ORMAN VE YAYLALARIMIZ
Şu gerçeği her zaman dile getirdim. Ordu ve Giresun’un geleceği her iki ilin güç birliğine bağlıdır. Mavi ve yeşilin tüm tonlarını bağrında taşıyan bu iki kent gelecekte sanayi kenti olamaz. Bu iki kentin geleceği turizme ve de özellikle yayla turizmine bağlıdır. Ordu ve Giresun yorgun insanların dinleneceği, emekliliğin tadının çıkarılacağı yaşam kentleri, kültür, eğitim ve sanat merkezleri olabilir.
Giresun ve Ordu yakın bir gelecekte revaçta birer yaşam kentleri olacak. Havaalanının yapılmaya başlanması, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan yolun bitim aşamasına gelmesi, yeşil yol projesi ile yaylaların ulaşılabilir nitelikte birbirine bağlanması hiç kuşkusuz bu iki kentin yıldızını parlatacaktır. Bu nedenle her iki il kendini geleceğe hazırlamak zorundadır. Geleceğe yönelik diğer projeler ile yaşanabilir cazibe merkezleri yaratılabilir, Kuzeyin Antalya’sı Ordu ve Giresun olabilir.
Yayla turizminden bahsetmişken yayla ve ormanlarımız; son yıllarda otantik görüntüsünü kaybetmeye başlayan obalarımıza, ormanlarımızda yapılan gelişigüzel kesime, her vadiye yapılmaya başlanan HES'lere rağmen hala doğal güzelliğini korumaya devam ediyor.
Sevgili okuyucular ramazan ayının bitmesiyle birlikte hız kazanacak yayla turizmi, gözlediğim bazı çirkinliklerin de artmasına neden olacak gibi. Bulancak-Bektaş hattında ve diğer bazı piknik alanlarında özellikle Çamalan Orman İşletme tesisi ve çevresinde bulunan piknik alanlarındaki çöpler, her türlü cam ve şişeler, çevreye saçılmış poşet poşet atık maddeler, yarı yanmış kömür ve odun parçaları ve yaralanmış onlarca-yüzlerce ladin ( doruk) ağaçları..
HES'in yarattığı çirkinliği başka bir yazı ve habere bırakarak haykırmak istiyorum; Siz bu görüntüyle mi yayla turizmini geliştirecek, böyle bir eğitimsiz ve çevre bilinci gelişmemiş bir kitle ile mi hedefe varacaksınız?
Evet ben yine de umudumu kaybetmedim. Mevcut kitleyi eğiterek bilinçlendirerek, elbirliği ile yayla turizmini canlandırabilir geliştirebiliriz. Bizler bu evrende aynı geminin yolcularıyız. Önemli olan geminin hedef limana varıp varamayacağı hususudur. Bu limana sağ salim varabilmek için ilgili ve yetkililere belki bir katkısı olur diye bir takım dilek ve önerilerde bulunmak istiyorum;
- Öncelikle Bektaş Çamalan ve çevresi gibi piknik yapılan alanların turizm sahası (alanı) ilan edilmesi, bu tür yerlerin gerekiyorsa turizm yatırımcılarına ihale yoluyla verilmesi, Orman İşletme Şeflikleri ve Orman Bölge Müdürlüklerince piknik alan ve tesislerin korunması için geçmişte olduğu gibi güvenlik ve koruma personellerinin istihdamının sağlanması,
- Piknik alanlarına, yol güzergahlarına uyarıcı ve eğitici levhaların asılması, yerleşim ve pazar yerlerinde vatandaşlara bilgilendirici el ilanları dağıtılması, pazar alanlarına konuya ilişkin afişler asılması,
- Gece ve siste rahat görülebilmesi için yol kenarına sarı çizgi çekilmesi (Örnek Bulancak-Bektaş Yolu),
-Tüm yerleşim yerleri girişine tanıtım levhasının asılması,
-Yol kavşaklarına; tüm oba ve yerleşim yerleri için yönlendirme levhaları asılması,
Yukarıdaki maddeler daha çok sıralanabilir, ama düşünün bir kez Giresun'un yayla ve yaylada bulunan yerleşim yerlerini bilen gezen ve gören biri olarak söylemek gerekirse sisli havalarda yönlendirme ve tanıtım levhalarının bulunmaması yüzünden zaman zaman sıkıntı çektiğim, hatta kaybolduğum anlar olmuştur.
Sevgili okuyucular umarım ilgili ve yetkililer bu haykırışımıza duyarsız kalmaz.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







