29 Şubat 2016 - 18:41 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
CENAZE NAMAZINI NİÇİN KILARIZ
Çoğu zaman ölen bir kişinin
ardından cenaze namazının kılınmasını teşvik etmek için “Sevabına nail olmak isteyenler…” ya da “ Şu
adamın cenaze namazını kılayım. Sevabından mahrum olmayayım” gibi sözlere şahit oluruz. Yani çoklarının
gözünde cenaze namazı kılmak, sevap kazanmak için yapılan bir ibadet…
Bu dünyadan ayrılıp gitmiş olan
bir kardeşimizin ardından, onun Ahiret hayatının güzelliği için Rabbimize
yalvarıp yakarıp dua etmek veya hemen önümüzde duran ölüm gerçeğinden ders
almak, bizim zihnimizde, ya ikinci planda bir iştir ya da aklımızdan hiç geçmiyor.
Esasında bu hususla ilgili Kuran’ın öğütlerine kulak verebilmiş olsak meseleyi
çok net bir şekilde anlayabiliriz.
Mesela Kur’an, İbrahim (as)’ın
dilinden, geride kalanlar içerisinde hayırla anılmayı istemenin örnek bir dua
ifadesi olduğunu bize göstermiştir. (26 Şura 87)
Yine hepimizin, namazın Tahıyyatında dile
getirdiğimiz, kendimiz için, ana babamız ve bütün müminler için mağfiret dilememiz…
(Lokman 13) Aramızdan ayrılıp giden bir kardeşimizin Ahiret hayatına yönelik
güzellikler temenni etmemiz, gerçekte çok seçkin davranışlardan biridir. Düşüne biliyor musunuz?
Tüm gösteriş ve riyadan uzak, kalbinin derinliklerinden gelen bir samimiyetle
önünde, Musalla taşında hazır bulunan bir insan için Allahtan af dilemek, Ahiret
hayatının güzelliğini temenni etmek… Bir
müslümanın diğer bir müslüman için yapmış olduğu en üstün davranışlardan biri…
Kur’an, aramızdan ayrılmış, Ahiret alemine
göçmüş bu insanlarla nasıl bir kardeşlik
ilişkisi kurabileceğimizi göstermiş olmasına rağmen biz sadece kazanacağımız
sevap açısından olaya bakıyoruz. Oysa yapmamız gereken, bu dünyadan çekmiş
gitmiş, belki de yapmış olduğu hatalardan kusurlardan veya işlemiş olduğu
günahlardan dolayı çetin bir hesap süreci yaşayacak olan kardeşimiz için af dilemek,
mağfiret dilemek olmalıdır. Kuranda salık edilen de bu şekilde bir yoldur.
Uzun süre beraber yaşadığımız bir kardeşimiz
veya eşimiz için ardından kılmış olduğumuz cenaze namazında (Namaz dışında
toplu olarak yapılan duaları kast etmiyorum) altını çizerek, en içten, gönülden
“Allah rahmet etsin” ifadesinin dışında her hangi bir istekte bulunabiliyor muyuz?
Veya ne istediğimizi bile biliyor muyuz?
Mesela, samimi bir şekilde “ Rabbim!
Bu kulunun, kulun olması hasebiyle hataları kusurları, günahları vardır.” deyip
affını isteyebiliyor, ya da “Ne olur? Nimet verilen kullarınla, Peygamberlerle,
Sıddıklarla, Şehitlerle ve Salihlerle bu kulunu da beraber kılsan…” diyebiliyor
muyuz?
Yine tüm samimiyetimizle Fecr
suresinin sonunda Rabbimizin gözlerimizin önünde canlandırdığı o tablonun,
namazına durduğumuz kulunun şahsında da canlanmasını isteyebiliyor muyuz? Yani
“ Ey huzur içinde olan nefis! Sen O’ndan razı O da senden razı olarak Rabbine
dön! (İyi) Kullarımın arasına gir” “Cennetime gir…” ifadelerinin peşinden “Ne olur? Bu kulun da
Cennetine girsin…” diyebiliyor muyuz? Ya da dedirtebiliyor muyuz?
Eğer bu ifadeleri yüreğimizde dillendirebilirsek,
işte o zaman cenaze namazı sıradan dini bir ritüel olmaktan çıkıp, hem namaz
kılanın hem de namazı kılınanın daha önceden zihnini meşgul eden, af ve
mağfiret noktasında bir nebzecik de olsa ümit bağlanan canlı bir ibadet
olacaktır.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

TBB’den Bulancak Belediyesine ekskavatör hibesi

Giresun’da Mobil Kanser Tarama hizmeti Çanakçı’da sürüyor

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

Giresun’da tarihi gün! Hekim Tower’ın temeli atılıyor

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı



