FAZİLETİN BAŞI UTANMA DUYGUSUDUR
"De ki: Rabbim ancak hayâsızlıkları,
onların açığını, gizlisini, günahı, haksız yere tecavüzü, hakkında hiçbir delil
indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmanızı, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri
söylemenizi haram kılmıştır."
"Hayânın hepsi
hayırdır."
Dünya
ve ahiret saadetine kavuşmak isteyen kişi edep ve hayâ sahibi olmalıdır. Edep
ve hayâsı olmayan bir kimseden hayır beklemek mümkün değildir. "Hayâ ile
iman birbirini tamamlar, biri gidince diğeri de gider."
Çirkin
ve ahlaksız bir manzara ile karşılaştığında utanan, başını öne eğen ve yüzü
kızaran bir insan utanma duygusu taşıyan (haya sahibi) kimsedir. Çünkü insanlık
şerefiyle bağdaşmayan bu manzaradan kalbi sıkıntı duymuş, duyguları incinmiş,
vicdanı rahatsız olmuştur.
Aziz
okurlarım
Hayâ
sahibi bir insanı, kötü bir işten caydırmak için, ona "Utanmıyor musun?"
demek yeterlidir. Büyüklerimiz "İnsandan utanmayan Allah'tan da
utanmaz." demişlerdir.
Utanma
duygusu taşıyan bir kimse, sadece insanların gördüğü yerde değil, insanların
görmediği yerde de kötülükten kaçınan kimsedir. Böyle kimselerin ruh sağlıkları yerinde ve
vicdanları rahattır. Onları daima güler yüzlü, mütevazi ve güvenilir insanlar
olarak görürsünüz.
Hayâ sahibi bir insanda hile,
yalan, sahtekârlık, hırsızlık, kovuculuk, rüşvet, kin, iftira gibi kötülükler
olmaz. İnsan hayâ perdesini yitirince de yaptığının hesabından korkmaz,
fakir-fukaranın malını talan etse, o kişilerin gözyaşlarından yüreği sızlamaz.
Hayâ, kalbi bozan günahlara karşı bir engeldir.
Hayâ, insanın iman kuvvetini ve edep miktarını
belirler.
Hayâ, hayrın direği, karıştığı her iyiliğin temel
unsurudur.
Batıla göz yuman hayâ sahibi olamaz.
Hayâ sahibi, Hakk'a cephe açmış olanlarla düşüp
kalkmaz.
Müslüman dilini, batıla dalmaktan ve konuşmaktan;
gözünü avret yerlerine şehvetle bakmaktan; kulağını başkasının sırlarını
dinlemekten ve insanların ayıp yerlerini ortaya çıkarmaktan korumalıdır.
Siz
Değerli Okurlarım
İslamsız
hayâ ve faziletsiz bir insan, kendi şahsiyetini silmiş, şerefini yıkmış ve kötü
arzularının esiri olmuştur.
Bugün gençliğimizin düştüğü bela bu değil
mi? Eskiden hocasını gören hürmet ederdi. Hürmette kusur etmezdi. Biz bu
gençliğe sahip çıkmadık, doğru bir eğitim veremedik. Netice ortada. Hayâ ve
iffet sahibi olmak için çocuklarımızı yetiştirelim ve onlara sahip çıkalım da
bu olumsuzluklarla karşı karşıya kalmayalım.
Rabbim bizleri hayâ ve faziletten mahrum etmesin. (Amin)
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







