12 Nisan 2016 - 09:49 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
ÇEVRE BİLİNCİ OLUŞTURABİLİYOR MUYUZ...?
İçinde
bulunduğumuz ve yaşadığımız ortamı çevre olarak tanımlayabiliyoruz.. Peki,
nedir bu “çevre” dediğimiz olgunun gerçek anlamı, içerdikleri ve bize
sundukları. Bunları biz ne kadar biliyoruz ve nasıl algılıyoruz ve bu çerçevede
çevremize nasıl bir yaklaşımda bulunuyoruz.
Çevreyi en
basit anlamıyla canlı ve cansız varlıkların beraber bulundukları ortam olarak
düşünebiliriz. Bu beraberlik sayesinde bir etkileşim olmaması kaçınılmazdır.
İnsanoğlunun var oluşundan bu yana da bu etkileşim başlamış ve devam
etmektedir. Etrafımıza baktığımızda toprak, su, hava gibi ana unsurları ve
bunlarla iç içe olarak süregelen bitkiler, hayvanlar, diğer canlılar ve en
önemlisi biz insanları da tamamlayıcılar olarak görebiliriz.İnsanlar
yaşamlarını sürdürmek için içinde bulundukları çevreden faydalanmak
zorundadırlar. Fakat bu durum insan yeni şeyler keşfettikçe ve kendisini
geliştirmeye devam ettikçe gereğinden fazla artış göstermeye başlamış ve şu an
da en tepe noktaya ulaşmıştır. Biz insanlarda bilinçsizlik söz konusudur ve
ihtiyaç olunandan fazla tüketim ve bunun karşılığında ise yerine
konulmayan-konulamayan- doğal kaynakların hızla azalması ile karşı karşıya
kalınmıştır. Bu kaynak tüketimi yeni üretimleri ve milyonlarca ürünü ortaya
çıkartmak adına yapılmaktadır. Her yeni elbise, eşya, araba vb. ismini saymakla
bitiremeyeceğimiz bu “zorunlu ihtiyaçlarımız?”, “olmazsa olmazlarımız?”
sebebiyle çevremizde ki sınırsız olarak düşünülen ama aslında sınırlı olan
değerlerimizi çok hızlı bir şekilde tüketirken kirlilik denilen bir şeyi de
zamanla tanıma fırsatı bulmuş olduk ve şu günlerde hayatımızın seyrini
değiştirmesine katkı sağlamaya da devam ediyoruz.Çevreyi kirletiyoruz! Doğayı
katlediyoruz! Evet, biz bunları yapıyoruz. Aslında kendimize, geçmişimize,
bugünümüze ve geleceğimize ihanet ediyoruz. Çevremiz, yani bizim nefes
aldığımız, doğduğumuz, doyduğumuz ve bizi içinde barındıran bu yapı, bu yaşam
alanımız en değerli varlığımız olması gerekirken biz bunu sağlayamıyoruz ya da
aslında bilerek sağlamıyoruz. Sağlayamıyoruz çünkü gerekli olan “çevre bilinci”
birçok insanda maalesef yok. Bunun arttırılması lazım fakat halen yeterli
bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor denilemez çünkü bunu yapması gereken
birçok kurumlar ve kuruluşlardaki kişiler bilinçsiz. Hal böyle olunca da
istenilen sonuca ulaşmak bir hayalden öte değil. Sağlamıyoruz çünkü bu işimize
gelmiyor. Evet, bazıları için çevre ikinci hatta son sıralarda yer alıyor.En
basit noktadan başlarsak kişinin yere attığı sigara izmariti ya da bir ürünün
ambalajı onun için bir sorun teşkil etmiyor; o sadece onu elinden çıkartmayı
düşünüyor o an ve birkaç adım ötede olan çöp kutusu bile onun için bir şey
ifade etmiyor. Çünkü onu bilerek yere atıyor. Bu en masum olan çevre kirliliği
ortaya çıkaran olaylardan birine örnek olarak verilebilir. Bunun yanında asıl
büyük sorun ise büyük çaplı sanayi tesislerinin hammadde tüketimlerinin
sonucunda ortaya çıkan büyük çaplı kirlilikler. Havaya, suya ve toprağa
üretimleri ile paralel olarak büyük miktarlarda kirletici madde veriyorlar.
Eskiye nazaran gelişen teknoloji ve getirilen yeni yasalar sayesinde bir azalma
var fakat hala suyumuz, havamız ve toprağımız oluşan kirlilikle karşı karşıya
yani biz karşı karşıyayız.Dünyamız bizim için değerli. Bizim
yaşam kaynağımız, evimiz, aslında her şeyimiz o. Fakat biz ona onun bize
gösterdiği cömertliği, sevgiyi ve saygıyı göstermiyoruz. Bilinçlenmek için çaba
harcamıyoruz. Gidilmesi gereken yolda ilerlemek yerine tam tersini yapıp
başımıza üstesinden gelemeyeceğimiz dertler açıyoruz. Ama doğayı anlamaya
çalışsak, çevremize yeterli özeni göstersek ve ona ihtiyacı olduğu gibi önem
versek birçok sıkıntıdan kurtulmuş olacağız. O, dün ve bugün olduğu gibi
yarında yine bizimle olacak. Her birey kendi sorumluluklarını bilmeli ve bu
sorumluluklar ne yapması gerektiriyorsa o şekilde bir şeyler yapmalı.Birey
olarak, toplum olarak ulaşmamız gereken nokta sürdürülebilir bir yaşam,
sürdürülebilir bir çevre olmalı. Bunun için bugün neler yapmalıyız, çevre
bilincimizi nasıl daha üst seviyelere taşıyabiliriz, insanları nasıl daha
bilinçli yapabiliriz. Bir arayış içinde olmalı ve doğru yönde gitmeli ve
herkesi bu yöne davet etmeliyiz. Ancak bu şekilde köyümüz, şehrimiz, ülkemiz ve
dünyamız bizim o sevdiğimiz haliyle kalabilir ve gelecek için hem bize hem yeni
nesillere bir miras olarak kalabilir.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi

15 Temmuz Şehitler Ortaokulu çevresinde yol ve kaldırım yenilendi

Vodafone Business ve Migros, 5G ile LoT Tabanlı Destek Uygulamaları Hayata Geçirdi

Sardes’te 2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



