Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
17 Ocak 2013 - 23:45 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

İMANIN İBADET AÇISINDAN YERİ

0 Okunma 0 Paylaşım
            İslami hükümleri iman, ibadet ve ahlak olmak üzere üç ana bölümde toplamak mümkündür. Bu bölümlerden her birinin diğerleri ile de yakın ilgisi vardır.             İnsanın ilk görevi, Allah’ın varlığını ve birliğini bilip tasdik etmek ve O’na ibadette bulunmaktır. İbadet, kalpteki imanın alâmeti, kalbin nuru, ruhun kuvveti, malın ve bedenin temizliğidir. Mü’min bu sayede O’nun manevi huzuruna yükselir. Bu mü’min için büyük bir şereftir.             İbadet, insan fıtratı ve yaratılışındaki gayenin bir icadıdır. Nitekim bir ayet-i kerime de Cenab-ı Hak şöyle buyurur. “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” Bu âyet-i celile, insanoğlunun en büyük görevinin yüce Allah’a kulluk etmek olduğunu bildirmektedir. Namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetler yanında mü’minin her meşru faaliyeti dinimize göre genel anlamda ibadet olarak değerlendirilmiştir. Sadaka ibadettir. Yerinde söylenmiş güzel söz ibadettir. Helalinden kazanmak için çalışmak ve dürüst alış-verişte bulunmak ibadet değerinde olan işlerdir. İbadetler, âyet-i kerime de ifade edildiği gibi Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılır.             Çok kıymetli okuyucularım             İnanarak ibadet edenlerin derecelerini ve hak edecekleri mükâfatları Cenab-ı Hak Enfal Suresinde şöyle buyuruyor. “Müminler ancak, o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar, namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçekten mü’minlerdir.  Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.”               İbadetten mahrum bir iman, sönme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Her türlü fitneden pişmanlık veren olaylardan, ihtiraslardan ve kötülükten imanın korunması gerekir. Bunun için, dünya ve ahiret mutluluğuna sebep olan imanın, iyi amel ve ibadetlerle beslenmesi lazımdır.             İbadetler aynı zamanda niyetlere şükürdür. Hz.Aişe validemizin naklettiği şu hadis-i şerifi dikkatlerinize arz ederim. O şöyle buyurmuştur. “Nebiyyi muhterem (s.a.v) Efendimiz mübarek ayakları şişinceye kadar geceleyin ibadet ederdi. Bunun üzerine, Ya Resulallah! Geçmişteki ve gelecekteki günahların mağfiret olunduğu halde niçin böyle yapıyorsun? Dedim. “Rabbime şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu.             İslam’ın aslı iman, hedefi güzel ahlaktır. İbadetler bir taraftan imanı koruyup kemale eriştirirken, öbür taraftan da ahlakın güzelleşmesini sağlar. Bu sebeple, ibadetsiz bir iman, dalları budakları kesilmiş, güzelliği kaybolmuş, kurumaya terk edilmiş bir ağaç gibidir.             Milli şairimiz Mehmet Akif bu gerçeği ne güzel de dile getirmiş.             “İman ki, ilahi o cevher ne büyüktür               İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür.”  

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!