21 Şubat 2013 - 22:16 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
ÇEVRE DUYARSIZLIĞIMIZ NEREYE KADAR GİDECEK...
Çevre duyarsızlığımız ve dünyamız nereye gidiyor… Dünyamızı
acımasızca harcadık, kullandık, kirlettik, tükettik. Kendi kıyametimizi
kendimiz hazırlıyoruz. Artık yeşil’in alternatifi siyahtır… Siyah yani ölüm… Bugün
dünyamızı, çevremizi kurtarmayı başarabilirsek gelecekte Yeşil’in alternatifi
sevginin rengi olacaktır. Bugün nasıl olduysa dünyadaki çok büyük bir çoğunluk
sevginin renginden mahrum… Çevreye, insanlara, haklara bu yüzden
duyarsızız.
Dünyada büyük felaketlerin yaşandığı bir dönemden
geçiyoruz. İnsan eliyle geliştirilen teknolojilerin insan yapısı mekânların
doğayla barışıklığının sağlanamamasından kaynaklı sıkıntılar var önümüzde. İnsanlık
olarak gelecek kuşakları düşünmüyoruz. Geçmiş insanların bize emaneti olan bu
evren, olabildiğince hor kullanmanın etkisi altında tükeniyor. Bu kaygımızı genç
kuşaklara aktararak dünyanın geleceğini de korumuş olacağız.
İşte yaşadığımız
yer Bulancak örneği. Sabah evden çıktığımda yere bakmak istemiyorum. Yere atılan
sümük, tükürük ve her şeyi görebiliyorsunuz. Bunları gördükçe mideniz
bunalıyor. Geçmişte bazı yıllar her sabah belediye temizlik konusunda insanları
uyarıyordu. Şimdi bunu da yapmıyorlar. Nasıl oluyor da Bulancak cennetin
dünyadaki mahallesi oluyor. Cenneti bize böyle anlatmadılar.
Yeterince temizlikten nasibini almamış bir ülkeyiz
çevreyi doğayı kirletmeye bayılırız çünkü tek düşüncemiz işin kolayına
kaçmamızdır, kendi bencilliğimizdir. Birde buna toplumun ve ilgililerin
vurdumduymazlığı eklenince her zaman aynı filmi izleriz. Lokarlardan gece
yarısı çıkan kemelerin büyüklüğü insanı ürkütüyor. Bazen apartmanların açık
olan dış kapılarından beklenmedik misafirler gibi apartmana giriyorlar. 6 ayda
bir defa da olsa lokarlar temizlenemez mi? Sokaklar itfaiye tarafından
yıkanamaz mı? Bulancak’ta merkezin
dışında nereler yıkanıyor Allaha aşkına… ?
Bunlar Bulancak belediye meclisinde hiç mi gündeme gelmiyor, merak
ediyorum.
Günümüzdeki çağ artık sevgisizliğimizin bitmesini istiyor
ve biz geleceğin sesine kulak vermediğimiz için bütün bunları bitirmek yerine, doğayı
ve birbirimizi tüketiyoruz. Yaşadığımız çevreye ve kendimize saygımız olmadığı
için kazandığımız gündelik başarıların yanı sıra geleceğimizin yaşamını
bugünden yitirdiğimizin farkında değiliz.
Acilen her şeye sıfırdan, alfabenin ilk harfinden
başlamamız gerekiyor. Bence öğreneceğimiz ilk şey sokaklara sigara atmamak, tükürmemek.
Bu insanlara insanlığımızı ve çevremizi korumanın sorumluluğunu anlatmak
zordur. İnsan olmanın sorumluluğunu hissedemiyorsak ve hisseden bir avuç insana
hala aykırı gözüyle bakıyorsak, gidilecek çok yol var demektir. Hastayı
yaşatabilirsek evrensel sevgi çağı başlayacaktır. Çevreyi yalnızca 05 Haziran Dünya
Çevre gününde anmak yetmiyor, bu sadece kendimizi aldatmaktır. Çevremizi koruma
da bizim de yapacağımız şeylerin olduğunu unutmamalıyız.
Çevremizi temiz tutalım. Belediye bu konuda üzerine düşen
görevi yapmalı, ilgili yerlere uyarı levhaları yerleştirmeli, her sabah çevre konusunda
yapacağı anonslarla insanları uyarmalı. Sonuçta bu asli görevleri içinde yer
alıyor. Kısacası doğaya, çevreye sahip çıkmak kendimize sahip çıkmaktır. Geleceğimize
sahip çıkmaktır. Geleceğe bırakacağımız en önemli miras temiz ve yaşanabilir
bir çevredir.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Motorinde Büyük İndirim Beklentisi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Başkan Fuat Köse dolmuşçu esnafıyla kahvaltıda buluştu

CHP Giresun İl Başkanlığının kapıları yeniden açılıyor

Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



