Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
22 Aralık 2015 - 09:15 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

HZ. MUHAMMED ....

0 Okunma 0 Paylaşım
                                 HZ. MUHAMMED (SAV)İ ANMAK MI ANLAMAK MI? Yine bir mevlit kandili… Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)’e olan sevgimizi, O’nu ne kadar çok sevdiğimizi ortaya koymak ve cümle insanlara açık etmek için bir fırsat. Çevremize baktığımızda tüm farklı anlayışlara rağmen herkesin O’na karşı sevgi ve muhabbetini göstermek için birçok etkinlik ve eylemler gerçekleştirdiklerini görüyoruz. O’na salat ve selam göndermeler… Mevlidini okutmalar… O’na ait olduğuna inanılan sakalı şerif ziyaretleri…  Adına düzenlenen  daha bir çok faaliyetler… Şöyle düşünelim. Önümüzde gerçekten çok sevdiğimiz bir insan. Ve ona doğru yürüyen sevenleri…  Maalesef aynı şahsiyeti seven bu insanlar arasında yürüyüş esnasında itişip kakışmalar. Karşılıklı laf atıp sataşmalar…  O’na doğru olan bu sevgi yürüyüşü esnasında insanların bir birleri ile olan kavgaları ve geçimsizlikleri… İnsanın aklına şöyle geliyor. Eğer yüreklerimizde birbirimize karşı, hiç olmazsa hep birlikte aynı kişiyi sevmemizden kaynaklanan bir hoşgörü bile oluşamazsa…  Acaba bu aziz şahsiyet geri dönüp “Ne oluyor size?” dese başımızı kaldırıp ta yüzüne nasıl bakabiliriz? Çelişkilerimize devam edelim… Birçok ortamda belki yürekten olmasa da dile getirmiş olduğumuz isteğimiz, “ Rabbim! Yarın o mahşer gününde, kızgın sıcağın altında bizlerin, O’nun “Livaül Hamd” isimli sancağı altında hep birlikte toplanmamızı sağla.” şeklinde.  Fakat nedense yaşamış olduğumuz gerçek dünyada fitnecilerin ve zalimlerin yakıp tutuşturduğu ateşleri karşısında aynı istekleri samimi bir şekilde dillendirmek aklımıza pek yatkın gelmiyor. Yani şunu diyemiyoruz. “Rabbim! Bizleri, yani Resulüne bir parçacık ta olsa sevgi ve muhabbet besleyenlerin yüreklerinde birbirine karşı muhabbet oluştur. Tüm zorluklara, hilelere ve tuzaklara karşı bizleri O’nun bizlere sunduğu hakikatler etrafında birleştir…”  Bizden başkaları O’nu sevse dahi onların bu sevgisini umursamıyor ve gerçek olabileceğine inanasımız gelmiyor. Hatta daha da öte… Bu gün dünyanın değişik yerlerinde Onu sevdiğini söyleyenlere karşı yapılan haksızlık ve zulümler karşısında vicdanlarımızı yokladığımızda hangi tarafta yer aldığımızı en iyi kendimiz biliyoruz. Eğer bizler O’na yüreklerimizde oluşturduğumuz sevgi penceresinden bakabilirsek, Medine’de oluşan Ensar ve Muhacir arasındaki kardeşlik duygusunu biz de gerçekleştirmiş oluruz. Ve O’nu samimi olarak sevdiğimizde, bu sevgi uğruna kendimize ait hususi değerlerden geçerek “Anam babam sana feda olsun Ya Resulallah” diyenlerin duygularını bir parça da olsa yakalayabilmiş oluruz. Gerçekte O’nu anmak değil de en güzel şekilde anlamanın çabası ve gayreti içinde olmak gerekir. Yoksa O’nu belli gün ve gecelerde basit beklenti ve amaçlar için yüzeysel bir şekilde anmak, O’nun gerçek kişiliğini ve kimliğini tanımamızın  önüne geçecektir. Bu durum da Müslümanlar olarak içinde bulunduğumuz zor şartları yaşamamıza sebep olacaktır. Bu vesileyle İnsanlık tarihinin en seçkin insanını tüm benliğimizle selamlıyor ve Allahtan şunu niyaz ediyoruz; Rabbim! Sevdiğin bu insanı bizlere de sevdir. Rabbim! O’nun sevdiklerini de bizlere sevdir. O’nun sevmediklerine karşı da bizim kalplerimizde yerme duygusu oluştur.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!