09 Mart 2015 - 18:48 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
NAMAZDA HUŞU
İslam Dini; iman, amel ve ihlâstan mürekkeptir. Bir kişinin İslam Dini’ne dâhil olup
hakiki manada mümin olabilmesi için, evvela iman edilecek hususlara Ehl-i Sünnet akidesi
muvacehesinde iman etmesi, ikinci olarak bu imanın icabı olan ve Allah-ü zül-celâl’in emir
buyurduğusalih amelleri yerine getirmesi ve bu amelleri eda ederken sadece Allah Rızası’nı
gözeterekihlâslı olması icab etmektedir.
Dinimizde imandan sonra en mühim salih amel, namazdır. Namaz, akıllı ve buluğ
çağına yetişmiş bulunan erkek-kadın her Müslüman için, belli vakitlerde yerine getirilmesi
icab eden çok mühim bir ibadettir ve farz-ı ayndır. Bu mühim farzı yerine getirenler Cenab-ı
Hakk’ın pek büyük ikram ve ihsanlarına nail olacaklardır. Müslümanlar yedi yaşından itibaren
çocuklarını namaza alıştırmakla vazifelidirler. Bu çocuklara ana-babaları veyamürebbîlerihocalarınamaz kılmasını öğretmeli ve tatbik ettirmelidirler.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hakkında “gözümün nuru, müminin mi’racı, dinin
direği”, buyurduğu namaz ibadetinin taharet ve abdestten bil-itibar, farzlarına, vaciblerine,
sünnetlerine dikkat etmek; kalp huzuru ve huşu ile kılmaya gayret göstermek, her mükellefin
bil-hassa feyz-i Muhammed ile alakadar olanların riayet etmesi icab eden hususlardır.
Cenab-ı Hak Mü’minunSuresi’ndemeâlen şöyle buyurmaktadır: “Muhakkakmü’minler felah buldular. O mü’minler ki namazlarında huşu’ludurlar. Faydasız işe, boş lafabakmazlar.”
Huşu; sükûnet içerisinde olmak, sağa-sola iltifat etmemek, alçak gönüllülük, tevazu
üzere olmak manalarına gelir. Huşu’un aslı kalbde, tezahürü ise bedende olur. Bu sebeple
namazdakalb ve bedenin beraberce muhafaza edilmesi, kontrol altında tutulması icab eder.
Kalbimizdeedeb ve ta’zimden başka bir şey hatıra getirmemek suretiyle kalbin son derece bir
saygı hissi duyması, zihnen fikren masivallahı terk etmesi ve bu hissin tezahürü ileazalarımızda bir sükûn ve sekinethâsıl olması gerekir. Bunun için gözlerinin önüne, secde
mahalline bakıp, Hz. Allah’ın huzurunda olduğunu düşünerek, sağa-sola, şuna-buna iltifat
etmemek lazımdır. Rasulüllah(s.a.v.) Efendimiz, namazda sakalıyla oynayan bir kimseyi
görünce,“Eğer şu kimsenin kalbinde huşu olsaydı azalarında da olurdu.”2, buyurmuşlardır.
Ta’dîl-i erkân ise rükû ve secdede itmi’nan, rükû ile secde arasındaki kavmeyi(yani
ayakta durmayı) ve iki secde arasında ki celseyi (yani oturmayı) tam yapmaktır. Yani ta’dil-i
erkân; namazın kıyam, rükûve secde gibi her rüknünü sükûnetle yerine getirmek ve bu
rükünleri yaparken her uzvun sükûnet halinde olmasıdır. Ta’dil-i Erkan’ın hükmü; bir kavle
göre farz, diğer kavle göre vacibtir. Her halükarda riayet etmek zaruridir. Namazda manevi
haz duyanlar, ta’dil-i erkâna riayet ederler, acele etmekten sakınırlar. Acele etmeyi hürmete
ve edebe muhalif görürler. Namazda yüzümüz sararmalı, kimin huzurunda olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

Vodafone Business ve Migros, 5G ile LoT Tabanlı Destek Uygulamaları Hayata Geçirdi

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!

Giresun’da Mobil Kanser Tarama hizmeti Çanakçı’da sürüyor
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



