Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
21 Haziran 2016 - 08:46 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

SADAKA-İ FITIR VE ZİYAFET

0 Okunma 0 Paylaşım
                Sadaka-i fıtır, Ramaza-ı Şerif’in sonuna yetişen ve aslı ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı (80.18 gr altın veya ona denk miktarda) bir mala malik bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır.             Sadaka-i fıtır, zekât farz olmadan önce orucun farz kılındığı sene vacip olmuştur.               Sadaka-i fıtır, orucun kabulüne, ölüm anının sıkıntılarından ve kabir azabından kurtuluşa vesiledir. Yoksulların ihtiyacını gidermeye, bayram neşesinden onlarında istifade etmelerine bir yardımdır. Bu cihetle sadaka-i fıtır, insani bir vazifedir.             Her Müslümanın kendisi ve fakir küçük çocuğu için sadaka-ı fıtır (fitre) vaciptir.             Büyük çocuğunun ve zengin olan çocuğunun fitresi babasına vacip değildir.             Sadaka-ı fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü fecr-i sadıkın doğuşundan (sabah namazı vaktinin girmesinden) itibaren vacip olur. Fakat fakirler bununla bayram namazından evvel noksanlarını tedarik edebilsinler diye öncede verilebilir. Bu menduptur.             Sadaka-i fıtır (fitre), Ramazan Bayramının birinci günü fecrin doğuşuyla vacip olduğundan fecirden önce çocuk dünyaya gelse onun için de sadaka-i fıtır vacip olur. Şayet fecirden sonra doğarsa bir şey lazım gelmez.             Bir kimse, büyük evladının fitrelerini onların izinleriyle verebilir. Kendi ailesi, iradesinde bulunduğu takdirde -âdeten izin bulunduğundan -izinleri olmaksızın vermesi de kâfidir.             Bir kimse kendi fitresini fakir olan eşine, anasına, babasına veya oğluna veremez.             Fitreyi, Bayram Namazından sonraya bırakmak mekruhtur. Müstehap olan, namazdan evvel verilmesidir. Çünkü Rasulüllah Efendimiz (s.a.v) “Sadaka-ı fıtrı (fitreyi) oruç tutanı boş, faydasız ve çirkin sözlerden temizlemek ve fakirleri doyurmak için vacip kıldı. Kim fitreyi bayram namazından önce verirse makbul bir sadaka-i fıtır olur. Bayram namazından sonra verirse diğer sadakalar gibi bir sadaka olur.” buyurmuşlardır.   ZİYAFET VERMENİN FAZİLETİ               Rasulüllah Efendimiz (s.a.v) buyurdular: Ø  Birinizin önünde sofrası açık durdukça kaldırılıncaya kadar melekler size istiğfar ederler. Muhakkak cennette dışından içi, içinden dışı görünen gurfeler (köşkler) vardır. Bunlar güzel söz söyleyen, selamı yayan, yemek yediren, nafile oruca ve nafile namaza devam eden  ve insanlar uykudayken nafile namaz kılanlar için (hazırlanmıştır.) Ø  Kim bir kardeşine arzu ettiği bir şeyi tattıracak olursa Allah ona milyon hasene yazar. Onun milyon günahını siler, milyon deresini yükseltir. Allahü Teâla onu üç cennetten yedirir: Firdevs cenneti, Adil cenneti ve Huld cenneti. Ø  Hadis-i kudsi’de şöyle buyruldu: “Kıyamet gününde hak Teâlâ kuluna hitap eder. Ey Âdemoğlu, beni doyurmanı istedim, sen bana yedirmedin. Kul: Sen Âlemlerin Rabbi’sin, seni nasıl doyurabilirim der. Allahü Teâlâ şöyle buyurur: Falan Müslüman kulum acıkmıştı, sen onu doyurmadın, eğer onu yedirse idin bana da yedirmiş olurdun. Hz. Ali (k.v) Din kardeşlerimi –az bir şey bile olsun yemeğe çağırmam, bana köle azat etmekten hoş gelir.” buyurdular. Cafer-i Sâdık (k.s) hazretleri: “Kardeşlerinizle sofrada bir araya geldiğinizde oturmayı uzatınız. Muhakkak bu vakitler ömürlerinizden sayılmaz.” buyurdular. Hasan-ı Basri (r.h) “Bir adamın kendisine ana ve babasına yaptığı her türlü masrafının kıyamet gününde hesabı sorulur. Ancak kişinin din kardeşleri için yemeğe yaptığı masraf hariçtir. (Onun hesabı sorulmaz) zira o ateşten koruyan perdedir” buyurdular. Bir yere davet edilse (davet eden) zengin veya fakir olsa daveti kabul etmek sünnettir. Rasulüllah Efendimiz (s.a.v): “Gamim’e de davet olunsam ona icabet eder; giderdim buyurular. (Gamim Medine’ye birkaç mil mesafede bir yerdir.)

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!