SEN KİMİN MALISIN MALI
Merhaba sevgili okurlarım! Tekrar bir yazıda sizlerle birlikteyim.
Zaman zaman benden daha tecrübeli köşe yazarlarından konu bulmada sıkıntı çektiklerini duyardım. Anladığınız üzere gazetemizde ben Kültür Sanat Köşesi yazıyorum. Kaldı ki siyaset, spor, magazin gibi konular ülkemizde her daim yeni konu bulmaya açıktır. Kültür Sanat ise hele Bulancak gibi küçük bir ilçede, üretkenliğini de kaybetmişse benim zorlanmam da doğaldır.
Bu girizgahtan sonra bu hafta enteresan bir başlık atarak konuyu açmak istedim. Kullandığım “mal” kavramı eşya anlamından çok, sahip olunan kişi anlamı taşıyor yazımda. Yani kişilere sen benden başkasıyla bir yol yürüyemezsin. Benimle başladın, benle sonlandıracaksın.
Hem müzik hem de tiyatro alanında karşılaştığım anılarım, yaşamışlıklarım var bu konuda. Müzik konusunda bir hoca ismini vermem pek doğru olmaz ancak yazıyı okursa anlayacaktır. Zamanında pek çok öğrencisine demiştir ki, “Senin eline bağlamayı ben verdim. Benimle çalışmaya başladın. Benden başka bir hocayla çalışmana izin vermem. Çalışırsan sana gönül koyarım hakkımı helal etmem.” İlk yıllarında da son yıllarında da değişmedi düşünceleri. Bana hiç demedi, hep mesafeliydi bana karşı. Siyaseten olsa gerek içi pek ısınmadı bana. Oysa ben insani ilişkilerimi hiç bir zaman siyaseten kurmadım. Kurmayacağımda.
Birde tiyatro dedim ya, yakın zamanda bir tiyatro oyunu çalışırken başımıza geldi bu durum. Oyun okuma provalarında bir oyuncu arkadaşım başka bir tiyatroda da oynadığını, oyunların gösteriminin çakışabileceğini ve sıkıntının aşılamayacağını söyleyerek benden ve diğer arkadaşlardan izin isteyerek çalışmadan ayrıldı. Üzüldük tabi bu duruma. İnsan hani derler ya kolum kanadım koptu öyle oluyormuş. Konuşmamızda diğer tiyatro( bu tiyatro özel tiyatrodur) yetkilisinin gönül koyduğunu söylemesi üzerine bu hafta yazımda bu konuya değinmek istedim. Gönül koymak bir bakıma benimle çalışıyorsun başkasıyla çalışma demek. Bu yazdıklarımın muhataplarıyla konuyu her zaman görüşebiliriz.
Yazıma son verirken sanatta kimse kimsenin tapusunda değildir. İnsanın hür iradesi vardır. Ben tiyatroya düzenli olarak Bulancak Sanat Tiyatrosu ile, müziğe Sefa Hacıvelioğlu ile başladım. Daha sonra kendime has çalışmalar yaptım ve devam da ediyorum. Hiç kimsenin malı olmadım. Sanat biraz da usta çırak ilişkisidir. Ustamıza her daim saygılı olduk ama Can Yücel’in bir şiirinde dediği gibi “ Daha başka tür aşklar geniş sevdalar için açıldı nefesim fikrim Can evim”
Dost kalın, hoşcakalın.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!