Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
21 Ocak 2016 - 18:12 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

İMAN ve HİDAYET ile...

0 Okunma 0 Paylaşım
İMAN ve HİDAYET ile KÜFÜR ve DELALET ARASINDAKİ FARK          Cebab-ı Hak Ahsap suresinde: “Ey habibim, biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir ikaz edici ve Allah (c.c)’ya onun izni ile bir davetçi nurlar saçan bir kandil olarak gönderdik.”Buyurarak Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in bakara suresinin ilk ayet-i kerimelerinde de “Elif-Lam-Mim. İşte bu kitap ki bunda hiçbir şüphe yoktur. Müttekiler için bir hidayettir.” buyurarakta Kur’an-ı Azimü’ş Şan’ın tüm insanlık için birer hidayet sebebi olduklarını bildirmektedir. Kur’an-ı Kerimde İslam’ın razı olunan din olduğu İslam’dan başka din arayandan o dinin asla kabul olunmayacağı Allah (c.c)’nın varlığına, birliğine; ahiret gününe iman etmenin, onun peygamberlerini ve hatemü’l enbiya olan Peygamber Efendimiz (s.a.v)’mi tasdik etmenin kurtuluş için en temel şart olduğu bildirilmiş; şirkin, küfrün ve delaletin insanları dünyevi ve uhrevi birçok felaketlere sürükleyeceği beyan edilmiştir.  Değerli okurlarım          İman ve Hidayet Rehberi olarak gönderilmiş olan Kur’an-ı Kerim de İman ve Hidayet ile Küfür ve Delaletin mü’min ve Muvahhid ile kâfir ve müşrik kimsenin halleri çok güzel temsillerle anlatılmıştır. Mülk suresinde, “düşünmeli; yüz üstü kapanarak giden mi daha doğrudur? Yoksa dosdoğru bir cadde üzerinde düpedüz giden mi?” buyurulmaktadır. Yani yüzüstü sürünerek giden mi gayesine daha iyi ulaşır, muradında muvaffak olur? Yahut iman ve irfan ile doğru bir cadde üzerinde eğrilmeden dümdüz Hakka giden muvahhid müstakim mü’minler mi daha iyi hidayetkâr olur? İşte batıl, fikir ve akide de giden kâfirler nankörler böyle yeryüzünde gözlerini yalnız süfliyata dikerek ve kendilerinden başkasını görmeyerek yüzüstü sürüne sürüne giderler. Cehennemde de böyle sürünecekler. Hangisinden olmalı? Hangisinin ardından gitmeli? İnsan olan bir düşünmelidir.Şübhesiz ki inşan olma keyfiyeti süfli hayvanlar gibi yerde sürünmekte rızkı sadece yerde aramakla değil, doğru bir yol ve istikametle Hakka’a dosdoğru gidebilmekle elde edilir. O halde insan olanlar yeryüzünün omuzlarında yürümek Allah-üTeâla’nın rızıklarından yemek ve ona kavuşmak için evvel emirde Halık’ın birliğine ve hükümlerine iman ederek ve onun gösterdiği delilleri takip ederek maddeten ve manen doğru ve geniş yollar açmalı ve Hakk’ın istikametine doğru yürümelidir. İşte bu sırat-ı müştekim hak dini olan tevhit yoludur. Onda dosdoğru gitmekte; istikametle şer-i şerifle ve ahlak dairesinde yürümek ile olur.          Hidayet üzere yaşayan insan muhakkak cennet ve cemali ilahiye’ye nail olur. Ebedi azaptan kurtulmanın yolu sırat-ı müstakim üzere olmaktır. Aziz okuyucularım.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!