25 Ağustos 2011 - 21:52 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
FINDIK
Çokluğu bir, yokluğu bin dert olan fındık. Bazen anaç bir anne gibi cömertçe kendini sunan, bazen de, oltaya vurup kaçan kurnaz bir balık gibi sepete girmeyen fındık. Bazen ağlatan bazen de güldüren ama hiç ondurmayan fındık. Gençlerin hayallerini süsleyen, borçlunun umutlarını yeşertirken alacaklının da gönlünü ferahlatan, sıladakini avundurup gurbettekini kavuşturan fındık.
Ve çuvalının içinde binlerce öykü barındıran fındık:
Belinde sepeti, yaşlı bir fındık dalına var gücüyle asılan Osman’a “Nasıl yiğenim ,varmı fındık?” diye soruyordu yanına gelen emicesi. Gelecek günlerde yaşayacağı sıkıntıların ezikliğini içinde hisseden babaların, yüreği bölen ağlamaklı gülümsemesiyle; “bahçalar boş emmi, gendünü zor gurtarıyo bu seneki fındık, ne yaparsın, vermeyince vermiyor Allah…Üniversiteye başlicak böyük gızın masraflarına ayırıca dım bu seneki fındığı..Olmadı…Zorunan değile…Allah böyükdür, verir bir çaresini.” Deyip derin bir iç geçirdi Osman.
Kalın bir fındık dalına yaslanmış, girebisinin burnuyla ayağının ucundaki toprağı eşeleyen Osman’ın emicesi “Yeğenim, babanız siz çok küçükken genç yaşta ayrıldı aranızdan. Çok iyi uşaktı baban, mekanı cennet olsun. Buralarda dedikodulardan bıkan anneniz de sizi sırtlayıp gurbet ellere götürdü. Oralarda neler çektüğüzü çok eyi biliyom. Benim çocukların gasevetiyle size el uzatamadım yıllarca, çok istedim ama, hiçbirşey istediğim gibi olmadı” dedi . Girebisiyle kurumuş bir fındık dalını dalgın dalgın çenterken devam etti konuşmasına Osman’ın emicesi : “Şimdi ne okuyan nede subut olucak var bende, benim çocukların bana muhtaçlıkları galmadı artık. Allah bereket versin, yingeyinen bizde emekli maaşıyla geçinip gidiyok. Bu sene benim bahçaları da sen topla yeğenim.Yeni alduğum böyük bahçanın fındığı da eyi bu sene, yeter gızın masraflarına .” diyip girebisini omzuna atarak yürümeye başladı Hasan Emmi. Emmisinin Arkasından minnet duygularuyla bakan Osman, gözyaşlarını alnındaki teriyle beraber sildi.Yere düşmüş bir çotanağı alıp geriye dönerek Osman’ın sepetine atan Hasan Emmi; yaptığı jestin izlerini Osman’ın yüzünde ararken “Her ayrılığın aslı buluşmaktır Osman’ım, fındık diye değil, her sene gelin böyle, boşlamayın bulları. Benimkilerin garınnarı doydu, arayıp sordukları yok artık, tatillerini de orda burda geçiriyolar, memleketlerini de unuttular” diye sürdürdü konuşmasını. Girebisi omuzunda ocakların arasında gözden kaybolurken ağzından çıkan son sözcükler “Göresim geldi torunlarımı”oldu. Hasan Emmi’nin.
Bu kısa öykünün binlercesi yaşanıyor fındık vakti dalların altında. Bazıları acı bazıları tatlı bazıları da hüzün dolu. Nice bol fındıklı yıllara…Hayırlı bayramlar.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

CHP Giresun İl Başkanlığının kapıları yeniden açılıyor

Başkan Fuat Köse dolmuşçu esnafıyla kahvaltıda buluştu
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



