Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
03 Kasım 2011 - 21:42 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

KURBAN BAYRAMI

0 Okunma 0 Paylaşım

Allah-ü Teala, ihsan buyurduğu nimetlere karşılık biz kullarına zekat ve sadaka-i fıtır gibi bazı mükellefiyetler yüklemiştir. Kurban kesmek de bu vazifelerden biridir.

Cenab-ı Hak, yirmi miskal altın, ikiyüz dirhem gümüşü veya buna denk olacak miktar parası yahut ticaret malı bulunan ve borcu olmayan bir Müslüman’a yılda bir defa kurban kesmeyi vacip kılmıştır.

Bu dinî vecibeyi yerine getirmek. Hakk'ın muhabbetini mal sevgisine tercih etmektir. Cenab-ı Hak okuduğum ayet-i kerimede buyuruyor ki:«Rabbin için namaz kıl ve kurban kes»

Mü’min bir kul, bu emri yerine getirirken haliyle şu sözleri ifade etmektedir: «Ya Rabbi, bana sağlık verdin ve emir buyurdun namaz,oruç gibi bedenî vazifelerimi yapmaya çalışıyorum. Bahşettiğin servet karşılığında kurban kesmeyi emrettin, emrine itaat gösteriyorum.Halilin Hazret-i İbrahim’e müyesser kıldığın teslimiyeti, peygamberzade peygamber Hazret-i İsmail'deki fedakarlığı bana müyesser kıl. Hazret-i Cebrail'in getirdiği koçla, Hazret-i ismail'in boynunu bıçaktan kurtardığın gibi keseceğim bu kurbana karşılık benliğimi de cehennemden halas eyle».

İdrak ettiğimiz bu mübarek gün, Allah-ü Teala'nın biz mü'minlere tayin buyurduğu iki bayramdan biridir. Bugün, herkes aldığı kurbanı keserek dini vecibeyi yerine getirecek ve onun etinden hem kendi yiyecek ve hem de başkalarına yedirecektir. Resülullah Efendimiz buyurmaktadırlar ki:

«(Kurban) arefesi, bayram ve teşrih tekbirleri günleri biz ehl-İslam’ın bayramıdır. O giin, yeyip içme günleridir»

Bu hadîs-i şerif gereğince bayram günlerimizi İslamî emirlere ve millî geleneklerimize uygun olarak ihya etmeli ve birbirimizin bayramını tebrik etmeliyiz. Tasadduklarımızla fakirleri güldürmeli, çocukları bahşişlerle sevindirmeliyiz. Bu hususta öğle çarpıcı misaller vardırki: İslamın bu içtimai yardımlaşma ve kaynaşma düzenine insanın, hayran kalmaması mümkin değildir. Bunlardan birini unutulmaz bir örnek olmak üzere arz etmek istiyorum. Bir kurban bayramında Sevgili Peygamberimiz(s.a.v) Efendimiz, kesilmiş bulunan kurban etinin dağıtımını Aişe (r.a.) Validemize sorarlar: Ya Aişe, eti nasıl dağıttınız, Konu Komşuya ne kadarını verdiniz?

Aişe validemiz şöyle der: Ya Rasulallah. bize kalan tek buttan başka, kurban etinin tamamını dağıttık. Bu açıklama üzerine şöyle buyururlar:

Demek ki ya Aişe, O tek but hariç, kurbanın eti tamamıyla bize kalmış! Hakikaten de fakir fukara, ihtiyaç sahiplerine dağıttığımız etin hepsi, yarın mahşer günü, amel defterimizde karşımıza çıkacak; konu komşuya yaptığımız ikramlar, ettiğimiz hayırlar, verdiğimiz sadakalar fazlasıyla bize dönecektir. Bunda hiç  şüphemiz yok.

Ancak yapılan ibadetlerin makbuliyetleri ve dağıtılan hayırların rızai ilahîye vesile olabilmesi, ihlas ile ifasına bağlıdır. Aksi halde beklenilen uhrevî fayda elde edilemez. Allah-ü Teala bir ayeti kerimede söyle buyurmaktadır:

Onların ne (sadaka edilen) etleri, ne kanları hiçbir zaman Allah'a (yükselip) erişmez. Fakat sizden ona (yalnız) takva ulaşır...»

Bayram, sevinçli bir gündür. Haklı olarak sevinebilmek için, yoksulları sevindirmek gerekir. O zaman yüzümüz de, özümüz de gülecektir.

Bayram, küslerin barışacağı ve dargınlıkların kalkacağı bir gündür. Basit ve nefsani mes'elelerin peşini takip edip, İslam kardeşliğini zedelememeli; bayram günlerini, islami şiara uygun olarak geçirmeye çalışmalıdır. Bu vesile ile tüm islam aleminin ve siz değerli okurlarımızın bayramlarını tebrik eder, nice bayramlarda kavuşmak dileğiyle.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!