13 Nisan 2012 - 00:28 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
"Gazetecilik Manifestosu"
1993 yılından Trabzon da
Üniversite dönemlerimde Hürriyet Gazetesinde gazeteciliğe başladım o gün bu
gündür bu mesleği layıkıyla yapmaya devam ediyorum, Mesleğe girdikten sonra bu
meslekten ayrılmak zordur ve bendede öyle oldu o tarihten bu yana çok şükür
yüzümüze kara çalmadan meslek kurallarına uyarak görevimizi yerine getirmeye
çalıştım bu meslekteki deneyimim ayrıca yaklaşık dört yılı aşkındır Giresun
Üniversitesi Radyo Televizyon bölümünde Temel Gazetecilik derslerine ben vermekteyim,
öğrencilerime iyi bir gazeteci olmaları için öncelikli olarak Basın Meslek
İlkelerine uymaları gerektiğini, bu ilkeleri hayat felsefesi yapmaları
gerektiğini belirtmekteyim, bir tabak çorbaya haber yapan ve mesleğin itibarını
iki paralık edenlerle mücadele etmeleri gerektiğini söylemekte, yaptıkları
dürüst gazetecilikle camiada örnek gösterilmeleri gerektiğini belirtmekteyim,
mesleği alanında ihtisas yapmış gerçek gazetecilerin yaptığı itibarlı bir
meslek haline yeniden getirmeleri gerektiğini söylemekteyim.
Geçen gün
Vatan gazetesinde Mustafa Mutlu imzalı köşe yazsısını okuyunca Mustafa Mutlu
nun benim yıllardır öğrencilerime söylediğim kendime prensip edindiğim şeyleri
manifesto tarzında sıraladığını görünce çok mutlu oldum. Mustafa Mutlu, "bir gazetecinin namuslu
olması gerektiğini" söyleyerek başladığı "Gazetecilik
Manifestosu" gibi yazısında, gazetecilerin neler yapıp neler
yapamayacağını yazmıştı, bende bu yazıyı okuyunca altına imza atarım deyip bu
yazıyı sizlerle paylaşmak istedim
İşte Mustafa Mutlunun Vatan gazetesinde
yayınlanan o köşe yazısı, yazıyı okuyun ve yorumunu siz yapın, sizce de
olması gerekenler aşağıda yazanlar değil mi?
Gazeteci namusludur.
Gazeteci onurludur, ahlâklıdır.
Gazeteci dürüsttür. Yanılabilir, yanıltılabilir ama
asla yalan yazmaz.
Gazeteci satılık değildir. Makam, mevki, para pul
peşinde koşmaz. Rüşvet almaz, parayla haber yazmaz. Ya da yazacağı haberi
yazmaktan para karşılığında vazgeçmez.
Gazeteci diktir. Gerektiğinde babasını bile tanımaz.
Gazeteci ilkelerle donanmıştır, bu ilkelere asla
ihanet etmez.
Gazeteci bedava gezilere gidip, şirket reklamı ya da
siyasi parti propagandası yapmaz.
Gazeteci diplomasi muhabiri olunca kendisini diplomat,
siyaset muhabiri olunca parti lideri, ekonomi muhabiri olunca iş adamı, polis
muhabiri olunca emniyet müdürü sanmaz...
Gazeteci bırakın siyasi partileri, gazetecilik meslek
örgütleri dışında, sivil toplum örgütlerine bile üye olmaz.
Gazeteci herkesle yemek yer, ama kendi yediği yemeğin
parasını kendisi öder.
Gazeteci kararlıdır. Engeller karşısında yılmaz.
Gazeteci cesurdur. Gerektiğinde kurşunun üzerine
yürür, yine de haberini ya da yorumunu yazar.
Gazeteci sadece evrensel “doğru”nun peşinde koşar.
Gazeteci patronuna kimliğini, kişiliğini değil;
yazılarını satar.
Gazeteci kendi çıkarı için tek satır yazmaz...
Gazeteci fotoğrafına, haberine veya yorumuna sahip
çıkar.
Gazeteci İstiklal Marşı’nda bile esas duruşta durmak
zorunda olmayan tek vatandaştır.
Gazeteci yaltaklanmaz, kapılanmaz, köleleşmez.
Gazeteci emir almaz, hizaya gelmez.
Gazeteci fırça yemez. Eğer haklıysa (ki her zaman öyle
olmalıdır) kendisini “erdem”e davet eden yüksek makamdaki devlet ve hükümet adamlarına
bile hak ettikleri cevabı verir.
Gazeteci pusu kurmaz, hak yemez.
Gazeteci kıvırmaz, yalvarmaz.
Gazeteci odasında soğuk hapishane hücreleri için bir kazak, telaşla
gitmesi gereken bir sel faciası için çizme, milyarderlerin katılacağı bir davet
için de smokin bulundurur.
Gazeteci lüks peşinde koşmaz.
Gazeteci danışman, müşavir, özel kalem müdürü olmaz.
Gazeteci şirket kurmaz.
Gazeteci reklam pastasından pay almak için
reklamcılık, şirket tanıtmak için halkla ilişkilercilik yapmaz.
Gazeteci bunları bir süre yaptıktan sonra sırf mesleğe
döndü diye gazeteci olmaz.
Gazeteci iş bulmak için araya siyasetçi, iş adamı,
hatırlı bürokrat koymaz.
Gazeteci nettir, gizli gündemi bulunmaz.
Gazeteci sır saklamaz... Saklanması gereken sırları
öğrenmeyi reddeder.
Gazeteci övgü düzmez. İşini iyi yapanı bile,
eksiklerini, yanlışlarını göstererek eleştirir.
Gazetecinin pusulası yüreğidir, asla yüreğinin sesini
dinlemekten vazgeçmez.
Ve gazeteci...
Tüm böyle olmak zorunda olduğu için dünyanın en
yalnız adamıdır. Ama bu yalnızlıktan asla yakınmaz!
Sevgili üstat Mustafa MUTLU’ya bu güzel
yazısından dolayı çok teşekkür ediyorum, yazıyı okudunuz, yorum sizlerin, bir
sonraki yazımda görüşene kadar esen kalın…
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Başkan Fuat Köse dolmuşçu esnafıyla kahvaltıda buluştu

Giresun’da Mobil Kanser Tarama hizmeti Çanakçı’da sürüyor

CHP Giresun İl Başkanlığının kapıları yeniden açılıyor

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Piraziz’de Yağmur Suyu Hattı Çalışmaları Sürüyor
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



