Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
18 Nisan 2016 - 18:42 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

HZ. MUHAMMED (SAV)İ,...

0 Okunma 0 Paylaşım
     HZ. MUHAMMED (SAV)İ YAŞADIĞI MEKANLAR ÜZERİNDEN SEVEBİLMEK Gerçekte Hz Muhammed (sav) ne kadar sevip sevmediğimizi sorgulamaya devam edelim. Kur’an bazı peygamberlere nispet edilen mekanlardan bahseder. Yani mekanlar üzerinden onları zikreder. Mesela “İbrahim ( as) Kabe’nin hemen yanı başındaki makamını “Makam-ı İbrahim” olarak anar. Safa ve Merve tepeleri üzerinden İbrahim (as) ın eşi Hacer validemize ve oğlu İsmail’e işaret eder. İşaret etmekle kalmaz, sırf onların anısına Kabe’yi hacceden Müslümanlardan bu iki tepe arasında gidip gelmelerini ister. Yine müfessirler, “Tin” suresinde geçen İncir, Zeytin, Tur-i Sina ve Emin Belde isimleri ile peygamberlere işaret edildiğini belirtirler. Bunları şunun için söylüyorum. Nihayet peygamberimiz Hz Muhammed (sav) bir mekanda, bir coğrafyada yaşadı. Onun da çocukluğunun, gençliğinin ve peygamberlik hayatının geçtiği yerler oldu. Dünyaya teşrif ettiği ev … Çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği sokaklar oldu… Allahın ilk vahyine muhatap olduğu Hira dağı… Hira mağarası… Medine de ayak bastığı yerler… Sahabeleriyle beraber olduğu mekanlar…  Bedirler… Uhutlar… Hendekler…. Yetmişli yıllara kadar Peygamberimizin anılarını, hatıralarını saklayan bir çok yerin ve yapının korunduğu söyleniyor. Ancak o yıllardan sonra Onu hatırlatan ne kadar mekan varsa tümünün Müslümanların gözünün içine baka baka yıkıldığını görüyoruz. Bilmiyorum sizinde dikkatinizi çekti mi? Mesela İster Mekke’de olsun ister Medine’de.  Hz Muhammed (sav) ile ilgili bir hatıra aramaya kalktığınızda, Mekke’de Kabe’den başka, Medine’de ise Ravza-i Mutahhara’dan, yani Peygamberimizin Kabr-i Şerifinden başka bir şey görebilmeniz mümkün değil. Hadi Mekke’yi bir tarafa bırakalım. “Yok sokağını değiştireceğiz. Caddesini genişleteceğiz.” diyebilirler. Peki Hira dağı... Hira mağarasına giden yol… Öyle ya Hz Muhammed (sav)e ilk  vahyin indiği mekan…  Günde, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen binlerce insanın ziyaret ettiği mekan…  Allah aşkına bu ümmetin -bırakın bütün dünyaya para dağıtan kralı - iki kişiye ücretini verip de O sevdiği insanın hatırına, Onun geçtiği yolu temizletecek, güzelleştirecek, ziyaretçilerine kolaylaştıracak sevgisi, gücü yok mu? Dağın zirvesinde tuvalet olmayışının haber olarak ajanslara geçilmesi bizleri rahatsız etmiyor mu? Evet… Biz isterdik ki; her tarafta Onun izini bulalım. İzinin tozuna yüzümüzü sürelim. Ama ne gezer.. . Bu iki şehirden Kabe ve Ravza’yı çıkardıktan sonra karşımıza sanki Amerika’nın tarihi derinliklerden yoksun bir şehri çıkıyor. Peki bu nasıl oldu? Bu soruyu herkes bir şekilde vicdanlarında cevaplandırabilir.. Son olarak bir hususu daha ifade etmek istiyorum. Bizler senede iki defa Hz. peygamberin doğumunu anıyoruz. Biri, Mevlit kandili, biri de Nisan ayı içinde andığımız kutlu doğum haftası. Oysa çoğu zaman insanlar ölüm yıldönümünde anılırlar. Neden kırk yaşına kadar belki de çok az insanın dikkatini çeken doğumunu iki defa anıyoruz da binlerce kişinin şahit olduğu, bu dünyadan ayrılışını görmemezlikten geliyoruz? Ölümünden beş cümle ile bahset deseler kimse bir şey söyleyemiyor.  Oysa dolu dolu geçen bir ömrün en şekillendirici anları  son zamanlarıdır.  Mesela, neden Hz Muhammed (sav)in son bir yılı, son üç ayı, son günleri diye bizleri şekillendiren mesaj dolu çalışmalara şahit olamıyoruz? Dediğim gibi; en ciddi uyarılar ve hedefe yönelten telkinler ayrılık zamanlarında yapılır da…

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!