Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
17 Ocak 2014 - 01:41 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

SÜNNET-İ SENİYYE'YE TABİ OLMANIN EHEMMİYETİ

0 Okunma 0 Paylaşım

          Cenabı Hakkı’n, mensubu kılmakla bizleri şereflendirdiği Yüce Dinimiz İslamiyet, insanların ve cinlerin hem dünya’da hem de ahirette saadet ve selameti için gönderilmiştir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Azimü’ş-Şan, bu saadet ve selametin nasıl elde edileceği hususunda bizlere en doğru yolu göstermiş; O’nu bize tebliğ eden Peygamber Efendimiz (s.a.v) hayatının her safhasında, bizler için “üsve-i hasene-en güzel numune” olmuştur. Rasulullah (s.a.v) Efendimiz’e“anam babam sana feda olsun YâRasulellah” diye hitab eden, O’na yardım hususunda vatanlarından, mallarından, evlatlarından ve canlarından vaz geçen Sahabe-i Kiram Hazeratı, sünnet-i seniyye’yi en güzel şekilde anlayıp, yaşamışlar; onları tanıyan Tabi’în ve Tebe-i Tabi’in uleması sünnet-i seniyyenin nakli hususunda muazzam gayretler göstererek büyük hizmetler yapmışlardır.

            Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in ahlakı hakkında sorulan süale Hz. Aişe (r.a) Validemiz; “Sen Kur’an okumuyor musun? O’nun ahlakı Kur’an idi” buyurarak cevap vermişlerdi. Elbette ki Kur'an-ı Kerim’in hükümlerini en iyi anlayan ve en güzel şekilde tatbik eden Peygamber Efendimiz (s.a.v)’dir. Bu sebeple din-i İslam’ı güzelce yaşayıp hakiki iman ile bu âlemden ayrılmak isteyen herkes sünnet-i Rasül’e sımsıkı sarılmak durumundadır. O’nun sünnet ve siretine uymanın ehemmiyeti birçok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle ifade edilmiştir.

            Cenab-ı Hak Nisâ Suresi’nin 80. ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: “Kim peygambere itaat ederse, muhakkak Allah’a itaat etmiştir.”

            Başka bir ayet-i kerimede de: “Habîbim de ki, eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbî olun ki Allah da sizleri sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” buyuruluyor. Bu ayet-i kerimenin tefsirinde şu ifadelere yer verilmiştir: “Allah’ı sevmek için; Allah’a teslim olan ve O’nun emirlerini tebliğ eyleyen Rasülüllah (s.a.v.)’e muhalefet etmemek,  onun gibi kemal-i ihlas ile Allah’a teslim olarak, onun emirlerine tâbî olmak, onu numune-i imtisal addeylemek lazımdır. Bunun hilafı ‘ben Allah’ı severim amma emrini dinlemem; onun sevdiğini sevmem; onu sevenleri, onun yolunu göstermek üzere gönderilenleri sevmem; onlara benzemek istemem’ demektir. Rasülullah’a tâbî olmamak, Allah’ı sevmemek ve Allah’ın gufran ve rahmetinden mahrum kalmaktır”

 

            Değerli okurlarım

 

            Sünnet seniyye’nin ehemmiyetini beyan eden birçok hadis-i şerif vardır. “Size iki şey bırakıyorum. Onlara sıkı sarıldığınız müddetçe yolunuzu şaşırmazsınız; Allah’ın kitabı ve Rasülü’nün sünneti”Bu hadis-i şerif’i rivayet eden İmam-ı Mâlik Hz., sünnet-i seniyye’yi Nuh (a.s.)’ın gemisine benzetmiş ve “Ona binen kurtulur, binmeyen ise boğulur” buyurmuşlardır.Tâbi’în müfessirlerinden Dahhâkİbn-i Müzâhim Hz. de sünnetin ehemmiyetini şu şekilde ifade etmişlerdir: “Dünyada sünnet, ahirette cennet gibidir. Zira Ahiret’te cennete girenler, dünyada ise sünnete sarılanlar kurtulur” Silsile-i Sâdâtımız’ın büyüklerinden İmam-ı Rabbânî (k.s) Hz.,Mektûbât-ı Şerife’de sünnete tabi olmanın ehemmiyetinden defeâtle bahsetmiştir. Bu mektuplarından birinde şöyle buyuruyorlar: “İş, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e kamil manada tâbî olabilmektir. Sıddıkların arzusu da budur. Sünnet’emütâbaat’ın haricindeki şeyler ise batıl vehimler ve fasit hayallerdir. Cenab-ı Hak hepimizi bu vehim ve hayallerden kurtarsın. Selam hidayete tabi olanlar ve sünnete sarılanların üzerine olsun”

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!