SAYIN KERİM AKSU’YA...
Yazmadan da olmuyor.
AK Parti eski Belediye Başkanı Hurşit YÜKSEL tarafın-dan yaptırılarak Giresun'a kazandırılan Cumhuriyet Parkı'nda fındık totemi ve fındık tabelasının kaldırılması olayı bir kez daha derin ni-yetleri ortaya çıkardı.
Yani, olay mecrasından saptırılarak, şahsileştiriliyor. Tıpki, vaktiyle Giresun'da onca kaçak çatı katı varken bir derneğin çatı katının yıkılması gibi. Üstelik burası garip gurabanın barındığı öğrenci derneği idi.
Şimdi...
Derin niyetler var dedim ya...
Sayın AKSU cevabi açıklamasında “Sığ düşünce” ibaresini kullanmış:
'Belediye Başkanımız Sayın Kerim AKSU'nun bu mar-ka ve fındığın tanıtımı için şimdiye kadar gösterdiği tüm gayret ve çabaları iki reklam panosuna indirgeyecek kadar sığ ve basi-retsiz bakış açısına hayret ediyor ve durumu üzüntüyle izlerken sormadan da edemiyoruz “amaç üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?..'
Şimdi burada durun biraz.
Şimdi sığ düşünce ile derin düşünce arasındaki farkı ör-neklerle anlatalım.
Bakalım kim sığ düşünce içindeymiş?
İstanbul'a ve Ankara'ya gidip-gelenlerimiz Ço-rum'daki leblebicileri çok iyi bilir. Hatta bazı otobüs firmaları ile yapılan anlaşma gereği bu leblebiciler önünde 15 dakika mola verilir.
Adamlar derin düşünerek otobüs firmalarıyla anlaşıp satış yapıyor. Çorum Belediyesi yol kenarına leblebi satış nokta-larının kurulması ve bunların önlerine otobüs çekilecek kadar alan bırakılmasını sağlayarak derin bir politika izliyor. Elin adamları bildiğimiz nohuttan 28 çeşit ürün elde ederek köylüsünü ve çiftçisini destekleme gibi derin bir düşünceyi gerçekleştiriyor.
Bizdeki durum ne?
Karayolu kenarında satış yapan işadamına çıkarılmadık zorluk bırakılmıyor.
Doğru mu? Doğru.
Giresun'dan transit geçen araçların da dikkatini çekip fın-dık satışını artıracak fındık totemi belediye tarafından teşvik edil-mesi gerekirken izin verilmiyor.
Doğru mu? Doğru.
Yine aynı yerde “Fındık” yazan tabela belediye tarafından söktürülüyor.
Doğru mu? Doğru.
Bir Çorum'a bakın, bir de Giresun'a.
Bir Trabzon'a bakın, bir de Giresun'a.
Kim sığ düşünüyor, kim derin?
Efendim neymiş, encümen kararı varmış, Belediye eşit olmalıymış. Kanunlar önünde tüm bireyler ve kurumlar eşitmiş.
Burada sayın başkan Kerim AKSU'ya bir hususu ha-tırlatmakta fayda var:
“Adalet” kelimesi ile “Eşitlik” kelimesi asla ve asla aynı değildir!
Adil olmak ile eşit davranmak temelde birbirinin aynısı sanılıyor. Ama birbirine zıttır.
Sayın AKSU'nun yanıldığı temel konu bu.
İşte size kıssadan hisse: Bir toplulukta farklı yaşlardan oluşan bir toplulukta meyve dağıtımı yapılırken dağıtıcı:
“Eşit mi dağıtayım yoksa adil mi” diye soruyor.
Çoğunluk “Eşit olarak dağıtın” diyor.
Elinde karpuzla içeri giriyor ve 3 yaşındaki çocuğa da aynı büyüklükte dilim veriyor. 120 kilo ağırlığındaki kişiye de aynı büyüklükte dilimi veriyor.
Doğal olarak itiraz edilince dağıtıcı: “Eşit isteyen sizdiniz. Adil olmamı isteseydiniz herkese kilosuna göre verecektim” diyor.
Sayın Kerim AKSU;
Şu eşitlik hastalığından kurtulun ve adil olun!
3 yaşındaki biri ile 33 yaşındaki biri eşit mi güzel kardeşim?
Örneğin...
Fındık satıcısıyla hamburger ve alkol satıcısını nasıl eşit tutacağız.
Lütfen yetkinizi kullanırken eşit olmayın.Adil olun.Bu adaleti Giresun çiftçisi lehinde kullanın.
Pozitif ayrımcılık ve derin düşünce de budur zaten.
Nohut üreticisine destek olan Çorum Belediye başkanı üzerine düşeni yapmış. Eminim siz de Giresun çiftçisine daha fazlasını yaparsınız.
Gelin. Önünde şehirlerarası otobüs duracak fındık satış noktaları Kerim AKSU'nun eseri olsun.
Bu sana yetmez mi?
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







