Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
10 Kasım 2014 - 23:15 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

EZANI MUHAMMEDİ

0 Okunma 0 Paylaşım
Ezanı Muhammedi hicretin birinci yılında meşru kılınmıştır. Erkekler için vacip kuvvetinde bir sünneti müekkededir. Meşruiyeti kitap ve sünnet ile sabittir. Hicretin birinci yılında Medine’m Münevvere de mescidi nebevi tamamlanınca cemaatle namaz kılınmaya başlanmıştır. Namaz vakitlerinde de Bilal'i Habeşi (r.a) Hz. Rasulüllah (sav) Efendimizin emriyle “Es saleh es saleh” yani “namaza, namaza” diye seslenirdi. Ancak bu usul, Müslümanların adedi arttıkça kâfi gelmemeye başladı. Bu sebeple cumayı ve beş vakti zamanında bildirecek bir alamete ihtiyaç duyuldu. Bu iş için Rasülüllah (sav) efendimizin riyasetinde bir müşavere heyeti toplandı. Mescitte hazır bulunan ashabı Güzin tarafından muhtelif teklifler ortaya konuldu. Bu teklifler namaz vakitlerinde boru çalınarak, ateş yakılarak, çan çalınarak veya yüksekçe bir yere bayrak dikilerek haber verilmesi tarzındaydı. Fakat Peygamberimiz (sav) bu tekliflerin her birini, başka millet ve dinlere ait olması sebebiyle münasip görmemişti. Neticede müşavere heyeti bu hususu karara bağlayamadan dağıldı. Nihayet ashabı kiramdan bazı zevatın aynı şekilde görmüş oldukları sadık bir rüya ve onu teyit eden bir vahye dayanan, bildiğimiz uslup ve tarzda ezan okunmaya başlanmıştır. Ezanla alakalı ilk rüyayı gören, Ensardan Abdullah bin Zeyd (r.a.) dır. Sevgili Peygamberimiz (sav) Efendimiz Hz. Abdullah’ın bu rüyası üzerine; İnşallah bu hak rüyadır. Gördüğünü Bilal’a öğret. Çünkü onun sesi senin sesinden daha güzeldir, buyurdular. O da Efendimizin emriyle rüyasında öğrendiği bu ezanı, Hz. Bilal’ı Habeşi ye öğretti. Hz. Bilal de Medine’nin en yüksek yerine çıkarak Hz. Abdullah'dan öğrendiği bu ezanı hicri; 10 Safer, Miladi; 15 Haziran 622 tarihinde ilk defa yüksek ve çok tatlı bir sesle okudu. Ezanı Muhammedlinin Medine semalarına yayıldığı sırada, bu ilahi daveti duyan Hz. Ömer, evinden çıkıp koşa koşa Rasülüllah (sav)in yanına gelerek; Ya Rasülellah, aynı rüyayı bende gördüm, dedi ve o sırada ilahi vahide gelmiş bulunuyordu. Ezan ve kamet ister mukim olsun ister seferi olsun, farz namazların edasında, kazasında ve Cuma namazında erkeklere müekket bir sünnettir. Beş vakit namazı tek başına dahi kılsalar ezan ve kamet getirmeleri gerekir. Ezan ağır ağır, kamet ise süratli okunur. Ezanın, ezan olduğu anlaşılsa bile Arapça olmayan bir dil ile okunması kâfi gelmez ve böyle bir ezana itibar edilmez. Ezanı vaktinden önce okumakta caiz değildir. Şayet okunmuş ise vakit girdikten sonra iade edilir. Burada müezzinlerin çok dikkat etmesi gerekir. Zira tirmizide geçen bir hadisi şerifte Rasülüllah (sav) Efendimiz “ İmam cemaatin namazının mesuliyetini üzerine almıştır. Müezzine de namaz vakitleri emanet edilmiştir.” buyurmuşlardır. Ezan ve kamet dinleyen kimseye şu hususlar tavsiye olunur. Ezan ve kameti dinleyen kimse müezzinin söylediklerini aynen söyler. Sadece “ hayye alessaleh ve hayye alelfelah” lafızlarını söylemeyip “le havle vele kuvvete ille billehil azım” der. Ezan bittikten sonra ezan duasını da okumak gerekir. Çünkü böyle dua eden şefaate hak kazanmış olur.Duada geçen vesilenin Cennet de ali bir makam Fazilet’in yine büyük bir makam ve makamı Mahmudun ise şefaati kübra makamı olduğu beyan olunmaktadır. Binaenaleyh böyle bir duada bulunmak, Rasülüllah Efendimize muhabbetine ve kuvvetli bir irtibatın alametidir.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!