Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
16 Haziran 2023 - 10:26

HAYIRLI CUMALAR

0 Okunma 0 Paylaşım

    Düşmez kalkmaz bir Allah derler. İnsanoğlunun başına her şey gelebilir.

    İkinci Dünya savaşı sonrası tüm dünyada yaşanan ekonomik kriz, ülkemizde de çok büyük sefalet ve yokluk içinde geçti.

    1940 yılları sonrası enflasyon bir günde yüzde dört yüz üzerinde artış gösterdi.

    Karaborsacıların para hırsı ülkede hem kıtlık hem büyük bir yokluk yaşanmasına neden oldu.

    Babam o yıllar ile ilgili anılarından birini şöyle anlatırdı.

    Kardeşimle, Bulancak'ta incüvez deresi denilen yerde dolaşıyordum.   

     Bir adam görünmesin diye ekmeği gazeteye iyice sarmış,

    Koltuğunun altına sıkıştırmış gidiyor.

    Kokusundan anladık ekmek olduğunu.

    Kaç gündür ekmek yüzü görmemişiz.

    İki kardeş adamın peşine takıldık.

    Bir fırsatını bulup ekmeği kapıp başladık kaçmaya.

    Adam arkamızdan koşuyor fakat bizi yakalaması imkansız.

    Adam biraz sonra yoruldu.

    Arkamızdan bağırmaya başladı.

    Çocuklar ne olur yarısını da bana verin diye.

    Biz dururmuyuz!

     Zaten koşarken ekmeğin yarısını yedik.

    O günden bu günlere bazen yokluk, bazen bolluk içinde geldik.

    Bir ara bizi, sağcı, solcu diye de böldüler fakat;

    İnancımız birdi, bayrağımız birdi, bayramlarımız birdi.

    Bedeli ağır olsa da çabuk atlattık.

    Hiç bu kadar bölünmemiştik.

    Peygamber efendimizin; ey insanlar.

    Ey müminler. Ey müslümanlar sözlerinden.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün;

    Aziz milletim.

    Efendiler sözlerinden sonra,

    Benim halkım. Senin halkın.

    Bizden. Sizden.

    Onlar, bunlar durumuna kadar geldik.

     Nerede ise kardeş kardeşe düşman oldu derken,

    Allah'tan yeni Suriyeli kardeşlerimiz geldi.

    Gelenler filinta gibi. Bizde paralı askerlik yapanlara benzer şekilde ya paralı askerliğe gelmişler,

    Ya da hepsinin kucağında iki, üç çocuk, çocuk yetiştirme yurdu kurmaya gelmişler sanki.

     Ya bizim çocuklarımız.

     Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocukların maalesef günümüzde yeri yok.

    Ne seçim öncesi ne seçim sonrası,  çocuklarla ilgili hiç bir planda yok.

    Bazen oyuncak, bazen tablet, bazen de, bir iki yüzlük dağıtan oldu tâbi.

    Çocuklara gelecek değil sadece oyuncak ve harçlık vaâd ediyoruz.

    Geleceğe yatırım yapmayan bir toplum, elbette gününü kurtarma peşine düşecek.

    On iki, on üç, on dört, on beş yaşlarında pırıl pırıl çocuklar.

    Giresun liglerinde maçlar oynuyoruz. Hepsinde tek hakem.

    Tek hakem futbolun doğasına uygun değil tâbi.

    İster istemez hatalar çok oluyor.

    Minik yavrular hakkım gitti diye ağlıyor.

    Çok derinine inmeden futbol federasyonu hakem ücretlerinden kısmak için bu uygulamayı yapıyor.

    Saygı duyalım fakat nasıl duyalım.

    Kurumlar müsabakası adı altında oynanan zevk müsabakalarında üç hakem görev yapıyor.

    Çocuklardan başka hiç bir şeye yok yok

    Çocuklardan ne çalarsak kardır deyip kapatalım konuyu.

    Yıllardır doğanın dengesi bozuldu.

    Ne yaz belli ne kış.

    Yıllardır, Allah'ın kusursuzca yarattığı dünyaya dokunma diyorsun

    Ne olacak diyorlar.

    Kıyameti insanoğlu kendi koparacak diyorsun duymuyorlar.

    On beş milyona yakın göçmen oldu diyorsun. On beş milyonu 15 lira gibi bir şey zannediyor.

    Fazla uzatmaya gerek yok.

    Fani dünya.

    Kimimiz aç,

    kimimiz tok.

    Nasıl olsa öleceğiz bir gün.

    Hayır mayır kalmadı memlekette.

    Allah'tan bu gün cuma.

    Herkese hayırlı cumalar.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!