03 Ağustos 2015 - 18:58 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
"KÖYÜNDE OTUR SOĞAN YE!"
Bir
televizyonun kanalının ana haber bültenini izliyorum. Tarih, 02 Ağustos 2015.
Yani yirmi birinci asırdan 15 yıl almışız. Yani dünyada eloğlununmedeniyetin ve
bilimin zirvesine çıktığı yıllar. Yani dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip
olduğumuz yıllar…
Aslında
haber çok sıradan, izleyenlerin de ilgisini çekmemiştir sanırım. Bu mevsimde
sürekli yaşadığımız için kanıksadığımız bir haber.
Güzel ülkemin
bilmem neresini, neresine bağlayan duble yolunda bir tır yağ gibi akıp giderken
polisler tarafından durduruluyor. Eee, ne var bunda diye bilirsiniz. Buraya
kadar olan kısım gayet rutin…
Polis, tırı
durdurunca konteynırın kapısını açıyor. Kapının önü yükle dolu. Sonra polis
müdahale ediyor ve tırın kasasından yüklerin üstünden binakırinsan inmeye
başlıyor. Bir, iki, on, otuz… ha bire insan iniyor. Çelik çocuk, genç yaşlı;
insanlar inmeye devam ediyor. Kırk, elli, yetmiş… tamam bitti herhalde
diyorsunuz. O da ne! Seksen, doksan…yetmiyor tam doksan beş kişi iniyor tırdan.
Buraya kadar var
mı bir sorun?
“Yok!”
cevabını verdiğinizi duyar gibi oluyorum.
Her neyse… Ben
bunların hiçbirine takılmıyorum. Olumlu tarafından bakıyorum biraz. Bu kadar
insan, olsa olsa uçak ya da şehirler arası otobüs bileti bulamadığı için bir
tırın kasasında yolculuk yapmak zorunda kalmışlardır. Bilet olsaydı
bastırırlardı parayı anam has gine yolculuklarını yaparlardı zaten. On bin
küsur dolar millî gelire sahip olan bir ülkenin vatandaşları böyle bir duruma
tenezzül bile etmez!
“O zaman senin derdin ne?” diye sorduğunuzu hissediyorum.
Benim dikkatimi
çeken bir görevli ile ak yaşmaklı bir anne arasında geçen diyalog. Genç annenin
söyledikleri beni koltuğa çivilerken, kamu görevlisinin söyledikleri de son
derece üzdü.
Görevli,görevini
yapmanın verdiği huzurla soruyor: “Neden
canınızı tehlikeye atıyorsunuz?”
Ekmek parası
kazanmak için yerinden yurdundan olan genç kadın kucağında dört beş yaşlarında
çocuğu olduğu halde: “Mecburuz, mecbur
olmasak bu eziyeti çeker miyiz?”cevabını veriyor Devletin kutsal vazifesini
yapan görevlisine.
Ardından, görevlinin“O zaman köyünüzde oturun, soğan yiyin. Hiç
olmazsa canınızdan olmazsınız.”diye meseleyi kendince çözen yaklaşımı
geliyor ve taşımacılık sorununu bir anda sıfırlıyor.
Bu manzara
yüreğimi burktu.İnsanların haline mi yanarsın, görevlinin verdiği cevaba mı
yoksa dereceli ekonomimin çaresizliğine mi, bilemedim.
2015
Türkiye’sinde insanlar yaşadığı topraklarda karnını doyuramıyorsa, geçimlerini
sürdürebilmek için ölümü göze alarak insan onuruna yakışmayacak şartlarda
çalışmak zorunda kalıyorsa yazacaklarımı anlatmaya kelimelerin kifayetsiz
kalacağı bilinmelidir.
Bu ülkede hâlâ
çöpten sebze toplanıyorsa, insanlar tır içinde yolculuk yapmak zorunda
kalıyorsa ve çocuklar yatağa aç giriyorsa ekonominin kimler için büyüdüğü
bellidir. Eğer bir ülkede yetmiş yedi bin insan, bu ülkenin tüm gelirlerinin
%54’üne sahipse 77 milyonluk Türkiye’de, yetmiş altı milyon dokuz yüz otuz üç
bin insan, diğer yetmiş yedi bine hizmet ediyor demektir.
Ben, milletimin
düştüğü bu durumu içime sindiremiyorum. Türk insanı bunları hak etmiyor.
Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı vermiş benim aziz milletime bu manzaralar hiç
yakışmıyor.
Bir tarafta evi
barkı olmayan, ezile ezile yaşayan, başkasının eline bakan milyonlarca insan;
diğer tarafta para derebeyleri, siyasi baronlar, zevk-ü sefa içinde yaşayan
elli bin.
Bu ülkenin
hiçbir vatandaşı bölgesi ne olursa olsun ikinci sınıf bir vatandaş değildir. Ülkemizin
bölücü terörle sınandığı şu günlerde kahpe
düzenin yiğit çocuklarına çok iş düşmektedir. Onlar “Ne ezen ne ezilen; yaşasın millet yıkılsın düzen!”deyip“Komşusu aç yatarken tok yatan bizden
değildir.”düsturuyla saygın Türkiye’nin müjdeleyicisi olacaklardır.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı

Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor

Piraziz’de Yağmur Suyu Hattı Çalışmaları Sürüyor
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



