13 Mayıs 2016 - 09:17 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
MÜ'MİNİN İSTİKAMETİ
Doğruluk demek olan istikamet: Ehli Sünnete göre Cenab-ı
Hakk’ın Elestü birabbiküm yani Ben sizin rabbiniz değil miyim? Bizlerde
Bela(evet) Sen bizim Rabbimizsin demek suretiyle verdiğimiz sözlerin tamamına
vefa göstererek, İtikatta, amelde, yemede, içmede, halde, sözde ve dini dünyevi
bütün hareketlerde ifrat ve tefritten sakınıp, Nebiler, Sıddıklar, Şehitler ve
Salihlerin yolunda yürümeye itina göstermektir diye tarif edilmiştir.
Cenab-ı Hak hud suresinde Peygamber Efendimize hitaben
“Emrolunduğun gibi dosdoğru olmaya devam et” buyurmaktadır.
Emrolunan sınırlar içerisinde, emrolunan şekilde
dürüst bir yaşayış sürdürmek takdir edileceği gibi büyük bir ciddiyet, hassasiyet
ve gayret ister. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v) Sure-i hûd beni
ihtiyarlattı. buyurmuşlardı. Ebu Ali Essenusî (h.z) rüyasında Peygamber
Efendimizi görür ve Ya Rasülellah siz, sure-i hud beni ihtiyarlattı
buyurmuşsunuz? Peygamber Efendimiz Evet buyururlar. Peki Ya Rasülellah, Sizi
ihtiyarlatan bu surede zikr edilen Peygamberlerin kıssaları ve ümmetlerinin
helaki mi? Peygamber Efendimiz Hayır bilakis (Emrolunduğun gibi dosdoğru ol)
emri celilidir. buyurmuşlardır.
Hakk’a vasıl olmak için istikametten başka yol
olmadığı gibi, her husus da kemâli istikamet kadar yüce bir makam ve onun kadar
zor hiçbir emir yoktur. Şunu da ifade
etmek lazımdır ki, bu ayette Peygamber Efendimize beni ihtiyarlattı dedirtecek kadar zor gelen
cihet, emri istikametin asıl kendisine
taalluk eden kısmından ziyade Ümmetine taalluk eden kısmıdır.
Zira ayetin devamında Cenab-ı Hak: “Seninle beraber
tövbe edenlerde yani şirkden tövbe edip de imanda sana iştirak ederek maiyetinde
bulunan, Müslüman olan her kimse de
senin gibi müstekım olsun ve azmayın yani Allah’ın tayin ettiği huduttan çıkmayın-aşırı
gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir. buyurmaktadır.
Ebu Amr Süfyan ibni Abdullah (r.a) şöyle anlatıyor:-Ya
Resülallah! Bana İslam-ı öylesine tanıt ki, onu bir daha başkasına sormaya
ihtiyaç hissetmeyeyim, dedim.-Rasülullah (s.a.v) -“Allah’a inandım de, sonrada
dosdoğru ol!” buyurdular.
Hz. Allah’a hakkıyla inanan sonrada bu inanca münasip
olarak dosdoğru yaşayan, söz ve hareketinde dürüst davranan, hiçbir zaman
hilekarlığa kaçmayan mü’minleri nail olacakları nimetleri Mevla’mız bir ayeti
kerimesinde şöyle beyan buyuruyor: “Rabbimiz Allah’tır deyip sonrada
dosdoğru yaşayanlara melekler gelerek: Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen
cennetle sevinin. Biz, Dünya hayatında da ahirette de sizlere dostuz. Esirgeyen,
bağışlayan Allah’ın ikramı olarak (cennette) canınızın çektiği ve
dilediğiniz her şey sizindir. derler.”
Zira
başka bir ayeti kerimede de beyan edildiği üzere “Allah’ın dostları için ne
korku nede hüzün vardır”. buyrulmaktadır.
Allah
dostlarından bir zat: “İstikamet; tevhit
demektir. Tevhid’in iki manası vardır: 1-Tevhîdi sûri; Bu İnsanı Galata
Köprüsünden bile geçiremez çünkü o yalnız dildedir. 2-Tevhîdi hakiki ki o kalpte olur. İnsanı hem
dünyada hem ahirette en ulvî makamlara kavuşturur. İşte buna tevhîdi ihlas
derler”. buyurmaktadır.
Değerli
okurlarım!
Doğrulukta kalbin ve dilin dürüstlüğü pek büyük
ehemmiyet arz etmektedir. Hz. Allah’a iman edip dürüstlüğü benimseyen bir kalp,
diğer azalara hükmeder. Dil, kalbin tercümanıdır. Onun doğruluğu ve eğriliği de
diğer âzaların doğruluğu ve eğriliği demektir.
Nitekim bir hadisi şerifte “Her sabah bütün
âzaların dile hitaben; bizim hakkımızda Allah dan kork. Biz sana bağlıyız. Sen
doğru olursan bizde doğru oluruz. Sen eğri olursan bizde eğriliriz.” dedikleri
bildirilmiştir.
Bu, doğru sözlü olmanın ne kadar mühim olduğunu
göstermektedir. Hatta bir başka hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v) şöyle
buyurmuşlardır: “Kalbi dürüst olmadıkça kulun imanı doğru olmaz. Dili doğru
olmadıkça kalbide doğru olmaz.” O halde özüyle sözüyle dosdoğru olmak icap etmektedir.
İstikamet üzere yaşamak, fevkalade dikkat ve gayret
ister. Yine de tam olarak muvaffak olunamayabilir. Nitekim bir ayeti kerimede
“Hepiniz Allah’a giden doğru yolu tutun. Ondan bağışlanmak dileyin.” Buyrulmaktadır. Buradaki
mağfiret isteme tavsiyesi istikametteki kusurlarla alakalıdır.
Peygamber Efendimiz: “Tam manasıyla başaramazsınız
ya, siz (yinede) dosdoğru olun.”buyurmak suretiyle istikamet üzere
yaşamanın ne kadar zor olduğunu beyan buyurmuş, buna rağmen dürüstlükten asla
vazgeçilmemesi icap ettiğini bildirmiştir. Zira meşhur kaidedir; Tamamı elde edilemeyenin tamamı da terk
edilmez. Çünkü İman ve İstikamet ebedi mutluluktur.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Piraziz’de Yağmur Suyu Hattı Çalışmaları Sürüyor

Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!

TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi

Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



