Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
26 Temmuz 2012 - 21:54 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

Kur'an-ı Kerimi Okumak

0 Okunma 0 Paylaşım
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın emir ve yasaklarını, dünya ve ahiret saadetinin neye bağlı olduğunu, Cenab-ı Hakka karşı vazifelerimizin neler olduğunu ve nasıl yapılacağını açıklamak üzere gönderilmiş bulunmaktadır. Bu itibarla her müminin Kur’an-ı Kerimi okumayı öğrenmek mecburiyetindedir. İbn-i Mesud (r.a.) şöyle buyurmaktadır: Kur’an-ı Kerim şefaatçidir, sahibi için çalışır. Kim Kur’anı kendisine kılavuz edinirse Kur’an onu cennete götürür. Kim de onu arkasına atarsa bu hali de onu cehenneme sürükler. Kur’an-ı Kerim Allahın kullarına bir ziyafetidir, Allaha varan sağlam bir ip, açık bir nurdur. Kendisine yapışanlar için korunak, esaslarına uyanlar için bir kurtarıcıdır. O kişiyi eğriltmez doğrultur, hak yoldan saptırmaz Allaha götürür. Ayet-i Kerimede Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: Gerçek bu Kur’an (insanları) öyle bir şeye (yola) doğrultup götürür ki o, en adil ve en doğru bir (yol)dur. Güzel amel (ve hareket)lerde bulunan müminlere kendileri için bir ecir olduğunu müjdele.(İsra süresi 9. ayet) Amr ibn as (a.s.) şöyle buyuruyor: Kim ki Kur’an-ı Kerimi okur ve amel ederse sanki peygamberlik onun iki yanına konmuş gibidir, sadece ona vahiy gelmez. Ancak nasıl ki raflarda dizi dizi durmakta olan nefis yemeklerin bedenimize bir faydası olmazsa aynen bunun gibi evlerimizde raflarda tozlanan okumadığımız veya okuyup ta amel etmediğimiz Kuran-ı Kerim mana hayatımıza bir faide vermez. Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor: Kur’an-ı okuyan mümin tıpkı bir kavuna benzer ki kokusu da güzeldir, tadı da. Kur’an-ı okumayan mümin hurmaya benzer ki tadı güzeldir, fakat kokusu yoktur. Kur’an-ı okuyan günahkâr tıpkı bir reyhana benzer ki kokusu güzeldir, fakat tadı acıdır. Kur’an-ı okumayan günahkâr Ebu cehil karpuzuna benzer ki kokusu olmadığı gibi tadı dahi yoktur. Muaz bin cebel (r.a.) ın rivayet ettiği bir hadisi şerifte Peygamberimiz buyuruyor ki: Üç şey vardır ki, onlar dünyada yabancı gibidirler. Bunlar: Zalimin zihnindeki Kur’an, kötüler arasındaki iyi insan, okunmayan evdeki Kur’an-ı Kerimdir. Cennet derecelerinin, Kur’an ayetleri adedince olduğu söylenir. Kıyamet günü olunca Kur’an-ı Kerimi okuyan için; oku ve yüksel! Denilir. Eğer Kur’anın yarısını biliyorsa kendisine şöyle söylenir: Daha fazlasını biliyor olsaydın dereceni mutlaka artırırdık. Hadisi şerifte şöyle buyruluyor: Kim ki namazda kıyamda iken Kur’an okursa okuduğu her harf için yüz sevap yazılır. Kim de namazda oturur iken Kur’an okursa okuduğu her harf için elli sevap yazılır, Namazın dışında okuyan için her harfine on sevap vardır, Kimde okunan Kur’anı sevap kazanmak kasdıyla dinlerse ona bir sevap vardır. Kimde hatm edinceye kadar Kur’anı okur ise onun için Allah’ü teala katında makbul bir dua vardır ki karşılığını ya dünyada alır veya ahirette... Kur’an-ı okuyup amel eden kişinin cahillik edene cahillik etmesi, mağrurluk taslayana mağrurluk taslaması doğru değildir. Diğer insanlardan ahlakça daha üstün olduğunu göstermelidir. Herkesin uyumakta olduğu bir sırada geceleyin, herkesin oruçsuz olduğu zamanda oruçlu olarak onu okumalı, Onun neşesi Kur’an, Hüznü Kur’an olmalıdır. Kur’an okuyan halim, selim, yumuşak huylu, alçak gönüllü olmalıdır. Hadis şerifte şöyle buyruluyor: Üç zümre insan vardır ki onların hakkını ancak münafık olanlar hafife alabilirler: Adil devlet adamı, islamın muzafferiyyeti uğruna saçını ağartanlar, kuranın hizmetçileri…

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!