Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
10 Aralık 2015 - 18:02 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

NEZAKET

0 Okunma 0 Paylaşım
  Nezaket; Kaba olmamak, muaşeret usulü hususunda kavlen veya fiilen gösterilen latif, nazik,edibane muamele manalarına gelir. Nezaket, muhatapların kalbine tesir eden, insanın ruhunda ulunan güzel hislerin tezahürüdür. Nezaketin içten ve samimi olması icap eder. Samimi olmayan suni hal ve tavırlar nezaket değildir. Bir ayeti kerimede mealen “Sen (o zaman), sırf Allah’ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allahtan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah’a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.”       Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor: “resulüllah Efendimiz (s.a.v) kendine bir şey soranı can kulağıyla dinler, soruyu soran yanından ayrılmadıkça onu terk etmezdi. Resul-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz’inmusafalaştığı hiç kimse yoktur ki Rasulüllah (s.a.v) o kimsenin elini daha önce bırakmış olsun. Tâ ki o adam elini salıncaya kadar. O’nun dizi onunla beraber oturanın dizinden (öne) çıkmış olarak görülmemiştir. Kendisiyle konuşan hiç kimse yoktur ki O (s.a.v), mübarek yüzüyle o kimseye dönmüş olmasın. O kimse kelamını bitirinceye kadar yüzünü ondan çevirmezdi. Kıymetli kardeşlerim! Peygamber Efendimiz (s.a.v) ümmeti olarak beşeri münasebetlerimizde nezakete ne kadar yer veriyoruz? Beyazid-i Bestami (k.s) Hazretleri, veli olduğu söylenen bir kişi duydu ve onu ziyarete gitti. Onun mescide gitmek üzere evinden çıktığı sırada kıble tarafına tükürdüğünü görünce ona selam bile vermeden geri döndü ve “Resulüllah (s.a.v) Efendimizin âdâbından bir âdâba riayet etmeyen, o hususta kendine ga riayet etmeyen, o hususta kendine güvenilmeyen kimseye ve onun velilik iddiasına nasıl güvenilir?” buyurdular. Siz çok kıymetli okurlarım Kibar-ı kalem olan “adatüssadat, sadatül adat” (Büyüklerin adetleri, adetlerin efendisidir) sözünün icabı, Peygamber Efendimiz (s.a.v), Sahabe-i Kiram Efendimiz ve Allah dostlarının adetlerini numune almaya gayret etmeliyiz. Edebin ehemmiyetini beyan eden şu beyitle yazımı sona erdireceğim; “Gezdim Haleb’i, Şam’ı, eyledim ilmi talep, Meğer ilim geride imiş, illa edep illa edep.”    

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!