GENÇLİĞİN KIYMETİ
Dilediği
her şeyi yapma kudretine sahip olan Allah'ü Teâla, bizleri zayıf bir sudan
yaratmış sonra bu zayıflığın arkasından azim bir kuvvet vermiş en son ise
zayıflığa ve ihtiyarlığa mahkûm etmiştir.
Görüldüğü
üzere Cenab-ı Hakk’ın zayıf bir sudan yarattıktan sonra çok büyük bir kuvvet ve
güç ihsan ettiği zaman, gençlik zamanıdır.
Gençlik;
Rabbimizin bizlere ikram buyurmuş olduğu en büyük nimetlerdendir. Bu nimetin
kıymeti bilinmeyecek ve yerinde kullanılmayacak olursa, bu değerli vakit boşa
gitmiş olur. Ve Mevla’mıza karşı nankörlük etmiş oluruz.
Gençliğimizde
Cenabı hakkın rızasını kazanmak hem kendimize hem de ailemize, dinimize,
diyanetimize, mukaddesatımıza, vatanımıza, milletimize, faydalı olabilmemizin
yegane çaresi bu zamanı çok iyi değerlendirmektir.
Gençlik
çağları heva ve heves çağları olduğu gibi ilim tahsili ve çalışıp kazanma
devridir. Hissi arzuların ve nefsani garazların bütün debdebesine rağmen, bu
zamanlarda yapılan Allah'ın rızasına muvafık her türlü amelin meziyeti,
itibarı, başka zamanlarda yapılan amellere göre kat kat fazladır.
Bir
Müslüman’ın nefsani arzularına tabi olup Cenabı Hakkın rızasını unutacak vakti
yoktur. Çünkü Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz “ Ya Rabbi beni, gözümü açıp yumuncaya kadar, hatta bundan daha az bir
zamanda dahi nefsimin eline bırakma” buyurarak niyaz ederlerdi. Başka bir Hadisi
Şeriflerinde de şöyle buyurmuşlardır. “Kıyamet
günü Ademoğlu beş şeyden hesap vermeden Allah'ın huzurundan ayrılmaz; Ömrünü ne
yaparak tükettiğinden, Gençliğinde hangi iş ile meşgul olduğundan, Malını hangi
yollardan kazandığından, Malını nerelere harcadığından, Öğrendiği ile ne derece
amel edip etmediğinden.”
Siz değerli okurlarım
Gençlik
coşkun akan bir suya benzer. Önüne setler konulup yönlenirse istifade çok büyük
olur. Ama kendi haline bırakılırsa hiçbir fayda hâsıl olmayacağı gibi uğradığı
yerleri de zarara uğratır ve bu enerji heba edilmiş olur.
Sağlık
ve gençlik Rabbimizin bizlere ikram ettiği en değerli nimetlerdendir. Bunları
şerli işlerde yıpratmak veya hayırlı işlerde kullanmamak, nimetin kadrini
bilmemek olur. Kıymeti bilinmeyen bir nimet, onu veren tarafından geri
alınmakla cezalandırılır. Bu hikmete ışık tutan bir Hadisi Şerif de şöyle
buyrulmaktadır. “beş şeyden önce beş
şeyin; yaşlanmadan önce gençliğinin,
hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin,
meşguliyetten önce boş vaktinin ve ölümün gelmeden önce hayatının kıymetini
ganimet bil.”
Nefeslerimiz
sayılı, zamanımız ise sınırlı. Ömür nasibimize düşen zaman parçası ve bu zaman
parçası her canlıya ömründe bir defa nasip olur. Geçtikten sonra tekrar dönmesi
mümkün değildir. Herkes yaşı ilerlediği zaman gençlik yıllarını daha iyi
değerlendiremediğinden eseflenir ve zaman zaman “eyvah gençliğim” der. Ama heyhât vakit çok geç. En az pişman olan
olayım diye ha bire gayret etmemiz lazımdır.
Yazıma
bir beyitle son vermek istiyorum.
“Bu
Dünyanın Cefasından Sefasına Nöbet Gelmez,
Gafil
Olma İlme Çalış Geçen Günler Geri Gelmez”
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







