14 Şubat 2013 - 23:02 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
KİTAP VE SÜNNET
Sohbetime Cenab-ı Hakkın Hıcr
Suresi’ndeki şu ayeti kerime meâli ile başlamak istiyorum.
“Şüphe
yok ki o zikri (Kur’ân’ı) biz indirdik biz ve elbette biz onu muhafaza da
edeceğiz”
Yukarıda meâlini verdiğimiz ayet-i kerimenin tefsirinde, bu hususla
alakalı olarak şu
ifadelere yer verilmektedir: “Allah
(c.c.) Kur’an’ın ziyade, noksan, tağyir ve tahriften
muhafazasını vaat etmiş, bu muhafazanın kıyamete kadar baki
olduğunu haber vermiştir. O halde bu vaat varken “Sahabe niçin Kur’an’ın
cem’iyle meşgul oldular?” gibi bir süal de sorulamaz. Zira hafızların
ezberlemesi gibi, Sahabe-i Kiram’ın gayretleri de Allah-ü Teâlâ’nın Kur’ân-ı
Muhafazası’na dâhildir. Yani Cenab-ı Hak muhafazayı vaat ettiği için, onları bu
surette cem-u zabta muvaffak kılmıştır.
Burada şu hususu unutmamak lazımdır:
Kur’an’ın muhafazasına Sünnet-i Seniyye’nin
muhafazası da dâhildir. Zira Sünnet, Kur’an-ı Kerim’in tefsiridir,
tatbikidir. İkisi etle kemik
gibidir. Bu ikisini ayrı düşünmek ya da ayırmak mümkün değildir. Bu
husus bir hadis-i şerifte
şöyle ifade edilmiştir: “Size iki şey
bırakıyorum ki onlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla dalalete düşmezsiniz:
Allah’ın Kitabı ve Rasülü’nün Sünneti” İşte bundan dolayı Kur’ân-ı
Kerim’in nakli
hususunda olduğu gibi Sünnet-i Seniyye’nin tesbit ve naklinde de, başta
Sahabe-i Kiram
olmak üzere muhaddislerimiz, o kadar büyük gayretler göstermişlerdir ki
hayran olmamak
mümkün değildir. Muhaddislerimizin takib ettiği “Tesbit ve Rivayet Usulü”
de başka hiçbir
ümmette olmayan harika bir usuldür ve bu usul ile Sünnet-i Seniyye
muhafaza altına alınarak doğru bir şekilde nakledilmiştir.
Değerli
okurlarım
Müfessirlerimiz Kur’ân-ı Kerim’in,
kıyamete kadar devam edecek bu muhafazasının
nasıl olacağı hususunda birçok vecihler zikretmişlerdir. Bu
vecihlerden biri de şudur: “Allah
Teâlâ kıyamete kadar, Kur’ân’ı öğrenip öğretecek, halk arasında
neşredecek bir cemaati vazifelendirmek suretiyle, O’nu muhafaza eder” Bu itibarla
Sahabe-i Kiram’dan sonra gelen
Tabiîn ve Tebe-i
Tabiîn Hazeratı, Mezheb İmamlarımız, diğer âlimlerimiz, Allah Dostları hepsi Kur’an’a ve
Sünnet-i Nebeviyye’ye hizmet etmişler, hükümlerinin anlaşılması ve yaşanması için
muazzam mesailer harcamışlardır. O gün olduğu gibi bu günde, bu günden sonra da kıyamete
kadar, Kur’an’a hizmet eden bir topluluk hep bulunmuştur ve bulunmaya da devam edecektir.
“Kur’an Müslümanlığı” adı altında sünneti ortadan kaldırmaya çalışan, mezheb
imamlarımızı küçümseyip, mezhepsizliği mezhep haline getirmeye gayret edenlerin
karşısında, Kur’an’a ve Sünnet’e sımsıkı sarılan, Selefi
Salihiyn’in kıymetini bilip onların isimlerini hürmetle anan, eserlerine
sahip çıkan o topluluk da hizmetlerine devam edecektir. İşte tüm bu hizmetler, Kur’an’ın
mahfuziyyetinin neticesidir ve ayet-i kerimenin manasına dâhildir.
Hz. Allah bizleri son anımıza kadar Kur’an-ı Kerime
hizmet edenlerden eyleyip, bu düşünce içerisinde inançla ve itaatle yaşabilmeyi
cümlemize nasip ve müyesser eylesin. (Amin)
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!

Sardes’te 2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



