Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
13 Kasım 2014 - 23:12 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

NEFİS MUHASEBESİ

0 Okunma 0 Paylaşım
Malum olduğu üzere Allah-ü Teâlâ’nın dinen mükellef kıldığı yani kendilerine bazı vazifeler yüklediği, onlara doğru ve yanlışı beyan edip doğruyu yaptıkları takdirde Cenneti vaad ettiği; yanlışa düştükleri takdirde de cehennem ile azab edeceğini bildirdiği iki taife vardır. Bunlar insanlar ve cinlerdir. İnsanların ve cinlerin mükellef tutulmaları ise onlara akıl ve irade-i cüz’iyye verilmesinden dolayıdır. Akıl ve irade-i cüz’iyyesi olmayanlar dinen mükellef değillerdir. İşte bu akıl ve iradeleri sayesinde İnsanlar ve cinler doğruyu ya da yanlışı tercih edebilme imkânına sahiptirler. Doğru veya yanlışı tercih edebilme imkânıyla birlikte bir de doğru veya yanlışın her ikisine de müsait olan istita’at ve kudret de kendilerine bahşedilmiştir ki bu istita’at ve kudret her iki tercih için müsavidir. Yani insan aklı ve iradesi ile dilerse iyiyi tercih edip yaparak neticesinde cennete; isterse de kötüyü tercih edip yaparak neticesinde cehenneme gider. Yine Cenab-ı Hak iyi ve kötünün ne olduğunu da, göndermiş olduğu Kitaplar ve Peygamberler vesilesiyle beyan buyurmuştur. Tüm bunlardan dolayı akıllı ve şuurlu her insanın, imtihan için gönderildiği bu dünya hayatında, maddi ve manevi gidişatını kontrol etmesi, zaman zaman “acaba doğru yolda mıyım yoksa yanlışlara mı saplanmışım”, diye tefekkür etmesi, bu tefekkürünün neticesinde haline-ahvaline çeki düzen vererek Allah’ın razı olduğu şekilde iman ve salih amellere yapışması icap etmektedir. Siz çok kıymetli okuyucularım İşte bu işe İslam Âlimlerimiz “Muhasebe” ismini vermişlerdir. Muhasebe “hesaba çekmek” demektir ki başkası tarafından da yapılabilir; kendi kendine de yapılabilir. Ahiret Günü Cenab-ı Hak tüm akıl sahiplerini hesaba çekecektir. Ancak akıllı insan, o büyük hesap günü gelmeden kendi kendini hesaba çekebilen ve buna göre hayatını tanzim eden insandır. Bu hususla alakalı olarak Haşr Suresin de şöyle buyruluyor: “Eyimanedenler, Allah'a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın. Allah'a itaatsizlikten sakının. Şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır. Allah'ı unutan, bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır. Cehennemliklerle cennetlikler bir değildir. Muratlarına erecek olanlar ancak cennet ehlidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Akıllı kimse nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir” Hz. Ömer (r.a.) Efendimiz de “Hesaba çekilmezden evvel kendinizi hesaba çekiniz, amelleriniz tartılmadan önce kendi kendinizi tartınız” buyurmuşlardır. Kendimizi hesaba çekersek acaba kötülük yapabilir miyiz? Cemiyette huzur olmaz mı? Elbette insanlık huzur içinde yaşar. Her şeyin para ve nefis için olduğu şu zamanda Müslüman kendini yoklaması lazımdır.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!