Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
23 Ocak 2012 - 21:54 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

ELEŞTİRİRKEN ÖN YARGILI OLMAMAK

0 Okunma 0 Paylaşım
Tenkit ya da eleştiri.. Toplumlarda bu kavram yazılı görsel, seminer, oturum, ikili ya da grup karşılaşmalarında yaygınlaşan savunma ya da saldırma araçlarından biri haline geldi. Sosyal, spor ekonomik, kültürel hele hele siyaset alanında eleştirilerin dozu kaçıyor ve adeta nükleer silah haline dönüşüyor ! Hazmedemeyenler, kürsülerden inip ya da sandalyelerinden kalkarak, bir birlerine bardak, su fırlatarak, iki ya da grup halinde saldırıya geçerek, konuyu daha da ileriye götürüyorlar. Söz alıp, eleştiriye başlayan, eleştirdiği kişiyi adeta top atışına tutuyor, sabır, etik sınırlarını da zorlayıp, hakaretler yağdırabiliyor. Kişi haklı da olabilir, haksız da. Bu ona eleştirdiği kişiye saldırma, hakaret etme, onurunu kırma hakkı tanımamalı. Eleştirilerde, hitap şekillerinde sözcüklerin itina ile seçilmesi, güzel ifadelerin kullanılması, ortamı gerginleştirmez, barışı ve huzuru destekler. Eleştirilen kişide muhatap olduğu eleştirinin olumlu olduğuna inanıyorsa, sorun yaşanmayacaktır. Eleştirilen kişi bunu yapamıyorsa bırakın toplum onu yargılasın. Yaşam ortamında, dünya’ da “yanlış”ı bulmak, fark etmek, akıllı insan işidir. Yanlış yanlıştır. Bunun için özel bir zihin gücü gerekmiyor. Şöyle ortama bir göz atarsanız, yanlışları, yanlışlıkları hemen fark edersiniz. Doğru ve yanlış geçmişten bu güne hep aynı ifadelerle belirtilmiştir. Çünkü aklın yolu birdir. Yanlış bağlantılı(Göreceli) bir kavramdır. Anlatımlar da ve anlayış farklılığın da olayın niteliği kişiye göre, nitelendirmeyi yapana göre değişebiliyor. Eleştiren taraf işine geldiği gibi bazen yanlışı doğru, doğruyu da yanlış olarak kabullenebiliyor. Yanlış,doğru.. Kişilerin, bizlerin ön yargıları. İşte yanıldığımız noktada burada. Ön yargılar. Aşmalıyız bu noktayı. Ama aşamadık. Yanlışları görme eğilimi. Bizler, yanlışı fark etmek, doğruları görmek, ve anlatabilmek alışkanlığını kazanmak zorundayız. Bizim memlekette özellikle siyasiler, birinin ak dediğine kara, kara dediğine ak demeyi Maazallah tesbih haline getiriyorlar. Eleştirilen kişi icra ve etkin makamda ise, onun yaptıklarını hizmetlerini kabul etmemek, hep “tu kaka” olarak yorumlamak, kolay saldırganlık araçları haline geldi. Bu huyumuzdan vazgeçmeliyiz. Güzele, iyi yapılan her hizmete alkış tutmasını bilemiyorsak, aynı sert davranışı, eleştiri yaptığımız insanlardan da beklemeliyiz, öfkelenmemeliyiz.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!