BOŞUNA DEBELENMEYİN...
Değerli okuyucular…
Bazen insanlar büyük haksızlıklar karşısında küçük şeyler beklerler.
Bunlar insanları tatmin etmese de üzerine bir sünger çekmeye yarar.
İstanbul'da yapılan Filistin Büyükelçiler Konferansında İsrail’in Mavi Marmara gemisine yaptığı baskın hakkında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail resmen özür dilemedikçe, ölenlerin ailelerine tazminat ödemedikçe, Gazze'ye yönelik ambargo kaldırılmadıkça iki ülke ilişkilerinin normalleşmeyeceğine değinmişti.
Filistin davasına destek vermeyi sürdüreceklerini de kaydeden sayın Başbakan, gerçekten bu ölümler karşısında pek de fazla bir şey istememişti.
Dış politika da adını altın harflerle yazdıran Başbakan Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e Davos’ta dersini vermişti.
İşviçre Davos’ta gerçekleşen bir oturumda Cumhurbaşkanı Peres’e “Sen benden yaşlısın, sesin çok yüksek çıkıyor. Öldürmeyi siz iyi bilirsiniz?” diyen Erdoğan, bir daha Davos’a gitmeyeceğini söylemişti.
Bu hareketiyle Sayın Başbakan Türkiye’den tam puan almıştı.
Bakalım İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun açıklamasına ne cevap verecek.
Ben bir Türk olarak bu açıklamayı görünce gerçekten kanım dondu.
Geçen yıl meydana gelen ve 9 Türk’ün hayatını kaybettiği insanlık dışı Mavi Marmara baskınıyla ilgili adam tutmuş özür dilemek zorunda olmadıklarını söylüyor.
Neymiş efendim…
İsrail uluslararası hukuk kurallarına göre davranmış.
Deniz komandoları kendilerini savunmuş.
Askeri silahlarla gemiyi basacaksın.
Sonrada çıkıp kendimizi savunduk diyeceksin.
Bu insanlar bu gemide sizin hayatlarını mahvettiğiniz insanları bir nebze de olsa umut olmak için canla başla yola çıkmışlar.
Sizin askerleriniz sırf Gazze halkına yardım gitmesin diye bu gemileri durduruyor, sonra da bıçakla bize saldırdılar diye aslı astarı olmayan bir şekilde insanları katlediyorsunuz.
Ve ondan sonra da çıkıp utanmadan sıkılmadan, Bakanlar Kurulu’nda “Komisyon, bizim baştan beri söylediğimiz gibi, İsrail'in kendisini ‘savunma’ temel hakkına sahip olduğu kararına varmıştır. Deniz komandolarının İHH aktivistlerinin saldırısına karşı kendilerini savundukları gerçeği karşısında, özür dilememize gerek yoktur” diyorsunuz.
Bir de çıkıp olayda hayatını kaybedenler için üzüntü duyduğunuzu dile getiriyorsunuz.
Haa…
Ondan sonra da Türkiye ile anlaşmazlığın üstesinden gelinmesi için bir yol bulunacağını söylüyorsunuz.
Sizin eli kanlı askerleriniz bizim 9 vatandaşımızı öldürecek, sonra da biz sizinle iyi ilişkiler içinde olacağız.
Kusura bakmayın ama Başbakan buna hiç mi hiç izin vermez.
Siz anca kendinizi avutursunuz.
Boşuna debelenmeyin…
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler







