Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
03 Ekim 2014 - 08:59 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

KURBAN BAYRAMI

0 Okunma 0 Paylaşım
Allah-ü Teâla, ihsan buyurduğu nimetlere karşılık biz kullarına zekât ve sadaka-i fıtır gibi bazı mükellefiyetler yüklemiştir. Kurban kesmek de bu vazifelerden biridir.

Cenab-ı Hak, yirmi miskal altın, ikiyüz dirhem gümüşü veya buna denk olacak miktar parası yahut ticaret malı bulunan ve borcu olmayan bir Müslüman’a yılda bir defa kurban kesmeyi vacip kılmıştır.

Mü’min bir kul, bu emri yerine getirirken haliyle şu sözleri ifade etmektedir: “Ya Rabbi, bana sağlık verdin ve emir buyurdun namaz, oruç gibi bedenî vazifelerimi yapmaya çalışıyorum. Bahşettiğin servet karşılığında kurban kesmeyi emrettin, emrine itaat gösteriyorum. Halilin Hazret-i İbrahim’e müyesser kıldığın teslimiyeti, peygamber zade peygamber Hazret-i İsmail'deki fedakârlığı bana müyesser kıl. Hazret-i Cebrail'in getirdiği koçla, Hazret-i İsmail'in boynunu bıçaktan kurtardığın gibi keseceğim bu kurbana karşılık benliğimi de cehennemden halas eyle.”

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Ey insanlar, kurban kesiniz. Onun kanı île Allah'tan sevap isteyiniz. (Akan) kan, her ne kadar yere düşmüşse de, (hakikatte) Allah'ın himayesinde vaki olmaktadır.”

Kurban vazifesinin ehemmiyeti şu hadis-i şerifte açıklanmaktadır: “Kim (el ve mal) genişliği bulup da kurban kesmezse sakın namazgâhımıza yaklaşmasın.”

 

Siz çok kıymetli okurlarım

 

İdrak ettiğimiz bu mübarek gün, Allah-ü Teala'nın biz mü'minlere tayin buyurduğu iki bayramdan biridir. Bugün, herkes aldığı kurbanı keserek dini vecibeyi yerine getirecek ve onun etinden hem kendi yiyecek ve hem de başkalarına yedirecektir. Resülullah Efendimiz buyurmaktadırlar ki:

“(Kurban) arefesi, bayram ve teşrih tekbirleri günleri biz ehl-İslam’ın bayramıdır. O gün, yiyip içme günleridir.”

Bu hadîs-i şerif gereğince bayram günlerimizi İslami emirlere ve millî geleneklerimize uygun olarak ihya etmeli ve birbirimizin bayramını tebrik etmeliyiz. Tasadduklarımızla fakirleri güldürmeli, çocukları bahşişlerle sevindirmeliyiz. Bu hususta öğle çarpıcı misaller vardırki: İslam’ın bu içtimai yardımlaşma ve kaynaşma düzenine insanın, hayran kalmaması mümkün değildir. Bunlardan birini unutulmaz bir örnek olmak üzere arz etmek istiyorum. Bir kurban bayramında Sevgili Peygamberimiz(s.a.v) Efendimiz, kesilmiş bulunan kurban etinin dağıtımını Aişe (r.a.) Validemize sorarlar: Ya Aişe, eti nasıl dağıttınız, Konu Komşuya ne kadarını verdiniz?

Aişe validemiz şöyle der: Ya Rasulallah: Bize kalan tek buttan başka, kurban etinin tamamını dağıttık. Bu açıklama üzerine şöyle buyururlar:

“Demek ki ya Aişe, O tek but hariç, kurbanın eti tamamıyla bize kalmış! Hakikaten de fakir fukara, ihtiyaç sahiplerine dağıttığımız etin hepsi, yarın mahşer günü, amel defterimizde karşımıza çıkacak; konu komşuya yaptığımız ikramlar, ettiğimiz hayırlar, verdiğimiz sadakalar fazlasıyla bize dönecektir. Bunda hiç şüphemiz yok.”

Ancak yapılan ibadetlerin makbuliyetleri ve dağıtılan hayırların rızai ilahîye vesile olabilmesi, ihlas ile ifasına bağlıdır. Aksi halde beklenilen uhrevî fayda elde edilemez. Allah-ü Teâla bir ayeti kerimede söyle buyurmaktadır:

“Onların ne (sadaka edilen) etleri, ne kanları hiçbir zaman Allah'a (yükselip) erişmez. Fakat sizden ona (yalnız) takva ulaşır...”

Bayram, sevinçli bir gündür. Haklı olarak sevinebilmek için, yoksulları sevindirmek gerekir. O zaman yüzümüz de, özümüz de gülecektir.

Bayram, küslerin barışacağı ve dargınlıkların kalkacağı bir gündür. Basit ve nefsani mes'elelerin peşini takip edip, İslam kardeşliğini zedelememeli; bayram günlerini, İslami şiara uygun olarak geçirmeye çalışmalıdır.

Bu vesile ile Kurban Bayramınızı cani gönülden tebrik ederim.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!