16 Eylül 2013 - 21:47 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
EĞİTİM VE TOPLUM
Yeni eğitim-öğretim
yılının başlamasıyla birlikte bu alanla ilgili tartışmalar da gündeme oturdu.
Günümüzde toplumların gelişmişlik düzeyi kişi başına düşen milli gelir
düzeyiyle ölçülmüyor artık. Gelişmişlik düzeyi nitelikli, eğitimli insanların
oranı ile ölçülüyor. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi; bilim ve teknolojide,
sanatta, edebiyatta, sporda gösterdiği başarıma bağlı. Tüketen değil üreten
toplum kalkınmış toplum günümüzde.
Yeni
eğitim-öğretim yılına başladığımız şu günlerde öğretim kurumlarımıza devam eden
öğrenci sayımız 20 milyonu, öğretmen ise 800 bini geçmiş bulunmaktadır. Bu dev
nüfus hiç kuşkusuz birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan fazladır. Genç ve dinamik
bir nüfusa sahip olan ülkemiz bu anlamda şanslıdır. Bu şansı iyi kullanmak
gerekiyor.
Sevgili
okuyucular şu gerçeği bir kez daha yinelemek istiyorum. “Biz az gelişmiş bir
ülkeyiz, bilgi ve teknoloji üretemeyiz, üretilenleri kullanmalıyız, bizden ara
eleman olur. Bilim adamı, mucit çıkmaz,” anlayışı doğru bir yaklaşım değildir.
İslâm dini bilim ve teknolojiye karşı değildir. Karşı olmadığı Avrupa ortaçağı
yaşadığı dönemde İslâm dünyasında bilim oldukça gelişmiş düzeydeydi. İbn-i
Sina, Farabi, Mimar Sinan, İbn Rüşt gibi düşün ve bilim adamları bilimin
meşalesini İslâm dünyasında yükseltiyor ve insanlığın hizmetine sunuyorlardı.
Diyeceksiniz
ki Müslüman ülkelerin dünya sıralamasındaki bilimsel atıf, bilimsel yayın
sayısı nedir? Başka bir soru ile Nobel ödülü kazanan Müslüman bilim adamı
sayısı diğer ülkelerle kıyaslandığında oranı nedir? Diye bir soru sorulacak
olursa verilecek yanıt herhalde olumsuz olacaktır. İcat/buluş yapmaya engel
olan şey ne tarım toplumu, ne de Müslüman olmak. Tek engel aklın köreltilmesi,
yaratıcı aklın engellenmesidir.
Bilim ve
teknoloji daha özgür, laik ve demokratik
toplumlarda gelişir. Bilim ve bilim adamına en büyük değeri Mustafa
Kemal Atatürk vermiştir. Atatürk, üniversite reformunu gerçekleştirme
aşamasında Hitler ve Mussolini rejiminden kaçan bilim adamlarını ülkemize davet
ederek rahat bilim yapmalarını sağlamıştır. Atatürk bilim ve teknoloji
konusunda; “ Ben, manevi miras olarak
hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi
mirasım bilim ve akıldır… Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların,
kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada,
asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin
gelişmesini inkâr etmek olur… Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve
başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu
temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi
mirasçılarım olurlar.” Demektedir. Çağdaş ve eğitimli toplum oluşturma hiç
kuşkusuz büyük önder Atatürk’ün bu veciz sözünde mevcuttur.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı

15 Temmuz Şehitler Ortaokulu çevresinde yol ve kaldırım yenilendi

Sardes’te 2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı

Başkan Fuat Köse dolmuşçu esnafıyla kahvaltıda buluştu

Piraziz’de Yağmur Suyu Hattı Çalışmaları Sürüyor
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



