Giresun’da Fındık Su Kaynakları ve Ormanlar Tehlikede

GÜNDEM (BLT) - Bülten | 07.04.2026 - 10:22, Güncelleme: 07.04.2026 - 10:36 702 kez okundu.
 

Giresun’da Fındık Su Kaynakları ve Ormanlar Tehlikede

Bulancak Piraziz Çevre Derneği, Giresun’un ekonomik ve ekolojik geleceğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaparak kamuoyuna “acil çağrı”da bulundu.
Tarım arazilerinin en az yüzde 64’ünde fındık üretimi yapıldığı, yaklaşık 100 bin kişinin geçimini bu üründen sağladığı ifade edilirken, ihracat gelirlerinde de fındığın belirleyici rol oynadığı belirtildi. Dernek, bu üretim modelinin zarar görmesinin yalnızca tarımı değil, ilin tüm ekonomik dengesini sarsacağını dile getirdi. Su kaynakları ve havzalar için kritik uyarı Açıklamada, maden sahalarının yalnızca yüzeysel bir çevre sorunu oluşturmadığına dikkat çekilerek, özellikle su kaynakları üzerinden geniş çaplı bir risk oluşabileceği ifade edildi. Olası bir kirlilik durumunda, etkilerin yalnızca belirli bir alanla sınırlı kalmayacağı, dere yatakları ve havzalar aracılığıyla geniş tarım alanlarına yayılabileceği vurgulandı. Bu durumun fındık başta olmak üzere tüm tarımsal üretimi doğrudan tehdit edeceği belirtildi. Yaylalar ve kırsal yaşam alanları risk altında Merkez, Dereli, Bulancak, Piraziz ve Şebinkarahisar hattında yer alan birçok yaylanın maden sahası içine alındığı belirtilen açıklamada, bu durumun hayvancılık faaliyetlerini ve geleneksel yayla yaşamını olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Kırsal ekonominin birden fazla ayağının aynı anda zayıflayacağına dikkat çekilerek, tarım ve hayvancılıktaki gerilemenin göçü hızlandırabileceği ve ekonomik daralmayı derinleştirebileceği kaydedildi. “Geniş ölçekli madencilik kalıcı tahribat yaratır” Giresun’un yoğun orman varlığına sahip olduğuna dikkat çeken dernek, yapılacak madencilik faaliyetlerinin ekosistem üzerinde kalıcı tahribat oluşturacağı görüşünü paylaştı. Orman kaybı ve topografyanın bozulmasının uzun vadede tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceği, özellikle fındık üretiminin sürdürülebilirliğinin riske gireceği ifade edildi. 8 ayrı maden sahası, binlerce hektarlık alan Açıklamada, Giresun’da ihaleye açılan 8 ayrı maden sahasının çoğunun 2 bin hektara yaklaşan büyüklükte olduğu ve bu alanların yalnızca boş arazilerden değil, köyler ve yerleşim alanlarından oluştuğu belirtildi. Toplamda yaklaşık 12 bin 512 hektarlık (125 bin dönüm) alanın madencilik faaliyetlerine açıldığı ifade edilirken, 38 köy ve yaylanın bu süreçten etkilendiği öne sürüldü. İlçe ilçe maden sahaları açıklandı Dernek, maden sahalarının hangi bölgelerde yoğunlaştığını da detaylı şekilde paylaştı: Giresun Merkez: LİDYA Madencilik (Çalık Holding) – Akköy, Sayca, Çukurköy, Burhaniye, Darköy, Yaykınlık, Hamidiye, Melikli, Osmaniye, Okçu, İnişdibi, Çamlık, Boztepe çevresi Piraziz: Gümüştaş Madencilik (Doğan Holding) – Deregözü, Erenli, Alisayvan, Armutçukuru, Şerefli, Bahariye Dereli: Gencer Maden – Yeşiltepe, İçmesu, Bahçeli, Kartepe Yaylası Bulancak: Kar Mineral Madencilik – Naltaş Yaylası, Ortaoba, Çambaşı İkidere Obası, Karagöl çevresi Şebinkarahisar: MirYıldız Madencilik – Asarcık, Duman Yaylası, Küllük Yaylası, Çakırgöl, Dereyurt, Suluyurt Ayrıca Görele, Tirebolu ve Bulancak’ta bazı projeler için yürütmeyi durdurma kararları bulunduğu da belirtildi. Heyelan, kirlilik ve ağır metal riski Giresun’un coğrafi yapısına dikkat çekilen açıklamada, yoğun yağış, dik arazi yapısı ve yüksek heyelan riski nedeniyle madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların kontrolünün zor olduğu ifade edildi. Olası sızıntı ya da atık taşmaları durumunda ağır metallerin ve kimyasal kalıntıların dere yataklarına karışabileceği, bunun da havza genelinde çevresel bir felakete yol açabileceği vurgulandı. Fındık üretiminde kalite ve verim kaybı uyarısı Açıklamada, 4. grup madencilik faaliyetleri kapsamında yapılacak kazı ve kimyasal işlemlerin, toprak ve suya karışması durumunda fındık üretiminde hem verim kaybı hem de kalite düşüşü yaşanmasının kaçınılmaz olduğu belirtildi. Bu durumun yalnızca üreticiyi değil, Türkiye’nin uluslararası pazardaki konumunu da olumsuz etkileyeceği ifade edildi. “Ekonomik kazanç değil, uzun vadeli kayıp” Dernek, madencilik faaliyetlerinin kısa vadeli ekonomik kazançlar üzerinden değil, uzun vadeli üretim kapasitesi ve sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “4. grup madencilik faaliyetlerinin Giresun’a kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Aksine bu faaliyetler Giresun’un doğal ve ekonomik değerlerini büyük şirketlere transfer etmektedir” ifadelerine yer verildi. Giresun halkına açık çağrı Bulancak Piraziz Çevre Derneği, tüm sivil toplum kuruluşlarını, yerel yöneticileri ve Giresun halkını sürece karşı duyarlı olmaya davet ederek, kentin doğasının ve üretim gücünün korunması çağrısında bulundu.  
Bulancak Piraziz Çevre Derneği, Giresun’un ekonomik ve ekolojik geleceğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaparak kamuoyuna “acil çağrı”da bulundu.

Tarım arazilerinin en az yüzde 64’ünde fındık üretimi yapıldığı, yaklaşık 100 bin kişinin geçimini bu üründen sağladığı ifade edilirken, ihracat gelirlerinde de fındığın belirleyici rol oynadığı belirtildi.

Dernek, bu üretim modelinin zarar görmesinin yalnızca tarımı değil, ilin tüm ekonomik dengesini sarsacağını dile getirdi.

Su kaynakları ve havzalar için kritik uyarı

Açıklamada, maden sahalarının yalnızca yüzeysel bir çevre sorunu oluşturmadığına dikkat çekilerek, özellikle su kaynakları üzerinden geniş çaplı bir risk oluşabileceği ifade edildi.

Olası bir kirlilik durumunda, etkilerin yalnızca belirli bir alanla sınırlı kalmayacağı, dere yatakları ve havzalar aracılığıyla geniş tarım alanlarına yayılabileceği vurgulandı. Bu durumun fındık başta olmak üzere tüm tarımsal üretimi doğrudan tehdit edeceği belirtildi.

Yaylalar ve kırsal yaşam alanları risk altında

Merkez, Dereli, Bulancak, Piraziz ve Şebinkarahisar hattında yer alan birçok yaylanın maden sahası içine alındığı belirtilen açıklamada, bu durumun hayvancılık faaliyetlerini ve geleneksel yayla yaşamını olumsuz etkileyeceği ifade edildi.

Kırsal ekonominin birden fazla ayağının aynı anda zayıflayacağına dikkat çekilerek, tarım ve hayvancılıktaki gerilemenin göçü hızlandırabileceği ve ekonomik daralmayı derinleştirebileceği kaydedildi.

“Geniş ölçekli madencilik kalıcı tahribat yaratır”

Giresun’un yoğun orman varlığına sahip olduğuna dikkat çeken dernek, yapılacak madencilik faaliyetlerinin ekosistem üzerinde kalıcı tahribat oluşturacağı görüşünü paylaştı.

Orman kaybı ve topografyanın bozulmasının uzun vadede tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceği, özellikle fındık üretiminin sürdürülebilirliğinin riske gireceği ifade edildi.

8 ayrı maden sahası, binlerce hektarlık alan

Açıklamada, Giresun’da ihaleye açılan 8 ayrı maden sahasının çoğunun 2 bin hektara yaklaşan büyüklükte olduğu ve bu alanların yalnızca boş arazilerden değil, köyler ve yerleşim alanlarından oluştuğu belirtildi.

Toplamda yaklaşık 12 bin 512 hektarlık (125 bin dönüm) alanın madencilik faaliyetlerine açıldığı ifade edilirken, 38 köy ve yaylanın bu süreçten etkilendiği öne sürüldü.

İlçe ilçe maden sahaları açıklandı

Dernek, maden sahalarının hangi bölgelerde yoğunlaştığını da detaylı şekilde paylaştı:

Giresun Merkez: LİDYA Madencilik (Çalık Holding) – Akköy, Sayca, Çukurköy, Burhaniye, Darköy, Yaykınlık, Hamidiye, Melikli, Osmaniye, Okçu, İnişdibi, Çamlık, Boztepe çevresi

Piraziz: Gümüştaş Madencilik (Doğan Holding) – Deregözü, Erenli, Alisayvan, Armutçukuru, Şerefli, Bahariye

Dereli: Gencer Maden – Yeşiltepe, İçmesu, Bahçeli, Kartepe Yaylası

Bulancak: Kar Mineral Madencilik – Naltaş Yaylası, Ortaoba, Çambaşı İkidere Obası, Karagöl çevresi

Şebinkarahisar: MirYıldız Madencilik – Asarcık, Duman Yaylası, Küllük Yaylası, Çakırgöl, Dereyurt, Suluyurt

Ayrıca Görele, Tirebolu ve Bulancak’ta bazı projeler için yürütmeyi durdurma kararları bulunduğu da belirtildi.

Heyelan, kirlilik ve ağır metal riski

Giresun’un coğrafi yapısına dikkat çekilen açıklamada, yoğun yağış, dik arazi yapısı ve yüksek heyelan riski nedeniyle madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların kontrolünün zor olduğu ifade edildi.

Olası sızıntı ya da atık taşmaları durumunda ağır metallerin ve kimyasal kalıntıların dere yataklarına karışabileceği, bunun da havza genelinde çevresel bir felakete yol açabileceği vurgulandı.

Fındık üretiminde kalite ve verim kaybı uyarısı

Açıklamada, 4. grup madencilik faaliyetleri kapsamında yapılacak kazı ve kimyasal işlemlerin, toprak ve suya karışması durumunda fındık üretiminde hem verim kaybı hem de kalite düşüşü yaşanmasının kaçınılmaz olduğu belirtildi.

Bu durumun yalnızca üreticiyi değil, Türkiye’nin uluslararası pazardaki konumunu da olumsuz etkileyeceği ifade edildi.

“Ekonomik kazanç değil, uzun vadeli kayıp”

Dernek, madencilik faaliyetlerinin kısa vadeli ekonomik kazançlar üzerinden değil, uzun vadeli üretim kapasitesi ve sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, “4. grup madencilik faaliyetlerinin Giresun’a kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Aksine bu faaliyetler Giresun’un doğal ve ekonomik değerlerini büyük şirketlere transfer etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Giresun halkına açık çağrı

Bulancak Piraziz Çevre Derneği, tüm sivil toplum kuruluşlarını, yerel yöneticileri ve Giresun halkını sürece karşı duyarlı olmaya davet ederek, kentin doğasının ve üretim gücünün korunması çağrısında bulundu.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.