13 Şubat 2012 - 22:15 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
KİBİR VE TEVAZU
Allah Teala, insanoğluna çeşit çeşit ve pek çok nimetler vermiştir. İnsan, bu nimetlerin hakiki sahibini unuttuğu zaman ğaflete düşer; mal ve servetin, güç ve kuvvetin kendine ait olduğunu sanır da büyüklük taslamaya başlar. Hava verilmiş balon gibi, benlik duygusu kabarır, artık kendinden başka bir kimsenin ne fikrini beğenir ne de yaptığından hoşlanır. Tamamen hakikatın ifadesi olsa da, başkasının sözü ile hareket etmez; dinin hakikatlerini bile başkasının ağzından duysa kabul etmez, kendisini, akıl da dahi; kuvvette, rüstem ve servette üstün görür. Netice itibariyle bu duygu insanı inkar fırtınasına kaptırır ve kendi öz nefsine taptırır.
İblis, büyüklük taslaması yüzünden, kendinin ateşten, Adem’in topraktan yaratıldığını iddia edip Allah’ın emrine karşı gelmedi mi?
Fir’avn, kibir yüzünden, Ulühiyyet davasına kalkıp “Ben sizin en yüce Rabbinizim” diyerek kavmini kendisine taptırmış ve bu yüzden Allah’ın kahrına uğramıştı.
Nemrut, kibre kapılıp, Ulühiyyet iddiasına kalkıştı. Onun kafasındaki ulühiyyet sevdasını Cenab-ı Hakk bir sivri sineğe parçalattı.
Bizden evvel yaşamış, kimi yel ve kimi sel ile helak olmuş, kimi yere geçmiş kavimlerin batış sebeblerini Kur’an-ı Kerim şöyle açıklamaktadır: “Onlar, yeryüzünde büyüklük taslamışlardı.”
Halbuki insan,vicdan aynasının karşısına geçip bir kendine bir de alemlere baktığı zaman ibretle görecektir ki, kainatın yanında kendi varlığı pek küçük ve bir nokta kadar silik kalır.Dünya ve dünyadan daha büyük semavi ecramın milyarlarcasının gezip dolaştığı bu kainat içinde insanın varlığı ne olabilir?
Diğer insanlara kıyasla bizim üstün bir tarafımız yoktur.Onlarla hilkatte bir eş,hakikatte kardeşiz;hep Hazreti Adem’in ve Hazret-i Havva’nın çocuklarıyız.yaratılışdaki değerler bakımından aynı seviyede bulunan insanlar
arasında mal, servet, güç ve kuvvet iftihar vesilesi olamaz.
Güçlü kuvvetliyim arkam var deme,
İnsanı sırt üstü yere seren var!
İnsan, asli maddesini düşünecek olursa karşısına bir yığın çamur çıkar.balçıkla iftihar, akıllı kimsenin yapacağı bir iş midir? Fakat aklın da yanılması ve dalaletleri vardır. Aklın sapkınlığı, heva ve heveslerin peşine takılmasıdır.
Büyüklük ve azamet,Allahü Teala’ya mahsusdur. Kim kendinde büyüklük görür ve kibir taslarsa Allah onu zelil eder. Güneş ışığını ayaklar altına serdiği için yücelmişdir.İnsan tevazuda güneş gibi olmalı ki, Allah onu başlara tac etsin!
Bir tohum, benliğini korumadıkça filizlenip gelişemez; toprağın sinesine düşüp mahvolduğu zaman, yeşerip filizlenmeye başlar.
Hangi dalın meyvesi çoksa başı aşağı iner. Meyvesiz dal ise havaya doğru boy verir.Bir yay gibi, tevazu ile eğilen kimsenin duaları Allah tarafından kabul olunur.Başı tekebbürle havaya kalkan insan, menzile ulaşamaz.
Şeref ve iğtibarı, büyüklük taslamakda arayanlar onu hiçbir zaman bulamazlar.
Başı; tevazu ile ruku’a, huşu ile sucuda varan insan ,kendini toprak seviyesinde görüp mahviyyet gösterirse Allah onu yüceltir. Cismi ile yer yüzünde ismi ile mele-i alada değer kazanır. Okumuş olduğum ayeti kerimede buyrulmaktadır ki :
“İnsanlardan (kibirlenip) yüzünü çevirme. Yer yüzünde şımarık yürüme. Zirâ Allah her kibir taslayan, kendini beğenip öğüneni sevmez.”
Kibir cinnetine tutulan kimse Hakkın cennetine giremez. Resûlüllah Efendimiz bir gün şöyle buyurdular:
“Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.” Bunun üzerine ashabtan bir zât:
“Bir adam, elbisesinin güzel ve ayakkabısının iyi olmasını sever. (Bu da kibir midir?)” dedi. Resûl-i Ekrem:
“Allah güzeldir, güzelliği sever.Kibir hakkı reddetmek ve insanları hakir görmektir” buyurdu.
Peygamber Efendimiz tevâzuun kemâl mertebesinde bulunduğundan dolayı, yoksulların ziyaretine gider, kölelerin davetine varır ve fakirlerle oturup kalkardı. Ashâbının yanına vardığı zaman boş bulduğu yere ve onların arasında otururdu.
Âkil isen kimseye etme hakaretle nazar,
Sırçayı gevher bil ey dil, serçeyi ankâ gözet.
Bâyezit Bistâmi hazretlerine “Bir kimse ne zaman mütevazi olabilir?” diye sorulmuş, verdiği cevapta:
“Kendine mahsus (manevi) bir makam ve hâl görmediği, halk içinde kendinden daha şerli bir kimse bulmadığı zaman” buyurdu.
Bir kul, Allah için tevâzu gösterirse Allah o kimseyi yüceltir. Ömer b. Abdülaziz’e bir akşam misâfir gelmişti. Yatsı namazından sonra bir şey yazmaya başladı. Misâfirde yanında oturuyordu. Kandilin yağı azalmış, sönme vaziyeti göstermişti. Misâfir:
- Kalkıp kandile yağ koyayım, dedi. O:
- Bir kimsenin, misâfirine hizmet ettirmesi mürüvvete uymaz, dedi. Misâfir:
- O halde hizmetçiye haber vereyim, dedi. O:
- Hayır! O, şimdi ilk uykusundadır, uyandırmak doğru olmaz, cevabını verdi. Kalkıp bardağı kendi getirdi ve kandile yağ koydu.
Misâfir:
- Ey mü’minlerin emiri, neden kendiniz kalktınız? Deyince Ömer b. Abdül-Aziz:
- Ömer olarak gittim, Ömer olarak döndüm. (Değişen bir şey olmadı.) Allah yanında insanların hayırlısı alçak gönüllü olanıdır, dedi.
Tevâzuun en üstün derecesi, müslümanlarla karşılaştığında önce selâm vermek, bir yere varınca aşağıya oturmak ve kendisinin iyilik ve takvâ ile anılmasından hoşlanmamaktır.
Tevâzu sahiplerine karşı alçak gönüllü davranmak, İslâmî bir edep ve insanca bir harekettir. Ashâbtan Zeyd b. Sâbit hayvanına binmiş bir halde iken Abdullah b. Abbas onun özengisini tutmak için yanına yaklaştı. Zeyd (R.A.):
- Ey Resûlüllahın amcasının oğlu, ne yapıyorsunuz? dedi. İbni Abbas:
- Bilginlerimize böyle davranmamızı bize Resûlüllah emretti, cevabını verdi. Zeyd b. Sâbit İbni Abbas’ın elini tuttu, öptü ve:
- Ehl-i Beyt’e karşı böyle davranmamızı da bize Resûlüllah emretti, cevabını verdi. Ne üstün kemâl, ne yüce tevâzu! Büyüklerin halleri, hallerin büyüğüdür!
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
“Mütevâzi insanları gördüğünüzde onlara alçak gönüllü davranınız. Büyüklük taslayanları gördüğünüzde onlara karşı büyüklük gösteriniz. Bu onları küçültmek ve alçaltmaktır. Böyle hareket ettiğiniz için size sadaka (sevabı) vardır.”
Sohbetime bir âyet meâliyle son verelim:
“Yer (yüzün) de Kibr-ü azametle yürüme. Çünkü (ne kadar bassan) Arzı cidden yaramazsın, boyca da aslâ dağlara eremezsin.”
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Piraziz’de Yağmur Suyu Hattı Çalışmaları Sürüyor

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!

Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor

Sardes’te 2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



