23 Mayıs 2016 - 18:38 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
SİZ, DİN DEYİNCE NE ANLIYORSUNUZ?
İnsanların din algısını, din anlayışını hep merak
etmişimdir. Herkes kendince bir din anlayışı oluşturmuş ve bu anlayış üzerinden
dünyadaki hayatını sürdürmeye çalışmakta.
Kimisine göre din önce sağ elini veya sağ ayağını
kullanmak...
Kimisine göre yatarken
bildiği bütün duaları okumak.
Kimisine göre, amacına ulaşabilmek için ne anlama
geldiğini bilmediği, yüreği ile desteklemediği ifadeleri bilmem kaç defa tekrar
etmek…
Belli zamanlarda,
belli günlerde şu kadar rekat namaz kılmak… Kılınan namazın yüreklerde kök
salıp Allaha yükselmesi yerine sayısal çokluğu ile işlediği günahların
bastırılmasını amaçlamak… Allah’ı alacaklı gibi görüp namaz kılmayı borç ödeme anlayışı ile eda etmek…
Hatta din veya
dindarlık; bazı dünyalık beklentilerimizin zirve yaptığı sıralarda ölmüş
kişilerin kabirlerinden yardım bile dilemek… Olmadı onları yardıma çağırmak…
Her ne kadar yaratanıyla pek muhabbeti yoksa da cuma günlerini
kutlamak.
Diğer zamanlarda
ibadet yapmasa da özellikle kandil gecelerinin ibadetlerini mutlaka kaçırmamak…
Yine etrafımızdaki insanlara baktığımızda din onlar için,
belki de hiç denenip sınanmayan bir kalbin temizliği ile övünmek…
Allahın hoşnut olacağı hiçbir davranışı olmamasına rağmen,
Ona inandığı düşüncesiyle kendini Cennetlikler arasında hayal etmek… Bazıları için ise ölen yakınlarının ardından,
ele aleme karşı dini bir merasim yapmak…
Din veya dindarlık adına peygamberlerin bizlere tebliğ
ettiği mesajları, yani onun elçilik görevi gereği yüreğinde taşıdığı ifadeleri
yakalayıp anlamak yerine, sadece Onun dış görüntüsüne takılıp kalmak…
Olmadı, Rabbimizin bizlere hidayet etsin diye gönderdiği
Kur’an’ın sırf harflerini telaffuz etmekle Onu gerçek manada okuduğumuzu
zannetmek…
Daha da ileri; Allah’ın dininden söz etmesi gerektiğinde
Allah’ın kitabı üzerinden değil de sağdan soldan duydukları, işittikleri
üzerinden dini anlatmak…
Peki gerçekte dinden, şöyle diyelim; İslam’dan anlamamız gereken ne
olmalı?
İslam, önce kişiyi kendi benliğindeki basit duygu, düşünce,
heva ve heveslerin etkisinden, lüzumsuz ağırlığından kurtulmaya davet eder.
Daha sonra, çevresinde birlikte yaşamış olduğu insanların
ve toplumların doğru yoldan saptırıcı telkin, tuzakları ve zorbalıkları karşısında
uyanık olmaya, dik durmaya ve diğer insanları da uyarmaya davet eder.
Toplumda, hatta
tüm insanlık ailesi içerisinde zayıf düşürülmüş, hakları ellerinden alınmış,
her türlü haksızlık ve kötülüklere maruz kalmış insanlara arka çıkmayı ister.
Yer yüzünde her zaman varlıklarını sürdürmüş olan Firavunlar,
Nemrutlar, Ebu Leheb ve Ebu Cehiller karşısında dik durmayı, onlarla mücadelede
pes etmemeyi emreder.
Bu doğrultuda yürürken de kulunun ibadetler üzerinden
kendisiyle bir muhabbet içinde olmasını ister…
Esasında din kişinin, Allah’ın gösterdiği istikamet
doğrultusunda yürümeye çalışırken içindeki ve dışındaki tüm baskı ve
azgınlıklara karşı dimdik ayakta durma çabasıdır.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor

TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi

Giresun’da Mobil Kanser Tarama hizmeti Çanakçı’da sürüyor

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

Vodafone Business ve Migros, 5G ile LoT Tabanlı Destek Uygulamaları Hayata Geçirdi
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



