Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
05 Ekim 2015 - 18:07 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

ÇOCUKLARIMIZI ....

0 Okunma 0 Paylaşım
  ÇOCUKLARIMIZI OKUMAYA NASIL TEŞVİK ETMELİYİZ?              Zaman zaman öğrenci velileri çocuklarının ders çalışmaları için sözlü telkin ve uyarılarda bulunduklarını ifade ederler. Bu hususu o kadar önemserler ki, “ Ben çocuğuma sürekli ders çalışmasını söylüyorum, televizyon izletmemeye çalışıyorum, telefondan uzak tutuyorum,  evden dışarı çıkarmıyorum” şeklindeki ifadeleri arka arkaya sıralarlar.  Kendilerine göre, çocuklarının eğitim ve öğretimi noktasında ellerinden gelen her türlü telkin ve destekte bulunduklarını ifade ederler… Akşam baba eve gelip televizyonunun kumandasına el koyduğunda ya da anne ekranı sahiplendiğinde çocuklarda kendilerine eşlik etmeye kalktığı zaman…  İşte o zaman tepki ve telkinlerini  en keskin şekilde ortaya koyarlar. Ama etkisi ve tesiri olmayan uyarılardır. İnsanın - ister büyük olsun ister küçük- kendilerine yönelik olan sözlerin doğruluğunu önce söyleyen kişiler üzerinde test ederler. “Oğlum asla yalan konuşma”  dediğinde çocuk önce babasının ya da annesinin yalan konuşup konuşmadığını sorgular. “Kitap oku” dediğinde önce kitap okumasını isteyenin kitap okuyup okumadığına bakar.  İnsan, karşısındakinin güzel davranışlarını ise kendi kişiliğinde arar. “Keşke bende onun gibi olabilsem, onun gibi davranabilsem, onun gibi çalışabilsem…”   Oysa gerçekten kitap okuması istenilen çocukların yanında akşamları şu kadar zaman kitap okuyan bir baba veya anne çocuklarına daha gerçekçi bir dille telkinde bulunmuş olur. Çocuğun dünyasında “bizim evde derslerle ilgilenmek çok önemli, veya kitapla haşır neşir olmak, kitap okumak evde herkesin önemsediği ciddi bir iş”  olduğu düşüncesi onu bu yöne doğru teşvik edici bir davranıştır. Çocuklarımızın öğrenmeye ilgi ve alakalarını artırabilmek, onları bu noktada teşvik edebilmek için bir çok yollar bula biliriz. Bir gün benden epeyce büyük amcaoğluna “ Biliyor musun? Benim okumamda senin büyük katkın var” dediğimde mahcup bir şekilde “Benim sana ne katkım oldu ki?” dedi. “Ben sana maddi manevi hiçbir yardımda bulunamadım.”  “Olur mu?” dedim. “Hani sen ilk İstanbul’a gittiğinde, gelirken bana “ Canlılar Dünyası” isimli kalınca bir kitap getirmiştin. İçinde birçok hayvanın resimleri vardı. Her resmin altında da birkaç satır... Biz o zamanlar daha okula başlamamıştık. Mahalleden diğer arkadaşlarla birlikte iki üç günde bir, bir araya gelir bütün sayfaları tek tek çevirir, her resme teker teker bakardık. Resimlerin altındaki o yazıları o kadar çok merak ederdik ki… Bu yüzden   okula başladığımda sırf o yazıları bir an önce okumak için sınıfta ilk okumayı sökenler arasında idim.” Bu olayı dinledikten sonra Amcaoğlunun yüzündeki mahcubiyetin yerini, geçmişte farkında olmadan yapmış olduğu katkıdan dolayı hafif bir tebessüm aldı…                 Bu da yıllar öncesinin bir teşvik şekliydi…  

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!