13 Nisan 2015 - 18:54 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
İNANANLARIN KARDEŞLİĞİ MESELESİ
Resulullah’ın müezzini olan Bilal-i Habeşi, Peygamberimizin vefatından sonra Medine den ayrılır .Uzun yıllar Şam da kalır. Bir gece rüyasında Resulullah’ın “Beni ziyaret etmeyecek misin?” sorusu üzerine Medine’ye döner. Geçmişi yad etmek için Medine sokaklarını dolaşır. Bilal’ı Mescid-i Nebevi’nin yanında gören Medineliler ondan, Resulullah döneminde olduğu gibi ezan okumalarını isterler. Halkın ısrarı üzerine Hz. Bilal, Mescidin damına çıkar ve başlar ezan okumaya…
Yıllar sonra Resulullah’ın müezzininin sesini duyan Medineliler, bir anda geçmişe dönerler… Sanki Resulullah çıkmış olduğu yolculuktan geri dönmüş ve şimdi Mescit de namaz kıldıracak…
Hz Bilal’ın sesi onları yıllar öncesine götürür… Peki bunu niçin anlatıyorum? Şunun için…
Yıllar önce, inananlar arasında yürekten bir bağ kurmak için, her ortamda ve platformda en çok duyduğumuz ve zikrettiğimiz söz, Hucurat Suresi 10. ayette ortaya konulan “Müminler Kardeştir” hakikatiydi. Bu ilahi hakikat yüreğimizi o kadar genişletirdi ki, etrafımızdaki insanların başta Allah’a ve diğer iman esaslarına inanmış olmaları, yüreğimizde onlar için sevgi ve muhabbetten yana yer açmamız için yeterli olurdu. İnanç esasları dışındaki farklılıklar ise bir zenginlik olarak görülürdü.
Bu kardeşlik duygusu yüreğimizi o kadar genişletirdi ki, İslam coğrafyasının tüm fertlerini içine alırdı.Coğrafyanın her bir köşesindeki değer ve zenginlikleri hepimizin sayar, yada öyle düşünmekle kendimizi güçlü görürdük.
Arabistan’ın en çok petrole sahip olması bizi mutlu ederdi… Yollarda, çaktırmadan Malezya’nın ürettiği otomobil markasını arardık… Daha erken yaşlarda öğretmenimiz “Hadi bir türkü söyle” dediğinde, Yemen türküsünü en içten bir şekilde söylemeye çalışırdık… En çok da şu Libyalı yaşlıların hikayesi bizi duygulandırırdı… Hani Akdeniz sahillerinde oturup ellerini gözlerine siper edinip Akdeniz’in derinliklerine bakarak “Nerede kaldı şu Donanmay-ı Humayun “ diyerek Osmanlı donanmasını bekleyişleri… Dünyada olup bitenden habersiz oluşları…
Yine Farklılıkları hiç umursamadan İran halkının bilmem kaç bin kilometre öteden gelip bölgemizde istedikleri gibi at koşturmak isteyen emperyalistlere diklenmeleri..
Hele Orta Asyalı kardeşlerimizin de bu geniş aileye katılmaları, “Ta Adriyatik’ten Çin’e kadar” ifadeleriyle yürek coğrafyamızı habire genişletiyordu.
İşte bu duygular, birbirimize kenetlenerek geleceğe daha bi ümitle bakmamızı sağlıyordu…
Günümüze gelince … Ne kadar ayrıştık… Yüreklerimiz ne kadar daraldı.. Bir birimizi ne kadar itici görüyoruz. Bizimle inanç noktasında çok uzaklarda olanlara gösterdiğimiz hoşgörüyü aynı inancın mensupları olarak birbirimize gösteremiyoruz.
Bu yüzden diyorum ki… Günümüzde de sesi gür birisi, tüm inananlara duyurabilecek kadar gür birisi; “Hey… Ne yapıyorsunuz siz? Biz kardeşiz… Biz bir beden, bir canız.” dese…. Tıpkı Hz Bilal’in çağrısıyla Resulullah ile geçen zamanların zihinlerde tüllendiği gibi, bizim de gönüllerimizde kardeşlik ve muhabbet duyguları, yeniden yüreğimizin baş köşesinde yer alsa… İşte o zaman, inanıyoruz ki birbirimizden korkmak yerine Şeytani planlarla üzerimize gelenlere karşı dik bir duruş ortaya koyabiliriz.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Giresun’da Mobil Kanser Tarama hizmeti Çanakçı’da sürüyor
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



