19 Ağustos 2011 - 12:12 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
SOMALİ VE AÇLIK
ONLAR AÇLIKLA SINANIYOR, İNSANLIK İSE İMTİHANDA
“Umuda yolculuk” isimli kitabıyla adını duyuran Bulancaklı Eğitimci-Yazar Mustafa Öztürk’ün kaleminden…
Afrika’daki kuraklığa bağlı açlık, Somali özelinde son altmış yılın afeti olarak değerlendiriliyor. Gelen rakamlar korkutucu boyutlarda. 12 milyon insan açlık ve susuzluk tehdidi altında, 30.000’e yakın çocuk ölürken, 150.000’i de ölümle karşı karşıya. 500.000’i çocuk olmak üzere 5 milyon insan ölüm sınırına yaklaşıyor. Daha da vahimi gerekli önlemler ivedilikle alınmazsa bu dehşet verici rakamların hızla yükselmesi ile beraber salgın hastalıkların da başlaması. Ve anlatılan yüzlerce hazin öykü. Manzara bu. Manzara bu da, bu sonucun sebepleri nelerdir? Dünya ölçeğindeki oturduğu yer, İslam inancı açısından baktığımız perspektif nedir? Asıl bunlar üzerinde kafa yormalıyız.
Küresel ısınmaya ilahi bir sonuç olarak bakılabilir ama sebepleri insani değil mi? Ozon tabakasını Afrikalılar mı deldi ki en acımasız sonuçlarına onlar katlanıyor? Dünyayı idare eden kapitalistlerin hanımları güzelleşmek için yılda 160 milyar dolar harcarken kullandıkları kozmetik ürünlerle aynı zamanda dünyanın dengesini de bozduklarını bilmiyorlar mıydı? Afrikalı, Ozon tabakasını delip küresel ısınmaya neden olan gazların hangisini kullanıyor ki sonucuna onlar katlansın? Aslında insanlık kendi ürettiği teknoloji ile kendi sonunu hazırlıyor. Şimdi görünen Afrika olsa da dünyadaki gıda stokunun giderek azaldığı ve tüm dünyanın açlık tehdidinde olduğu, sonunda büyük isyanların ve toplu ölümlerin çok da uzak olmadığı açık bir gerçekliktir. Dünyadaki yıllık gıda israfının (daha anlaşılır dille çöplükleri dolduran yiyeceklerin) 480 milyar dolar civarında olduğu bilindiği halde, ben şimdi tokum umarsızlığı önümüzdeki süreçte dünyayı kuşatacak gıda krizinin ayak seslerini algılamamıza da engel oluyor. Güzellik salonlarına 160 milyar dolar, evcil hayvanlarına 40 milyar dolar harcayan kapitalist sistemin geldiği son nokta da dünyanın öbür yanında açlıktan ölen çocuklar!? Emin olun bu adaletsizlik geçicidir ve adaletin gelmesi çok da uzun sürmez. Ve işte tam da bu nokta da sınavlar başlıyor. Nefislerin imtihanı! İftar sofralarına cam perde arkasından konuk olan insanlık dramı karşısındaki sınav. Yıllarca sömürülmüş bu kara bahtlı kara tenli insanlar şimdi de açlıkla sınanıyor. Peygamberler de sınanmadı mı? Eyüp ve Yusuf aleyhisselam açlık, yoksulluk, hastalık ve çile ile sınanırken Davut ve Süleyman aleyhisselam varlık, zenginlik ve saltanat ile sınanmadı mı? Kuran’da (Hud 6) “Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı yalnızca Allah’ın üzerindedir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir.” Ve yine Kuran’da (çeşitli ayetler) “Allah dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğini daraltır... Burada insanlar için ibretler vardır… O her şeyi bilendir…” ilahi hükümlerinden çıkarılacak sonucun bilgisi bende yok. Fakat bildiğim bir şey var ki bu dünya büyük bir imtihan alanı. Ve şimdi de bu sınavın öznesi Somali halkı. Onlar bu sınavı başarı ile veriyor. Ya Rabbim! bu nasıl bir imandır ki o derin açlığın ortasında oruç tutuyor ve bulduğu bir lokma ekmeği akşama saklayıp gözyaşları ile ıslatarak ancak iftarını yapabiliyor. Bu tevekkül, sınavdan yıldızlı pekiyi almak değil de nedir? “Hani açlıktan kimse ölmeyecekti” imalı sorusunun cevabını dışarıda değil sorunun içinde aramalı: “And olsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan, ve ürünlerden .biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey peygamber!) Sabredenleri müjdele. O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman: “Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz” derler.” (Bakara 155-156)
Asıl ağır soruya yeni geliyoruz. Biz bu sınavdan geçerli not alabilecek miyiz? Soru bu. O kara derili insanlar tüm dünyanın gözcülüğünde hiç kopya çekmeden, hiç sağa sola bakmadan imtihanlarını veriyor. Bizler zengin iftar sofralarında orucumuzu açarken onlar bizim gözlerimizin içine biraz umut, biraz isyan, biraz merhamet, biraz nefret daha çok da bize acıma hissi ile, o kanı kurumuş beyaz gözler le derin derin bakarak soruyor: “Ben bu sınavın öznesiysem eğer, siz bu sınavın neresindesiniz? Hep gözetmen olarak mı kalacaksınız? Görkemli iftar sofralarında iştahınız kaçmıyor mu bize baktıkça? Biliyorum başını yana çeviriyorsun kayıtsız bir “Vah!” ile. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” mesajı sizin için de geçerli değil mi? Aç bir insanı doyurmanın Allah katındaki karşılığını anlamak için; susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su veren bir kadının kurtuluşunu anlatan hadisin örnekliği yetmiyor mu sana? Arkadaşına - sadece aramıştım- diye telefonundan çektiğin bir mesaj benim belki de hayata tutunmamı sağlayacak! biliyor musun? Aslında benim durumumu tam olarak anlamak istersen durum şu ki; ezel ile ebed arasındaki süre ile dünyanın yaşı ve geçirdiği değişimleri düşünürsek benim yaşadıklarım göz açıp kapanıncaya kadar geçen bir süre hükmündedir. Ebedi alemi kazanmak için bu kadarcık çileye ben razıyım da senin durumun nedir sence?
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

Vodafone Business ve Migros, 5G ile LoT Tabanlı Destek Uygulamaları Hayata Geçirdi

15 Temmuz Şehitler Ortaokulu çevresinde yol ve kaldırım yenilendi

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!

Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



