Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
21 Şubat 2013 - 22:15 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

EFENDİMİZİN İZİNDEN

0 Okunma 0 Paylaşım
         Yurdumuzda (Bulancak Öğrenci Yurdu) yetiştirdiğimiz öğrencilerimizden her birerleri bir numunedir. Geleceğin büyükleri ve oturduğumuz koltukların birer mirasçılarıdır. Yetiştirmekte olduğumuz Salim BAYRAK adlı öğrencimizin “Peygamberimiz” hakkında yurdumuz gazetesine çıkarmış olduğu bu değerli eseri siz kıymetli okurlarımla paylaşmak istiyorum. Salat ve selamın en güzeli onun üzerine olsun. Rasülüllah’ın yolundan gitmektir en güzel mutluluk. Ona uymak, sünnetlerine sımsıkı sarılmak, ona hakiki ümmet olmak aşkı Efendimizle aramızda bir köprüdür. Efendimiz gelmiş ve geçmiş insanların şüphesiz en yücesi ve en mükemmelidir. Rabbime her gün ona hakiki ümmet eyle bizleri, sancağının altında toplanmamızı nasip eyle, rüyalarımızda buluştur bizleri diye dua edelim. Uykuda rüyalarımıza teşrif etse, o mutluluğun tadına varılamaz ama Yüce Resul’ün karşısına nasıl çıkacağız? Her gün haramların içinde haramlarla beslenerek nasıl bakacağız yüzüne. Üzülmeyecek mi? Bizde üzüntüsüne dayanabilecek miyiz? Onu görünce yüzümüz kızarmayacak mı? Başımız öne eğilmeyecek mi? Bizim gaflette olduğumuza üzülmeyecek mi? Rasülümüzü, hatırlamadık onun ne zorluklar çektiğini, ne acılara katlandığını hep unuttuk. Namaz kılmıyoruz. Ama Efendimiz namaz kılarken taşlanmıştı, bütün iğrenç işleri yapmışlardı namaz kılarken. Bize yapmazlarken biz neden kılmıyoruz. Üzülmeyecek mi? Gözyaşları sel olmayacak mı bu hallerimize? Efendimiz “Çalışmak ibadettir” buyuruyor. Bizim tembel oluşumuz karşısında incinmeyecek mi? Ümmetim ümmetim diyordu, hep bizi düşünüyordu. Şefaatini bizim için saklıyor acaba biz onun için ne yapıyoruz? Hatırlıyor muyuz Efendimizi? Onu kendimize örnek alıyor muyuz? Onun sünnetine sarılıyor muyuz? İncinmez mi, üzülmez mi? Hep düşünceliydi, hep ümmetini düşünürdü. Biz rahatlıktan, dünya zevklerinden başka bir şey düşünmez olduk. “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve öğretenlerinizdir.” Buyuruyor. Biz ne yapıyoruz? Duvara süslük gibi asıp, ona elimizi bile sürmüyoruz. Ondan faydalanmıyoruz. Hayâ sahibiydi, haramdan uzaktı. Ya bizde hayâ mı kaldı? Üzülmez mi? “İlim Çin de bile olsa öğreniniz.” Buyuruyor. Biz önümüzdeki hazır ilmi bile elimizin tersiyle itiyoruz. İncinmez mi? Resulümüz bizi düşünürken, bize üzülürken biz neden bunun farkında değiliz? Neden ona uymak istemiyoruz, neden soğukluk besliyoruz? Hâlbuki Efendimiz gelmiş ve geçmiş insanların en yücesi, en mükemmeli. O sevgi ve şefkat Peygamberi.  Gerçek bir lider. Hem beyin hem de yürek. Peygamber Efendimiz vakarlıydı. Boş yere konuşmazdı. O baştan aşağı gerçek bir numune-i timsaldi. Ahlakın en büyük örneğiydi. Kâinatın yaratılış sebebiydi. Biz şimdi ne yapacağız, bu günahların hesabını nasıl vereceğiz? Resulüllah (s.a.v.) üzülmeyecek mi? Her zaman ümmetim derdi. Her şeyimizi ona borçluyuz. Neden bir vefakârlık yapmıyoruz? Ayıp olmaz mı? Resulüllah’ı üzmek bizi kahretmez mi? Üzmez mi? İncitmez mi? Bu dünya üç günlük. Dün artık geride kaldı. Yarın şüpheli bugün Resule uymak en güzeli. Her zaman Efendimizin izinden gitmek onu çok sevindirir. Rabbim bizleri Efendimize hakiki ümmet, onun varislerine hakiki evlat olarak yaşamayı ve onların izinden bir ömür boyu giderek hizmet etmeyi nasip eylesin. (Âmin)        Sizce de bu eserleri ortaya koyan gençlerimizi okutmaya değmez mi???

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!