Karadeniz’in bekleyen felaketi: depremler veya tsunami
Türkiye’yi sarsan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremin ardından; olası Marmara depremi nedeniyle gözler İstanbul'a çevrilirken, Karadeniz fayının deprem riski taşıdığı unutuluyor… Olası bir depremde dolgu yapılar olan; Karadeniz Sahil Yolu ve Ordu-Giresun Havalimanı’nın çökmesi, erozyona uğraması ve tsunami olması bilimsel bir gerçekliktir. Ayrıca Karadeniz kıyısındaki yapıların çoğunluğu deniz kumundan yapıldığı unutulmamalıdır.
Türkiye'yi sarsan afetlerden sonra, şehirlerdeki yapı stoklarının depreme dayanıklılığı gündemde yerini koruyor. Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler ve komşu ülke Gürcistan'da 12 Şubat'ta 4.4 ile 3.6 büyüklüğünde olan 2 depremin özellikle Rize ve Artvin'de hissedilmesi sonrası Karadeniz'de, deniz tabanından geçen fay hattında deprem yaşanma olasılığını gündeme getirdi. Beklenen olası Marmara depremi nedeniyle tüm gözler İstanbul'a çevrilirken, uzmanlar, Karadeniz fayının, deprem riski taşıdığına dikkat çekti.

Haritadaki yanlışlık, sağlıksız yapılaşmanın sebebi!
Karadeniz sahiline paralel giden Karadeniz fayı 1968 yılında 6.6 büyüklüğünde bir deprem üretmişti ve o dönemde kaza olan Bartın'ı yıkmıştı. Bartın'da yaşanan deprem ve tahribat bu bölgenin o zamanki haritada 'birinci derece deprem bölgesi' ilan edilmesine neden oldu. Karadeniz fayının yıkmadığı Trabzon ve Rize ise 'dördüncü derece deprem bölgesi' yapılmıştı; Uzmanlar bunun büyük bir yanlışlık olduğunu belirtiyor. Gerek Bartın gerekse Trabzon, aynı sismik zonda bulunuyor. Bartın ne ise Trabzon ve Rize de aynı derecede risk taşıdığı bilinmelidir.

Tehlike Haritaları 5 yılda 1 yenilenmelidir!
Bu yanlışlık 23 sene sonra değiştirildi. 2019 yılında yayınlanan haritada bütün Karadeniz sahili eşdeğer bir deprem tehlikesine sahip oldu. Bugün Trabzon ve Rize hangi deprem çekincesine sahipse Bartın da aynısına sahiptir. Bu yanlışlık 23 yıl boyunca Trabzon ve Rize'de sağlıksız, depreme açık yapılaşmanın sebebi oldu. Muhakkak surette deprem tehlike haritaları en az 5 yıl içinde yenilenmelidir. Yenilenmeyen haritalar, 23 yıl boyunca Trabzon ve Rize yöresinde dolgular ve kıyı üzerinde sağlıksız yapılaşmaya neden oldu. 'Doğu Karadeniz deprem bölgesi değildir' algısı, bugüne kadar herkesin de kabul ettiği sağlıksız bir yapılaşmaya neden olmuştur. Bunun düzeltilmesi ve ortadan kaldırılması gerekmektedir.
'50 yıl içinde Doğu Karadeniz’de olabilecek deprem, Bartın depremine yakın olabilir'
Karadeniz fay hattında olası yaşanacak depremle ilgili öngörüde bulunan Uzmanlar, deprem tehlike haritalarının; depremin ne zaman ve nerede olacağını göstermediğini ve İstanbul'da deprem beklerken Trabzon'da her an bir deprem oluşabileceğini bildirdiler. Sonuç olarak depremin ne zaman ve nerede olacağını kimse bilmiyor. Tahmini zaman ve yer vermek gerekirse önümüzdeki 50 yıl içerisinde Trabzon’da olabilecek depremin yüzde 90 olasılıkla 6.6, yani Bartın depremine yakın bir deprem olması ön görülüyor. Yüzde 10 olasılıkla da bu depremden daha büyük olma olasılığı var. Ancak bu 6.6 deprem şiddeti ve yer sarsıntısı sağlam zemin için geçerlidir.

'Karadeniz fayı göz ardı edilmemeli'
Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) bilim insanları da Gürcistan'daki depremlerin, özellikle Rize ve Artvin'de hissedilmesine ilişkin yayımladığı 'Karadeniz'in depremselliği' konulu bilgi notunda, son 20 yılda Trabzon, Rize ve Ordu açıklarında, büyüklükleri 2.5 ile 4,5 arasında değişen depremler yaşandığını belirtilerek, "Gürcistan'daki depremler, Karadeniz fayının aktif olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle özellikle Karadeniz fayı göz ardı edilmemeli" denilmişti.
Karadeniz’de olabilecek bir deprem; tüm Karadeniz kıyısının yok olmasına ve geri dönüşü olmayan maddi ve manevi tahribatlara neden olabilir…

Karadeniz Sahil Yolu ve Ordu-Giresun Havalimanı büyük risk taşımaktadır!
AFAD ise, bu verilerin yanında mikro bölgelendirme çalışmaları yapılması gerektiğini söylüyor. Yani heyelan sahaları, dolgu alanlar, dere yatakları ve zayıf zeminler için ayrı bir bölgelendirme yapmanız gerekiyor. Giresun genelinde deprem riski ve olasılıklar düşünüldüğünde; Karadeniz sahil Yolu’nun ve Ordu-Giresun Havalimanı’nın deniz dolgusu olduğu unutulmamalıdır. Bu yapıların olası bir doğal afette erozyona uğraması kuvvetle muhtemel bir gerçekliktir. Çözüm üretmek gerekirse, tüm yerel yönetimlerde de kesinlikle 'İl Afet Bilim Kurulu' oluşturulmalı; bu kurul yöneticileri bilgilendirmeli ve deprem, heyelan, sel gibi afetlerin zararlarını en aza indirmek için yöntemler geliştirmelidir.
HABER: YAŞAR KEMAL HABİBOĞLU
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







