Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
15 Aralık 2014 - 18:09 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

EVLİLİK KONUSUNDA DA MADDİLEŞTİK

0 Okunma 0 Paylaşım
Son günlerin tartışılan konularından biri de iyice maddileşmemiz, maddeperest oluşumuz. İşin uzmanlarına göre toplum olarak maddeyi,  daha çok kazanmayı, az bir çabayla zihnimizde belirlediğimiz hedefe herkesten önce kolayca ulaşmayı hayatımızın yegâne amacı haline getirdik. İnsanların kişiliğini, onlar farkında olmadan kendi konuşmaları, ifadeleri üzerinden tanımaya çalışmak bulmaca çözmek gibi bir şey… Bir araya gelindiğinde birçoklarının konuştuğu tartıştığı şeyin “çok karlı bir iş”, “Şu işte çok para var, elimizi çabuk tutmamız lazım”, “ Gelecekte oralar çok değişecek”  Ya da “ Aman evladım çok çalış. Şu meslekte şu kadar para, bu meslekte bu kadar para.” Hatta daha da ileri “Bak çocuğum. Şu meslekten birisiyle de evlendin mi tamam. Mutluluğunuz yuvanızdan dolup ta taşacak.” Bir de bakmışsınız ki az bir çaba ile çok kazanma, çok mal mülk sahibi olma, son derece konforlu bir hayat yaşama arzusu bütün ahlaki değerlerimizin önüne geçmiş. Ve huzuru,  mutluluğu sadece ellerimizin sahip olduklarında arar olmuşuz… Samsun’da öğrenci iken mahallemizde yetişkin kızı olan bir kadın vardı. O zamanlar biz evli idik ama belki uygun, dürüst arkadaşları vardır düşüncesiyle ikide bir yanımıza gelir “Benim kızı alan etti kârı”  derdi. “Teyze niçin” diye sorduğumuzda “ Oğlum kızımın çok çeyizi var.” derdi. Daha sonra kızını evlendirdi.  Aradan iki yıl falan geçti. Tekrar karşılaştığımızda “ Oğlum keşke hiçbir şeyi olmasa idi de huzur ve mutluluğu olsaydı.” demişti  Ben de şimdi diyorum ki; keşke o kadın ve şimdi bizler, şu ilahi uyarıyı her zaman yüreğimizin bir köşesinde altı kalın bir çizgi ile çizili bir şekilde barındırsa idik ya da barındırsak… Şöyle öğüt veriyor Yüce Rabbimiz Yunus suresi  58. ayette… “ Huzur ve mutluluğu Allahın lütfundan,  kereminden isteyin. Ellerinizin biriktirdiklerinde aramanızdan hayırlıdır.” Ellili yaşlara ulaşmış bayan bir doktor arkadaşla konuşurken şu ifadeleri beni çok etkilemişti.. “Hocam”  demişti. “Biz önce meslek dedik. Meslekte kariyerimiz olsun dedik. Birde baktık yıllar geçti Şimdi bayramda seyranda perdenin arkasına oturuyorum. Yoldan gelip geçenleri izliyorum Kapımı kimse çalmıyor. Şimdi benim bir oda dolusu param olacağına geleceğe daha güvenle bakabilmemi sağlayan sıcacık bir yuvam olsaydı.” demişti. Gerçek ten beni hiç ilgilendirmeyen bu kişinin yüreğinde taşımış olduğu bu sıkıntısı beni de bir insan olarak etkilemişti. Birileri kulağımıza öyle bir fısıldamış ki ister kadın ister erkek olun, ekonomik bağımsızlığınızı kazandıktan sonra yuvanızı kurun…  Allah ta bu gençlere seslenirken (Nur 32) onların bu abartılı ve engelleyici korkularını aşmalarını istiyor. “Bekarlarınızı evlendirin.” Dedikten sonra  “ Eğer onlar yoksulsa” diyor, “ Allah onları lütfundan kereminden rızıklandırır.” Sanki bu çiftlerin, sonsuz cömertliği ile ilk takısını üstlenen O oluyor. Evet. Esasında zihinlerimizde oluşturduğumuz o engelleri aşabilmek için birçok değerlerimizden vazgeçiyor, böylece ruh dünyamıza, yani kendi kendimize de zulmediyoruz.      

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!