Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
23 Haziran 2023 - 10:41

GÖSTERSENE LAN

0 Okunma 0 Paylaşım

    Lise son sınıftayım. 

    Matematik dersinden son yazılı yapılacak.

    Ali diye bir çocuk. Tonyalı fakat Bulancak lisesinde okuyor. 

    Sınıfın en çalışkanı.

    Bütün yazılılardan 10 alıyor.

    Benim durum biraz sıkıntılı. Dersten geçmem için en az 8 almam gerekiyor.

    Ali ile anlaştık. Yazılı sınavda onun arkasına oturdum, bana yardımcı olacak.

    Sınav başladı. Matematik öğretmenimiz Hasan Demircan tahtaya beş soru yazdı.

     İki soruyu çözdüm. Ne yapsam üçüncüyü çözemiyorum.

    Sınıf geçmem için yetmiyor.

    Usulca, Ali vakit azaldı kağıdı az yan tut. Sen soruları çözerken bende diğer soruları yapayım dedim.

     Önceden ben sana soruları yaptırırım diye söz veren Ali değil sanki.

    Kağıda iyice kapanmış beni duymuyor bile

    Saate bakıyorum 5,6 dakikadan az kaldı.

    Hırsla uzanıp Ali'nin sınav kağıdını kaptım.

    Ali'de son anda eliyle kağıdı bastırınca kağıt ortadan koptu.

    Sorular kısmı Ali'de, cevaplar kısmı bende kaldı.

    Fakat o esnada gürültüye öğretmen döndü.

    Öğretmen ne oluyor diye yanımıza geldi.

    Ali, öğretmenim Esirettin yazılı kağıdımı almak istedi, ben vermeyince çalarken kağıdım yırtıldı dedi.

    Öğretmen bana döndü. Niye yırttın kağıdı dedi.

    Bende, öğretmenim bana söz verdi. Sana soruları yaptıracağım diye.

    Ben başka yerde oturuyordum sırf bana yardımcı olacak diye buraya oturdum. Zil çalmak üzere, bir soru bile göstermedi.

    Ben iki soru daha yapamazsam sınıfta kalıyorum dedim.

    Öğretmen Ali'ye doğru yanaştı. Elinde kurşun kalem vardı. Kurşun kalemin sivri ucunu Ali'nin karın boşluğuna doğru batırarak,

    Söz verdiysen,

    Niye göstermiyorsun lan dedi.

    Öğretmenim yaşıyor mu! bilmiyorum. Buradan sevgi ve saygı ile yâd ediyorum.

     Ülkemizde Suriyeli ve göçmen sorunu çığ gibi büyüyor.

     Dürüst, sorumlu olanlar, çoluk çocuğunun geleceği adına kaygı duyanlar memleketinde kaldı,

    Sorunlu olanlar bize geldi.

    Hiç birinin gelecek kaygısı yok.

    Peki, benim ne kaygım var.

    Bana ne suriyeli ve göçmenlerden.

    Kaç yaşında insanız. Bugün var yarın yokuz.

    Benim kaygım bu vatanın bu milletin, bu çocukların, çocuklarımızın geleceği adına.

    Sürekli yazıyorum. Bu sorun siyasi bir malzeme, siyasi bir konu edilmemeli.

    Bu sorun hepimizin ortak kaygısı olmalı.

    İnanın deprem sonrası yapılan talan ve istismarları yazmaya elim varmıyor.

     Kadınların hepsinin kucağında üç beş çocuk olduğu halde hepsi de tekrar hamile.

     Sayıları 15 milyonu geçti diyorum, gösterse ne diyor.

     Nasıl göstereceksin, çoğu kaçak geçmiş. Kayıt altında bile değil belki.

    Bir tane, iki tane değil ki göstersem, on beş milyondan bahsediliyor.

    Sen bir milyona kadar saydın mı hiç!

    Say bakalım kaç ayda sayacaksın.

    15 milyona saymaya ömrün yetmeyecek belki.

    Neyse önümüz bayram.

    Bayram harçlıklarını cebine koyup memlekete hava atmaya gidenler,

    Bayramdan sonra yeni harçlık almaya gelenler olacak belki.

    Ne gelen bitecek, ne giden.

    Almanya'ya gitmeye gerek yok.

    Bundan sonra bu memlekette bize Almanya acı vatan.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!