KUSUR ARAŞTIRMAK
Yüce Dinimiz, insanların kusurlarını ve gizli hallerini araştırmayı haram kılmıştır. Allah'a ve âhiret gününe îman eden bir kimse başkalarının kusurlarını ve şahsi hallerini araştırmaz. Mümine yakışan davranış; başkalarının kusur ve hatalarını araştırmak yerine kendi eksikliklerini gidermeye çalışmaktır. Peygamber efendimiz bizleri bu hususta ikaz ederek buyuruyor ki; “Müslümanların eksiklerini ve ayıplarını araştırmayın; her kim müslümanların eksiklerini ve ayıplarını araştırırsa yüce Allah da onun ayıbını izler ve evinin içinde de olsa onu rezil ve rüsvay eder”.
Gizli olarak işlenen kusurların araştırılıp ortaya dökülmesi bu günahların bilinmesine, açıkça işlenmesine ve yaygınlaşmasına sebep olur. Bu durumda hata ve kusurları araştıran kimse de işlenen günahlara ortak olmuş olur. Bu itibarla Müslüman, kendi kusur ve eksikliklerini görmeye çalışmalı, başkalarının kusur ve ayıplarını araştırmakla meşgul olmamalıdır. Çünkü kusursuz ve hatasız insan yoktur.
Kusurları araştırıp ortaya döken kimse onların yayılmasını arzu eden kimse gibidir. Halbuki yüce Allah, “Müminler arasında kötü söz ve davranışların yayılmasını seven kimseler için dünyada da âhirette de elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilemezsiniz” (Nur, 19) buyurmaktdaır.
Müslüman kesin ilim sahibi olmadığı mevzularda sırf zanna dayanarak hüküm vermemeli, eğer zannın mevzuu bir kusur ise, üstüne giderek ardını araştırmamalıdır. Çünkü böyle bir davranış inananlara yakışmaz. Yüce Rabbimiz bu mevzuda şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler ! Zannın bir çoğundan sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve gizli hallerini araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın. Her hangi biriniz, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz değil mi? Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul eden ve çok merhametli olandır”.
Ümmetinin meşakkate düşmesini arzu etmeyen, kötü zan bataklıklarında perişan olmalarına gönlü razı olmayan ve merhamet ufkunun en yüce temsilcisi olan sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bakınız bizleri ikaz etmekte ve şöyle buyurmaktadır:
“Zandan sakının, zira zan, haberlerin en yalan olanıdır. Birbirinizin kusurunu öğrenmeye çalışmayın, birbirinizin gizli hallerini araştırmayın, birbiriniz ile benlik yarışına kalkışmayın, birbirinize haset etmeyin, birbirinize buğz etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! kardeş olun”.
Ancak gizli işlenen kusurlar fertlere ve cem’iyyete zarar verecek mahiyette ise, bu tür gizli haller araştırılabilir.
İmanımızda sebat edelim, Allah ve Peygamberine itaat edelim, her türlü haram ve günahtan sakınalım, kul hakkına riayet edelim. Cemiyette iyiliklerin ve güzel hasletlerin çoğalmasına, kötülüklerin, günahların ve çirkin huyların azalmasına ve yok olmasına çalışalım. Bu, dini ve milli bir vazifedir. Ancak bu vazifeyi yaparken çok dikkatli olmalı, hususiyyetle fertlerin mesken masuniyetine, şahsi hayatlarına müdahale sayılabilecek bir davranışta bulunmamalı, kimsenin gizli kusurlarını araştırıp ortaya dökmemelidir.
Kişi başkasının kusur ve kabahatlarını değil de önce kendi kusur ve kabahatlarını görmelidir. Bu cemiyetin düzelmesi için çalışalım ki memleketimizde huzur ve güven olsun.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







