Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
05 Şubat 2015 - 17:50 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

RASTGELMİŞ

0 Okunma 0 Paylaşım
  Soğuk ve fırtınalı bir kış günü… Adam ailesiyle, uzaktaki bir akrabasını ziyaret için arabası ile yola çıkar. Yolda öyle fırtınaya yakalanır ki, denizin dalgaları asfalt yolda arabanın gitmesini adeta engelliyor. Adam akşam karanlığı olmadan gideceğim yere ulaşayım diye yolda mola bile vermiyor. Hanımı durmadan, dur da çocuğun çişini yaptırayım diye ısrar ediyor. O da kimisini duymam azlıktan, kimi zaman da az kaldı biraz daha sabretsin diyerek yoluna devam ediyor. Bir ara çocuk avaz avaz öyle ağlamaya başlar ki, adam arabayı durdurmaya mecbur kalır. Denizden yüksek bir yerin tepesinde çocuğunun çişini yaptırırken aşağıda denizin dalgaları arasında birisinin dalgalarla boğuştuğunu görür. Dalgalarla boğuşan adam o kadar uğraş yapmış ki artık kurtulamayacağını anlamış, pes etmek üzere. İşte o anda yukarıdan bir ses işitmiş. “-Bekle kendini bırakma, arabadan halat getireyim” diyerek, arabaya koşmuş. Hanımına dahi bir şey söylemeye fırsat bırakmadan, bagaj’dan halatı alarak bir ucunu adama fırlatmış. Denizdeki adam dalgalar arasında halatın ucunu tutarak bedenine sarmış. Sahildeki adamda diğer ucundan çekerek adamı kayalıklardan kurtararak sahile çıkartmayı başarmış. İşte size eskilerden anlatılan, olmuş bir olayın hikâyesi… Rahmetli Özal ne demişti? “Allah’ın verdiği canı bir tek Allah alır” İhtiyacını görmek isterken bu kayalıklardan düşen adamı, yine çocuğunun ihtiyacını gidermek için tesadüfen aynı yerde duran adam kurtarıyor. Ne demişler? “Çıkmayan candan ümit kesilmez” Hiçbir şeyde hemen pes etmeyeceksin. Hastalıkta da böyledir, sağlıkta da… Bugünde kalın sağlıcakla.            

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!