14 Kasım 2016 - 17:40
DELİREN KÖY HALKI
Tarih: 15 Ağustos 1951 Olay Yeri: Pont-Saint Esprit köyü, Fransa
Olay: Köyde yaşayan 300 kişinin bir anda delirip, halüsinasyonlar görmeye başlaması.
Suç Aracı: EkmekFransa'da küçük bir köy olan Pont-Saint Esprit, 15 Ağustos 1951 günü tarihi bir olaya uyandı. O gün sanki herkes aklını yitirmiş gibiydi. Bazıları halüsinasyonlar görüp akıl almaz hareketler yaparken bazıları sadece mide bulantısından, baş ağrısından ve günlerce süren uyuyamama probleminden şikayet ediyordu. Fakat şu bir gerçekti ki herkeste bir anormallik vardı.Çılgın iddialar...Bazı köylüler ejderha gördüklerini iddia ediyorlar, bazıları yılanların kendilerine saldırdığını söylüyordu. O dönem 11 yaşında olan Charles Granjhon evinden çıkıp büyük annesini boğmaya çalışıyor, bir işçi olan Gabriel Validire ise kendisinin öldüğünü iddia ediyordu. Validire'ye göre hem kendisinin hem de arkadaşının kafası bakırdan yapılmıştı ve karınlarını yılanlar yemişti. Bir başka kadın ise kaplanların kendisini yediğini iddia ediyordu. Köy tam bir tımarhaneye dönmüştü. Yaşanan bu akıl almaz olaylar artınca yetkililer ve doktorlar olayı araştırmaya başladılar. 250'den fazla kişi takip altına alındı ve 50 kişi kontrol edilmekten çıkmış akıl hastanesine yatırılmıştı.Akıl hastanesine yatırılanlar orada da boş durmadı, kalbinin yerinden çıktığını iddia edip yerine koyulmasını talep edenler bile vardı.Hatta olaylardan 8 gün sonra akıl hastanesindeki bir kadın çığlıklarla kendisini 2. kattan aşağı attı ve düştükten sonra koşmaya başladı. Kendisinin bir uçak olduğunu iddia ediyordu.Deliren delirene...Olayları araştıran Dr. Gabbai, Dr. Lisbonne ve Dr. Pourquier makalesinde şu ifadelere yer verdi: "Olayın başlangıç noktası; herkes bir fırından dağıtılan ekmekleri yedikten sonra bir hallere giriyor olmasıydı. Ekmekten yenilen miktar ise insanların akli dengesini belirleyen etken oluyordu. Az yiyenlerde 6 ile 48 saat arasında mide bulantısı, kuvvetli baş ağrısı, uyuyamama gibi semptomlar görünüyordu. Çok yiyenler ise kontrol altına alınamıyordu. Az şekilde etkilenenlerde insomnia (uyuyamama) geçtiği zaman hastalığın da geçtiğini anlıyorduk. Fakat ciddi boyutta olanlar, hatta ölümcül durumda olanlar da vardı. Bunlar 10-12 gün sonra delirmeye başlayabilenlerdi. Tüm köy zehirlenmişti ve bazı insanlar da giderek deliriyordu. Buna neden olan ise bizce ekmeğin içerisine karıştırılan ergot mantarıydı (çavdar mahmuzu)".Ölümlerde gelmeye başladıOlay neticesinde 50 kişi akıl hastası oldu, 7 kişi ise öldü. Olayın sorumlusu olarak ise fırıncı Roch Briand gösteriliyordu. Her şey o zehirli ekmeklerden sonra ortaya çıkmıştı.Yapılan araştırmalar gösterdi ki fırıncı ekmeklerin arasına LSD'nin (dünyanın en zehirli uyuşturucularından) ana maddesi olan ergot mantarını karıştırmıştı. Bilindiği üzere LSD dünyadaki en güçlü halüsinojen etkenidir.Fakat yine de olayın sırrını ergot çözmemişti. Çünkü akıllarda hala "ergot mantarı ekmeğin içine karıştırılsa bile işlenmemiş halde bu kadar güçlü etki yaratabilir mi? gibi sorular vardı. Bu da ortaya belki de direkt olarak LSD'nin ekmeklere karıştırılmış olabileceği teorisini ortaya çıkardı.
Olay: Köyde yaşayan 300 kişinin bir anda delirip, halüsinasyonlar görmeye başlaması.
Suç Aracı: EkmekFransa'da küçük bir köy olan Pont-Saint Esprit, 15 Ağustos 1951 günü tarihi bir olaya uyandı. O gün sanki herkes aklını yitirmiş gibiydi. Bazıları halüsinasyonlar görüp akıl almaz hareketler yaparken bazıları sadece mide bulantısından, baş ağrısından ve günlerce süren uyuyamama probleminden şikayet ediyordu. Fakat şu bir gerçekti ki herkeste bir anormallik vardı.Çılgın iddialar...Bazı köylüler ejderha gördüklerini iddia ediyorlar, bazıları yılanların kendilerine saldırdığını söylüyordu. O dönem 11 yaşında olan Charles Granjhon evinden çıkıp büyük annesini boğmaya çalışıyor, bir işçi olan Gabriel Validire ise kendisinin öldüğünü iddia ediyordu. Validire'ye göre hem kendisinin hem de arkadaşının kafası bakırdan yapılmıştı ve karınlarını yılanlar yemişti. Bir başka kadın ise kaplanların kendisini yediğini iddia ediyordu. Köy tam bir tımarhaneye dönmüştü. Yaşanan bu akıl almaz olaylar artınca yetkililer ve doktorlar olayı araştırmaya başladılar. 250'den fazla kişi takip altına alındı ve 50 kişi kontrol edilmekten çıkmış akıl hastanesine yatırılmıştı.Akıl hastanesine yatırılanlar orada da boş durmadı, kalbinin yerinden çıktığını iddia edip yerine koyulmasını talep edenler bile vardı.Hatta olaylardan 8 gün sonra akıl hastanesindeki bir kadın çığlıklarla kendisini 2. kattan aşağı attı ve düştükten sonra koşmaya başladı. Kendisinin bir uçak olduğunu iddia ediyordu.Deliren delirene...Olayları araştıran Dr. Gabbai, Dr. Lisbonne ve Dr. Pourquier makalesinde şu ifadelere yer verdi: "Olayın başlangıç noktası; herkes bir fırından dağıtılan ekmekleri yedikten sonra bir hallere giriyor olmasıydı. Ekmekten yenilen miktar ise insanların akli dengesini belirleyen etken oluyordu. Az yiyenlerde 6 ile 48 saat arasında mide bulantısı, kuvvetli baş ağrısı, uyuyamama gibi semptomlar görünüyordu. Çok yiyenler ise kontrol altına alınamıyordu. Az şekilde etkilenenlerde insomnia (uyuyamama) geçtiği zaman hastalığın da geçtiğini anlıyorduk. Fakat ciddi boyutta olanlar, hatta ölümcül durumda olanlar da vardı. Bunlar 10-12 gün sonra delirmeye başlayabilenlerdi. Tüm köy zehirlenmişti ve bazı insanlar da giderek deliriyordu. Buna neden olan ise bizce ekmeğin içerisine karıştırılan ergot mantarıydı (çavdar mahmuzu)".Ölümlerde gelmeye başladıOlay neticesinde 50 kişi akıl hastası oldu, 7 kişi ise öldü. Olayın sorumlusu olarak ise fırıncı Roch Briand gösteriliyordu. Her şey o zehirli ekmeklerden sonra ortaya çıkmıştı.Yapılan araştırmalar gösterdi ki fırıncı ekmeklerin arasına LSD'nin (dünyanın en zehirli uyuşturucularından) ana maddesi olan ergot mantarını karıştırmıştı. Bilindiği üzere LSD dünyadaki en güçlü halüsinojen etkenidir.Fakat yine de olayın sırrını ergot çözmemişti. Çünkü akıllarda hala "ergot mantarı ekmeğin içine karıştırılsa bile işlenmemiş halde bu kadar güçlü etki yaratabilir mi? gibi sorular vardı. Bu da ortaya belki de direkt olarak LSD'nin ekmeklere karıştırılmış olabileceği teorisini ortaya çıkardı.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir
İNSANA DEĞİL, İLKEYE GÜVENMEK
HANGİ İŞİMİZ DOĞRU Kİ?
O TARİH…
Ekranda Başarılı , Memleketine Vefalı : Dilara İncebacak
1926 BULANCAKSPOR GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYOR