KURBAN BAYRAMI
Cenab-ı Hak, yirmi miskal altın, ikiyüz dirhem gümüşü
veya buna denk olacak miktar parası yahut ticaret malı bulunan ve borcu olmayan
bir Müslüman’a yılda bir defa kurban kesmeyi vacip kılmıştır.
Mü’min bir kul, bu emri yerine getirirken haliyle şu
sözleri ifade etmektedir: “Ya Rabbi, bana sağlık verdin ve emir buyurdun namaz,
oruç gibi bedenî vazifelerimi yapmaya çalışıyorum. Bahşettiğin servet karşılığında
kurban kesmeyi emrettin, emrine itaat gösteriyorum. Halilin Hazret-i İbrahim’e
müyesser kıldığın teslimiyeti, peygamber zade peygamber Hazret-i İsmail'deki fedakârlığı
bana müyesser kıl. Hazret-i Cebrail'in getirdiği koçla, Hazret-i İsmail'in
boynunu bıçaktan kurtardığın gibi keseceğim bu kurbana karşılık benliğimi de
cehennemden halas eyle.”
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle
buyurmuşlardır:
“Ey insanlar, kurban kesiniz. Onun kanı île Allah'tan sevap isteyiniz. (Akan) kan, her ne kadar yere
düşmüşse de, (hakikatte) Allah'ın himayesinde vaki olmaktadır.”
Kurban vazifesinin ehemmiyeti şu hadis-i şerifte
açıklanmaktadır: “Kim (el ve mal)
genişliği bulup da kurban kesmezse
sakın namazgâhımıza yaklaşmasın.”
Siz çok
kıymetli okurlarım
İdrak ettiğimiz bu mübarek gün, Allah-ü Teala'nın biz
mü'minlere tayin buyurduğu iki bayramdan biridir. Bugün, herkes aldığı kurbanı
keserek dini vecibeyi yerine getirecek ve onun etinden hem kendi yiyecek ve hem
de başkalarına yedirecektir. Resülullah Efendimiz buyurmaktadırlar ki:
“(Kurban) arefesi, bayram ve teşrih tekbirleri
günleri biz ehl-İslam’ın bayramıdır. O gün, yiyip içme günleridir.”
Bu hadîs-i şerif gereğince bayram günlerimizi İslami
emirlere ve millî
geleneklerimize uygun olarak ihya etmeli ve birbirimizin bayramını tebrik
etmeliyiz. Tasadduklarımızla fakirleri güldürmeli, çocukları bahşişlerle sevindirmeliyiz. Bu hususta öğle çarpıcı
misaller vardırki: İslam’ın bu içtimai yardımlaşma ve kaynaşma düzenine
insanın, hayran kalmaması mümkün değildir. Bunlardan birini unutulmaz bir örnek
olmak üzere arz etmek istiyorum. Bir kurban bayramında Sevgili Peygamberimiz(s.a.v)
Efendimiz, kesilmiş bulunan kurban etinin dağıtımını Aişe (r.a.) Validemize
sorarlar: Ya Aişe, eti nasıl
dağıttınız, Konu Komşuya ne kadarını
verdiniz?
Aişe validemiz
şöyle der: Ya Rasulallah:
Bize kalan tek buttan başka, kurban etinin tamamını dağıttık. Bu açıklama üzerine şöyle buyururlar:
“Demek ki ya Aişe, O tek but hariç, kurbanın eti
tamamıyla bize kalmış! Hakikaten de fakir fukara, ihtiyaç sahiplerine dağıttığımız
etin hepsi, yarın mahşer günü, amel defterimizde karşımıza çıkacak; konu
komşuya yaptığımız ikramlar, ettiğimiz hayırlar, verdiğimiz sadakalar
fazlasıyla bize dönecektir. Bunda hiç şüphemiz yok.”
Ancak yapılan ibadetlerin makbuliyetleri ve dağıtılan
hayırların rızai ilahîye vesile olabilmesi, ihlas ile ifasına bağlıdır. Aksi
halde beklenilen uhrevî fayda elde edilemez. Allah-ü Teâla bir ayeti kerimede
söyle buyurmaktadır:
“Onların ne (sadaka edilen) etleri, ne
kanları hiçbir zaman Allah'a (yükselip) erişmez. Fakat sizden ona
(yalnız) takva ulaşır...”
Bayram, sevinçli bir gündür. Haklı olarak
sevinebilmek için, yoksulları sevindirmek gerekir. O zaman yüzümüz de, özümüz de gülecektir.
Bayram, küslerin barışacağı ve dargınlıkların
kalkacağı bir gündür. Basit ve nefsani mes'elelerin peşini takip edip, İslam
kardeşliğini zedelememeli; bayram günlerini, İslami şiara uygun olarak geçirmeye çalışmalıdır.
Bu vesile ile Kurban Bayramınızı cani gönülden tebrik
ederim.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







