Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
31 Ekim 2014 - 09:00 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

MUHARREM-İ ŞERiF

0 Okunma 0 Paylaşım

Mevla’mızın izni ile bir seneyi daha geride bırakıp yeni bir seneyi idrak ediyoruz. Tevbe Suresi'nde meâlen şöyle buyruluyor: "Muhakkak ki ayların sayısı Allah (c.c.)'nun

gökleri ve yeri yarattığı gündeki kat'î hükmünde on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu en doğru hüküm-en doğru hesaptır. O halde bu haram aylarda nefislerinize zulmetmeyiniz."

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)  Veda Haccı'nda teşrik günlerinin ortasında Mina'da irad

ettikleri hutbelerinde haram aylarla alakalı olarak şöyle buyurmuşlardır: "İşte zaman

hakikaten Allah'ın semavat ve arzı yarattığı gündeki hey'eti gibi bir devre girdi: ayların

sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haramdır ki bu haram aylardan üçü birbiri ardınca gelen Zil-Ka'de, Zil-Hicce ve Muharrem Ayları; diğeri de Cemaziyel-Ahir ile Şa'ban arasındaki Receb Ayı'dır."

Zikredilen bu dört aya "haram ay" denmesinin sebebi şudur: Bu aylarda işlenen

ma'siyetin günahı ve yapılan taatin sevabı diğer aylara göre daha fazladır ve bu sebeple bu

aylar diğerlerine göre daha fazla ta'zime layık ve muhteremdirler. Bundan dolayı bu aylara

haram aylar denmiştir.

Muharrem Ayı muhterem aylardandır. Bu ay Hadis-i Şerifte ifade edildiği üzere "Allah'ın ayı'dır. Muharremi Şerif ayı; içinde meydana gelen ulvi hadiseler, vuku bulan ilahi tecelliler ve İslami bir tarih başlangıcı kabul edilmesi bakımından Müslümanlar arasında büyük bir ehemmiyet arz eder.

Hicretin on altı veya on yedinci senesinde toplanan İslam şurasında ileri sürülen muhtelif fikirler arasında Hz. Ali (k.v.) Efendimiz’in nokta-i nazarı kabul edilip, ilk İslam muhacirlerinin Muharrem ayında hicret etmeleri sebebiyle bu ay tarih başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Hatta Muharrem ayının İslamiyet'ten öncesine uzanan bir şöhreti ve kıymeti de vardır.

Denilebilir ki Muharrem ayı, bütün beşeriyet tarihinde yeri bulunan bir aydır.

Muharrem-i Şerif ayı geldiğinde mü'minlerin birbirlerinin hicri senelerini tebrik

etmeleri ve yeni senenin kendileri ve tüm İslam âlemi hakkında hayırlı olması için Cenâb-ı

Hak'ka dua ve iltica etmeleri icap eder. Ayrıca bu günlerde, fakirlere-yoksullara yardımda

bulunmak, kimsesizleri ve hastaları ziyaret etmek de güzel görülmüş ve çokça ecir ve

mükâfatının olduğu beyan edilmiştir.

            Siz değerli okurlarım

Allah dostları tarafından tavsiye edilen, bu aya mahsus bir takım ibadetler ve vazifeler mevcuttur. Önceki yazılarımda beyan etmiştim. Muharrem’in faziletinden dolayı tekraren yazmayı uygun gördüm ve bu nedenle bir kez daha hatırlatmak isterim.

Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10. gün

aşure pişirmek faziletli ibadetlerdendir. Bunu yerine getirenlerin, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin

Efendilerimizle cennete girecekleri ümit edilir. Bu on günlük orucu tutamayanların,

mümkünse 8, 9 ve 10. günleri oruç tutmaları tavsiye edilmektedir. Rasülüllah (s.a.v.)

Efendimiz 9. gün seferde bulunuyorlardı; o bakımdan yalnız 10. günü oruç tutmuşlar ve "Sağ

olursak gelecek sene 9. günü de tutarız" buyurmuşlardır. Bu ay içerisinde; Perşembe, Cuma, cumartesi günleri peş peşe oruç tutulursa 900 senelik nafile oruç sevabı verileceği

bildirilmiştir.

Bu günlere icab eden itinayı göstermeli ve sünnet müessesesini ayakta tutmaya çalışarak Mevlamız'ın rızasına nâil olabilmenin gayreti içerisinde olmalıdır. Rasülüllah Efendimiz (sav) Hz. buyuruyorlar ki: "Ramazandan sonra oruçların en faziletlisi Muharrem ayında tutulandır. Farzlardan sonra namazların en faziletlisi gece namazıdır.”

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!