Haber Girişi: 24.05.2021 - 16:42, Güncelleme: 24.05.2021 - 16:42

Sinemada sessiz kalmış toplulukların sesi olacak

 

Sinemada sessiz kalmış toplulukların sesi olacak

Koç Üniversitesi Hastanesi’nde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı hemşerimiz Prof. Dr. Selçuk Peker’in kızı Cansu Peker, Amerika’da sinema dünyasında ki basmakalıp algıları yıkmayı hedefliyor.
New York’ta sinema yapımcısı olan hemşerimiz Cansu Peker, Amerikalı bir sinemacının filmlerinde Türkleri veya Müslümanları adil bir şekilde yansıtmasını beklemektense bu topluluklardan sinemacıların Amerikan sinema dünyasında gerçek temsil sağlayacak işler yapmasını destekliyor. ‘Küçüklüğümden beri izlediğim filmlerde Orta Doğulu karakterlerin çoğunlukla şiddete eğilimli ve eğitimsiz kişileri yansıttıklarını gördükçe sinirlerim bozulurdu’ diye konuşan Peker, “Şiddete eğilimli ve eğitimsiz kişiler her millette var, neden özellikle Orta Doğulu karakterleri böyle görüyoruz? Bu bir tesadüf değil; medyada klişeleşmiş algılar sinemada tekrar tekrar ayni şekilde karşımıza çıkmaya devam ediyor. Karsımızdakini birey olarak tanımadan önce bu kalıplar çerçevesinde değerlendirmeye meyilli oluyoruz. Haliyle Orta Doğulu deyince akıllarda beliren belli bir tip var ve bu maalesef pek de olumlu değil. Sinemada temsilin bunu değiştirme gücü var” diye konuştu. New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu Sinema Çalışmaları bölümünde yüksek lisansını burslu olarak tamamlayan sinemacı Peker, New York merkezli ödüllü bir yapım şirketinde Film Departman Başı olarak görev yapıyor. Şirket siyahi, evsiz ve Amerikalı Müslüman gibi sinema ve medyada hikayesi çok anlatılmayan toplulukların seslerini duyurmaya önem veriyor. ‘Sinema bir eğlence aracından çok daha fazlası aslında. Hiç görmediğimiz yerler, tanımadığımız topluluklar hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. Örneğin, her filmde gördüğümüz Orta Doğulu karakterler benzer özellikleri taşıyorsa bu topluluğa karsı genel bir algı yaratılmış oluyor’ diyen Peker, “Tek tip kurgusal karakterlerden yola çıkarak Orta Doğulular hakkında fikir sahibi oluyor dünya. Bununla beraber Hollywood sinemasında beyaz Amerikalıların çok çeşitli temsili olduğu için onlara karşı böyle basmakalıp bir algı olmuyor” ‘Türk bakış açısını dünyaya göstermek istiyor’ Bu yüzden klişeleşmiş algıları yıkacak gerçek hikayeleri anlatmaya önem verdiklerini söyleyen Cansu Peker’in bu tip filmleri daha çok kişiye duyurmak amacı güden bir de YouTube kanalı bulunuyor. YouTube kanalı hakkında açıklamalarda bulunan Peker, “YouTube kanalımı Türkçe mi İngilizce mi açacağım konusunda çok ikilemde kaldım; hem sinemaya ilgi duyan hemşerilerime bu bilgileri daha ulaşılabilir kılmak istiyordum, hem de temsil konusuna çok önem verdiğim için bir Türk bakış açısını dünyaya göstermek istiyordum. Sonunda kanalımı Cansu Peker Pops adıyla İngilizce açıp altyazı eklemeye karar verdim. Bu sayede hemşerilerim arzu ederlerse videoları Türkçe altyazıyla izleyebilirler” ifadelerini kullandı. Peker, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber daha farklı yasam tarzlarına ve farklı toplulukların hikayelerine daha kolay erişim olduğuna değindiği açıklamasında son olarak şunu ifade etti; “Aynı çeşitliliği sinemada da görmemiz önemli. Hikayelerimizi yurtdışında anlattıkça Türklere ve Müslümanlara karşı oluşturulmuş basmakalıp algıların dışına çıkabiliriz. Ne kadar çok kişi bunu yaparsa o kadar renkli bir mozaik yansıtabiliriz”
Koç Üniversitesi Hastanesi’nde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı hemşerimiz Prof. Dr. Selçuk Peker’in kızı Cansu Peker, Amerika’da sinema dünyasında ki basmakalıp algıları yıkmayı hedefliyor.

New York’ta sinema yapımcısı olan hemşerimiz Cansu Peker, Amerikalı bir sinemacının filmlerinde Türkleri veya Müslümanları adil bir şekilde yansıtmasını beklemektense bu topluluklardan sinemacıların Amerikan sinema dünyasında gerçek temsil sağlayacak işler yapmasını destekliyor.

‘Küçüklüğümden beri izlediğim filmlerde Orta Doğulu karakterlerin çoğunlukla şiddete eğilimli ve eğitimsiz kişileri yansıttıklarını gördükçe sinirlerim bozulurdu’ diye konuşan Peker, “Şiddete eğilimli ve eğitimsiz kişiler her millette var, neden özellikle Orta Doğulu karakterleri böyle görüyoruz? Bu bir tesadüf değil; medyada klişeleşmiş algılar sinemada tekrar tekrar ayni şekilde karşımıza çıkmaya devam ediyor. Karsımızdakini birey olarak tanımadan önce bu kalıplar çerçevesinde değerlendirmeye meyilli oluyoruz. Haliyle Orta Doğulu deyince akıllarda beliren belli bir tip var ve bu maalesef pek de olumlu değil. Sinemada temsilin bunu değiştirme gücü var” diye konuştu.

New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu Sinema Çalışmaları bölümünde yüksek lisansını burslu olarak tamamlayan sinemacı Peker, New York merkezli ödüllü bir yapım şirketinde Film Departman Başı olarak görev yapıyor.

Şirket siyahi, evsiz ve Amerikalı Müslüman gibi sinema ve medyada hikayesi çok anlatılmayan toplulukların seslerini duyurmaya önem veriyor.

‘Sinema bir eğlence aracından çok daha fazlası aslında. Hiç görmediğimiz yerler, tanımadığımız topluluklar hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. Örneğin, her filmde gördüğümüz Orta Doğulu karakterler benzer özellikleri taşıyorsa bu topluluğa karsı genel bir algı yaratılmış oluyor’ diyen Peker, “Tek tip kurgusal karakterlerden yola çıkarak Orta Doğulular hakkında fikir sahibi oluyor dünya. Bununla beraber Hollywood sinemasında beyaz Amerikalıların çok çeşitli temsili olduğu için onlara karşı böyle basmakalıp bir algı olmuyor”

‘Türk bakış açısını dünyaya göstermek istiyor’

Bu yüzden klişeleşmiş algıları yıkacak gerçek hikayeleri anlatmaya önem verdiklerini söyleyen Cansu Peker’in bu tip filmleri daha çok kişiye duyurmak amacı güden bir de YouTube kanalı bulunuyor.

YouTube kanalı hakkında açıklamalarda bulunan Peker, “YouTube kanalımı Türkçe mi İngilizce mi açacağım konusunda çok ikilemde kaldım; hem sinemaya ilgi duyan hemşerilerime bu bilgileri daha ulaşılabilir kılmak istiyordum, hem de temsil konusuna çok önem verdiğim için bir Türk bakış açısını dünyaya göstermek istiyordum. Sonunda kanalımı Cansu Peker Pops adıyla İngilizce açıp altyazı eklemeye karar verdim. Bu sayede hemşerilerim arzu ederlerse videoları Türkçe altyazıyla izleyebilirler” ifadelerini kullandı.

Peker, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber daha farklı yasam tarzlarına ve farklı toplulukların hikayelerine daha kolay erişim olduğuna değindiği açıklamasında son olarak şunu ifade etti; “Aynı çeşitliliği sinemada da görmemiz önemli. Hikayelerimizi yurtdışında anlattıkça Türklere ve Müslümanlara karşı oluşturulmuş basmakalıp algıların dışına çıkabiliriz. Ne kadar çok kişi bunu yaparsa o kadar renkli bir mozaik yansıtabiliriz”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.