümitlerini kırıcı bir duruş sergilemektir. Ne zaman ki yüreklerimizin derinliklerinden yükselen “Kardeşlik” sedaları silah seslerinden daha gür çıkarsa, işte o zaman düşmanların oyununu bozmuş ve bu toprakların gerçek sahipleri olarak kardeşçe yaşamış oluruz. Tıpkı geçmişte düşmanların oyunlarının henüz etkili olmadığı o dönemlerde olduğu gibi….    

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!