SİYASİ TSUNAMİ
Tsunami denince; deniz dibinde oluşan taban çökmeleri ve zemin kaymaları sonucu meydana gelen dev dalgalar gelir aklımıza.
Önce suların geri çekilmesi ve kısa bir suskunluk; ardından önüne çıkan her şeyi sürükleyen şiddetli dalgalar serisi. Dalgaların şiddetini, büyüklüğünü, süresini ve tahribatını tahmin etmek ise oldukça zordur.
Günümüzdeki siyasi savrulmaları ve ideolojik çürümeleri düşününce; zemin kayması ve taban çökmesi gibi tanımlarıyla tsunami ne kadar da tanıdık geliyor.
Bakıldığında ülkemizde 5 yılda bir yapılan yerel seçime gidiliyor. Ancak, yaşadığımız seçim sürecinde partilerin ittifak savrulmaları ve aymazlıklarıyla; halkın gözü önünde ve halka rağmen ‘Hedefe giden her yol mübahtır’ anlayışı sürüp gidiyor. Bu durumun parti tabanlarında oluşturduğu rahatsızlık ve kaygı kitleleri harekete geçmeye ve yeni arayışlara itiyor. Son araştırmalardaki kararsız seçmen sayısına bakıldığında durum açıkça görülüyor. Bu seçimde geçersiz oy sayısında rekor yaşanabilir. Rüzgara karşı tükürmekten sakınmak lazım. Sinek ve böceklerden kurtulmak için bazen ışığı kapatmayı bilmezseniz bir gün sıtma olursunuz. O zaman da kapıları kapatmak zorunda kalır, size inananları farklı arayışlara sürükler, yeni kapılar açmaya zorlarsınız.
İktidar açısından durum daha da vahim gözüküyor: Kitleler halinde rahatsız gruplar var. Birkaç örnek: 1)Ne olduğu doğru dürüst anlaşılamayan ‘Taşerona kadro’ diye bir yasa çıkartıldı. Yasanın uygulamasından kaynaklı oldukça yoğun rahatsızlıklar var. %25 enflasyon karşısında bu insanlara % 4 civarında ki maaş zammıyla idare et deniliyor. Ayıptır, günahtır ve de bedeli olur. 2)Ekonomi ile oynayan gizli bir el şimdi de pazarlarda ve tam da kışın ortasında yaz sebzeleriyle domates- biber- patlıcan şarkısı söyleterek halkı kışkırtıyor. Sonuçları seçimlere yansıyacaktır. 3)İstanbul da aileleriyle birlikte yüz bini aşkın servisçi esnafı kendilerine verilen sözün yerine getirilmesini bekliyor. Bu kitlenin 3/1 ‘i bile yüksek bir rakam. Oylarının rengi sonuçları etkileyebilir. 4)Birçok il, ilçe ve beldelerde; milletin duygu, düşünce ve tercihleri dikkate alınmadan, gözlerinin içine baka baka yapılan aday dayatmaları ( tüm partiler için geçerli) parti yöneticilerinin nezakette bile cimrilik yaptıklarını gösteriyor. Aziz ve kadim milletimiz cimrilerden hiç hazzetmez halbuki.
Kısaca bu seçimler de sürprizlere gebe görünüyor. Vatandaşı sürü görüp kendilerini efendi yerine koyan parti yöneticileri ile, kendilerine kudret alanı yaratmaya çalışan biraz daha aşağıdakilere dikkat diyorum: Tsunamiden önce sular geri çekilir.
Bizim ki; ‘Düşünceleriniz yenilse bile dürüstlüğünüz zafer çığlıkları atmalı’ kabilinden bir serzeniştir.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
O TARİH…
Görüntüle →