KANSER
Aslında konunun kanser ile bir ilgisi yok.
Lakin, göçmen sorunu
Vücudumuzdaki kanser hücresi gibi.
Sessiz ve sinsi sinsi büyüyor.
Şimdi hiç bir şey fark etmiyoruz.
Evliya gibi davranıyoruz ya.
Doktor geç kalmışsınız dediğinde
Evliyalar bile kurtaramayacak bizi.
Aslında sadece bu göçmen sorunu bile milli bir bütünlük içinde olmamıza yetiyor da
İnsan egosu
Kanser gibi yiyip bitiriyor insanı.
Seçime iki hafta gibi zaman kaldı.
Geldiğimiz bu noktada, Bulancak'ta iktidarın yerel yönetimlerine baktığımızda
Toplum tarafından kabul gören,
Emekçi dediğimiz çok değerli insanlar görev yaptı.
Sürekli bir değişkenlik var.
Hamit Karaoğlanoğlu
Esat Sakallıoğlu
İbrâhim Akoğlu
Niyazi Karaibrahim
Ahmet Cürgül
Ogün Özgen
Geçmişten aklımda kalan ilk isimler.
CHP kanadında genelde yıllardır hep aynı isimler.
Bir türlü kıramadı kabuğunu.
Merkezi yönetimler, yerel yönetimlerin tam tersi.
CHP de
Kemal Kılıçdaroğlu
Mansur Yavaş
Ekrem İmamoğlu
Meral Akşener
Temel Karamollaoğlu
Hiç bir ayrıştırma yapmadan tüm Türkiye'yi kucaklayarak konuşuyor.
Yıllardır ilk defa iktidarın yanlışlarını değil
Kendi yapacaklarını halka sunuyor.
15 bin liralık bayram ikramiyesi bile insanı cezbediyor.
Acaba şimdiden yatmış mı diye gidip bakası geliyor insanın.
Huzura ihtiyacı var bu milletin.
Her fırsatta ayrıştırma
Gerilim yaratan ve
Öfke dolu dille konuşan iktidar bu defa zayıf kalıyor.
Konuştukları ile yaşadıkları birbirini tutmuyor.
Bana göre tarihimizde ilk defa, bu seçimin sonucunu
İktidarın yerel yönetimleri ile
Muhalefetin merkezi yönetimi arasında ki mücadele belirleyecek.
AKP iktidarını bu sefer koruyabilirse yerel yönetimler koruyacak.
İsmini izinsiz kullanmak istemiyorum
Ak partinin ilk döneminde
Daha dördüncü sıradan Bulancak milletvekili adayı.
Gece saatleri beş arkadaş İhsaniye Spor kulübünde oturuyoruz.
Bir arkadaşı ile kapıdan girdi.
Kendini tanıttı oy istedi.
Vermemiz mümkün değil.
Zaten kazanma şansın yok. İkinci falan olsan verirdik gibi laflar ile kalbini kırmamaya çalışıyoruz.
Yanında ki arkadaş uyanık. Oy çıkmayacağını anladı.
Hadi bizi Ballıca da bekliyorlar dedi.
Vekil adayımız
Arkadaşına sen git ben buradayım dedi.
Arkadaşı gitti. Aradan iki saat geçti onu da incitmeden göndermek için uğraşıyoruz.
Hepimiz he desek zaten hepsi beş oy.
Gece yarısı oldu. Telofonu devamlı çalıyor.
Söz almadan gitmeyeceğim dedi
Sonuç olarak beş oy için
En az beş saat verdiği uğraşa daha fazla dayanamadık söz verdik.
Belki o gece beş yüz kişiyi gezebilirdi
Fakat bizim beş oy gibi hiç bir oyu garantiye alamaz dı.
Niye anlattım bu olayı.
Nereden baksan dört yıl önce bu seçimin olacağı belli.
Sanki seçim bu gün açıklanmış gibi parti ekipleri kapıdan içeri bir giriyor.
Selamün aleyküm ben bilmem şu partidenim.
Ve aleyküm selam demeye kalmadan dönüp çıkıyor.
Ne diyelim statü tamamen değişti.
Kimseye oy lazım değil.
İsteyen de yok zaten.
Dava dedikleri
Milletin davası değil tâbi
Belli ki herkesin kendi davası.
Genel başkanların dışında memleket gerçeğini anlatan da yok.
Sözü uzatmadan
Yüz yılın seçimi dedikleri 14 Mayıs seçimlerinde
Teşkilatlar ve adaylar yüz yıldır uyuyorlar sanki.
İlk defa kimsenin kimseyi tanımadığı bir milletvekili seçimine gireceğiz.
Sandık PANDORA'NIN kutusu gibi.
İçinde umut da var
Kötülük de.
Bakalım içinden ne çıkacak.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
TIPIŞ TIPIŞ
Görüntüle →